De minimis ve Taahhüt Tebliğ Taslakları (Video)

Rekabet Kurumunun kamuoyuna görüş için sunduğu “de minimis” ve “taahhüt” tebliğ taslakları hakkında bilmeniz gerekenler.

Ali Ilıcak ve Altuğ Özgün bu hafta Rekabet Kurumunun kamuoyuna görüş için sunduğu “de minimis” ve “taahhüt” tebliğ taslaklarını konuşuyor.

Artık RK ile EPDK arasında da bir işbirliği protokolü var

4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un istisnasız tüm mal ve hizmet piyasaları için uygulanabilir olması sonucu Rekabet Kurumu (RK) ile düzenlenmiş piyasalarda çeşitli inceleme ve denetleme görevleri bulunan düzenleyici kurumlar arasındaki ilişkilerin düzenlenmesi ve işbirliğine yönelik bugüne kadar pek çok protokol yürürlüğe girdi. 2009 yılında Kamu İhale Kurumu, 2011 yılında Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ve 2012 yılında Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu ile RK arasında imzalanan işbirliği protokollerine bir yenisi eklendi ve RK ile Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) arasında imzalanan protokol geçen ay sonu yürürlüğe girdi.

aElektrik dağıtım şirketleri özelleştirmeleri için verilen görüşler, enerji piyasalarındaki mevzuat taslaklarına ilişkin gönderilen görüş yazıları, akaryakıt sektöründeki bayilik sözleşmelerinin 4054 sayılı Kanun’a uyumlu hale getirilmesine çalışılmasıyla geçen uzun yıllar ve son olarak geçenlerde kamuoyu ile paylaşılan ve bizim de bahsettiğimiz Akaryakıt ve Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) (Tüplü ve Dökme LPG Hariç Olmak Üzere) Sektöründeki Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyet Tebliği Tasarısı vb. RK’nın enerji piyasalarındaki aktif rolünün sadece bir kaç göstergesi. Aslında RK ile EPDK arasında, RK ile BTK’nın aksine, fazla bir yetki tartışmasına rastlamamıştık. Yine de Protokolle birlikte artacak işbirliği sonucu RK ve EPDK’nın birbirleriyle daha uyumlu halde çalışacakları şüphesiz.

Protokol, bilgi paylaşımı (m.4) ve işbirliği (m.5) üzerinde durmakta. Enerji piyasalarına ilişkin rekabetin sağlanması, geliştirilmesi ve korunması konuları ile bu piyasalarda faaliyet gösteren teşebbüsler hakkında elde edilen ve karşı tarafı ilgilendirebilecek konular bilgi paylaşımı kapsamında değerlendirilmiş. İşbirliği ise enerji piyasalarına ilişkin yürütülmekte olan faaliyetler ve planlanan projeler ile kurum personelinin eğitimine yönelik seminer, staj vb. konularını içeriyor. Protokol’ün etkin bir biçimde uygulamaya geçirilmesini sağlamak üzere bir de Koordinasyon Komitesi’nin oluşturulması öngörülmüş (m.6). RK ile BTK Protokolü’nün aksine RK ile EPDK’nın, bir karar vermeden önce karşı tarafın görüşünü ve daha önce yapmış olduğu düzenleyici işlemlerini dikkate alma hususu ise Protokol’de yer almıyor.

Akaryakıt ve LPG Sektörlerine İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği

Rekabet Kurumu, LPG ve Akaryakıt piyasasında alıcılar ile sağlayıcılar arasında imzalanan bayilik sözleşmeleri ile bayilik sözleşmelerinde yer alan rekabet etmeme yükümlülüğünün süresine etki eden intifa, tapu siciline şerh edilmiş kira vb. şahsi veya ayni hakları Tebliğ kapsamında düzenleyen Akaryakıt ve Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) (Tüplü ve Dökme LPG Hariç Olmak Üzere) Sektöründeki Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği Taslağı‘nın 3 Mart 2015 tarihine kadar kamuoyunun görüş ve önerilerine açıldığını sitesinden duyurdu.

DFW usufructSöz konusu taslak, LPG ve akaryakıt sektöründeki muafiyetin koşulları açısından, Kurul’un muafiyet kararlarından da hatırlanacağı birtakım özel düzenlemeler öngörmekte. Şöyle ki, “Muafiyetin Genel Koşulları” başlıklı 5. maddede, 2002/2 sayılı Tebliğ’deki hükümlerle de uyumlu olmak kaydıyla, dikey anlaşmanın daha önce üzerinde hiçbir gerçek ve/veya tüzel kişi tarafından akaryakıt ve/veya LPG bayilik faaliyeti yapılmamış araziler üzerinde kurulmuş yeni istasyona ilişkin olması durumunda, alıcıya 10 yıla kadar rekabet etmeme yükümlülüğü getirilebileceği düzenleniyor. Ayrıca rekabet etmeme yükümlülüğünün başlangıç tarihinin, sağlayıcı ile alıcı arasında yapılan bayilik sözleşmesinin tarihi olduğu belirtiliyor.

Ayrıca muafiyetin genel koşullarına ilişkin, alıcı ile sağlayıcı arasındaki dikey anlaşmaların 2002/2 sayılı Tebliğ’in 5 inci maddesinde yer alan ve tesisin alıcı tarafından kullanıldığı süre boyunca alıcıya rekabet etmeme yükümlülüğü getirilmesine imkan sağlayan düzenlemeden yararlanabilmesi için, rekabet etmeme yükümlülüğünün başlangıç tarihinde anılan düzenlemede belirtilen koşulları haiz olması gerektiği söyleniyor. Söz konusu hükmün uygulanmasında, istasyonun kurulu olduğu arazinin maliki ile alıcının rekabet hukuku çerçevesinde aynı iktisadi bütünlük içinde olması yanında, taraflar arasında iştirak, kira ve benzeri sözleşme ilişkisi ya da üçüncü dereceye kadar kan veya ikinci dereceye kadar sıhri hısımlık olması halinde bağlantı bulunduğunun kabul edileceği belirtilerek objektif bir kriter getiriliyor.

Taslağın “Diğer Hükümler” başlıklı 6. maddesine göre ise, Tebliğ’de düzenlenmeyen hususlara ilişkin değerlendirmeler bakımından 2002/2 sayılı Tebliğ uygulanıyor.

Söz konusu taslağa buradan ulaşabilirsiniz.