Rekabet Hukukunda “ONE-STOP-SHOPPING”

“İyi repütasyona” sahip bir çatı altında olmanız bazı çevrelerce sizi kurtarmaya yetmeyebiliyor.

Şirketlere verdiğimiz rekabet eğitimlerinin bir bölümünde, kurallara uymamanın sonuçlarına yer veriyoruz. Burada, mevzuatı, bu mevzuata göre verilebilecek cezaları anlatırken üzerinde durduğumuz bir konu da “kötü repütasyon”.

Bu iki kelime, en basit haliyle medya karşısında düşülen durumu tanımlıyor. Dev birleşmeler hayal kırıklığıyla sonuçlandığında, şirketlerin -genel tabirle- centilmenlik anlaşmaları 300 milyona yaklaşan cezalarla karşı karşıya kaldığında, bu gelişmeler medyada esprili başlık ve fotoğraflarla yer alıyor, tüketiciler ise tavrını buna göre belirleyebiliyor.

Gözler danışmanlara çevrildiğinde, öngörülebilecek bir durum konusunda şirketi uyarmadığınızda ya da ihmalinize yol açan konuları göz ardı ettiğinizde, son derece “iyi repütasyona” sahip bir çatı altında olmanız bazı çevrelerce sizi kurtarmaya yetmeyebiliyor.

AT&T’nin en yakın rakiplerinden T-Mobile’ı 39 Milyar Dolara devralma girişimi buna bir örnek. Amerika’da gazetelere baktığınızda, neredeyse her gün bu devralmayla ilgili bir haberle karşılaşıyordunuz. Biz de konuya 2011 başlarından beri Pazarlardan Haberler’de yer veriyoruz; gerek bu denli güçlü rakibi yutmanın zorluğuyla, gerek Adalet Bakanlığı’nın itirazıyla, gerekse itirazın detaylı analiziyle. Nitekim beklenen oldu ve işlem rekabeti engelleyici etkileri nedeniyle suya düştü, şimdi AT&T 4 Milyar Dolarlık tasfiye ücretini ödeyecek.Bu son karar anlaşılsa da, medyada hala tartışmalar devam ediyor, ancak farklı başlıklarla, hem de isimlere de yer vererek: “Danışmanlar bu sonu neden öngöremedi?”

Görüldüğü gibi bu sefer oklar şirkete değil, şirketin çok yüksek ücretlerle anlaştığı hukuki ekibe yönelmiş durumda. Bazı muhabirler her durumda devralmaya izin alınabileceği şeklinde görüş veren tüm avukatların ihmaline yer veriyor, bazıları ise avukatların riskler konusunda şirketi bilgilendirdiğinden şüphe duymadıklarını belirtiyor.

Bu tür sorunlara iktisadi bakış açımızı burada da uygulayalım ve neden böyle bir sonucun ortaya çıkabileceğine yönelik fikir yürütelim.

Şirket birleşme devralmalarında rekabet kurallarına uyum kısmı, birleşme devralma işleminin küçük fakat oldukça önemli bir kısmını oluşturuyor. Genelde birleşen firmalar bu iki hizmeti de tek çatı altında sunan danışmanlarla çalışıyorlar, danışmanların başarısı ise işlemin biran önce tarafların iradeleri doğrultusunda kapatılması, hatta bunun prime bağlandığı da oluyor. Rekabet bakımından hassas olmayan birleşmelerde bu yapı bir sorun doğurmazken, işlemin gerçekleşmesinin rekabet otoritelerinin iki dudağı arasında olduğu durumlarda ise, işlemle ilgili sözleşmeleri hazırlayan, görüşleri yazan, due diligence yapan yani danışmanlık sürecinin büyük kısmını gerçekleştiren ekip ile aynı firmanın rekabet ekibi arasında mücadele yaşanabiliyor.

  • “Bildirim formunu doldurmamız için 3 gün var”,
  • “sözleşmede bu hükmü çıkarmadan izin almanın bir yolu yok mu?”,
  • “Rekabet Kurumu’na gidelim closing day’i söyleyip öncelik isteyelim”,
  • “bu şekilde bir değişikliği taraflar kesinlikle kabul etmez”

gibi diyaloglara sıklıkla rastlamak mümkün. Ve genelde de rekabet ekibi çok sıkı durmaz ise ekibin çoğunluğunu oluşturan gruba boyun eğiyor. Benim kanaatim AT&T gibi bir devin böylesine büyük yatay bir işlemde rekabet hukuku konusunda tabi ki işin ehliyle çalıştığı fakat, söz konusu ekibin 39 Milyar Dolarlık bir işleme izin verilmeyebileceğine ilişkin kanaatini fazla seslendiremediği yönünde.

İtirazım Var

İşleme itirazını koyan Adalet Bakanlığı (DoJ), dilekçesini hazırlamış ve işlemin yasaklanması talebiyle mahkemeye başvurdu.

AT&T’nin en yakın rakiplerinden T-Mobile’ı 39 Milyar Dolara alacağını duyurması tepki yaratmıştı.

Empati yapalım. Türkiye’de 3 Büyüklerden birinin en yakın rakiplerinden bir şirketi devralacağını düşünürsek, benzer işlemin ABD’de ne kadar ses getirdiğini anlayabiliriz.

Önceki haberimizde bu seslerden bahsetmiştik. İşleme itirazını koyan Adalet Bakanlığı (DoJ), dilekçesini hazırlamış ve işlemin yasaklanması talebiyle mahkemeye başvurmuştu. DoJ’un iddialarının çıkış noktası ise, ABD’de ülkenin büyük bölümünü kapsama alanı içine dahil edebilmiş olan sadece 4 işletmecinin (4 Büyükler hatta…) bulunması ve devralma sonrasında bu sayının 3’e inecek olmasıydı. DoJ iddialarını pazara yönelik SSNIP ve HHI testleriyle de destekleyerek, işleme izin verilmemesi gerektiğini belirtti.

Bakalım dilekçede neler var…

  • T-Mobile’ın yapısı ve politikaları rekabet için çok önemli. Pazar payı görece düşük olsa dahi, kalan şirketler üzerinde yarattığı rekabetçi baskı oldukça fazla. (Bu iddia empatimize ne kadar uyuyor…)
  • İşleme izin verildiği takdirde; fiyatlar yükselecek, tüketici tercih imkanları ve yenilik yapma isteği azalacak.
  • Hizmetin kalitesi ve firmaların yatırım yapma isteğinde düşüş görülecek.
  • Kurumsal müşterilere yönelik ihalelerde de T-Mobile’ın agresif fiyatlandırma politikası ortadan kalkarsa, ihalelerde fiyat artışı olacak.
  • Pazara giriş çok zor ve maliyetli, şebeke dışsallıkları dolayısıyla pazarda tutunmak kolay değil.

Bu düşüncelerde, yönetim kadrosunun da payı var…

DoJ ortaya çıkacak olası rekabet kısıtlamalarını tespit ederken esas olarak AT&T ve T-Mobile yönetim kadrosunun açıklamalarından faydalanıyor. T-Mobile yöneticileri verdikleri demeçlerde sürekli olarak ne kadar yenilikçi olduklarına, smartphone pazarında ilklere imza attıklarına, agresif fiyatlandırma politikalarına ve kurumsal kullanıcılara yönelik olarak ileride yapacakları açılımlara değiniyor. T-Mobile’ın piyasadaki en ucuz data planlarını sunduğunu ve bunun diğer işletmecilerin fiyatları üzerinde de bir baskı oluşturduğuna değinen DoJ, T-Mobile’ın piyasadan çıkması halinde bu baskının da ortadan kalkacağını ve kısa vadede fiyatların yükseleceğini belirtiyor.

DoJ ilgili ürün pazarını tanımlarken de yine önemli bir konuya geliyor: GSM ile sabit telefon birbirine ikame midir?

İlk ilgili ürün pazarı ‘mobil telekom hizmetleri’: DoJ’ye göre GSM hizmetinin sabit hizmetlere göre farklılığına ve özellikle tüketici gözünde ikame teşkil edemeyeceklerine SSNIP Test’ten faydalanılmalı. Ancak mobil data ve mobil ses hizmetleri şu an için aynı pazarda sayılmalı.

İkinci ürün pazarı ise: Kurumsal kullanıcılar ve devlet çalışanlarına avantajlı tarifeler uygulanıyor. Şirketlerin bu topluluklara olan farklı yaklaşımları ve ihale yoluyla alım yapmaları gibi sebeplerden dolayı klasik tüketicilere göre ciddi farka sahipler. Bu sebeple ikinci ilgili ürün pazarı da “kurumsal kullanıcılara ve devlet çalışanlarına sağlanan mobil telekomünikasyon hizmetleri pazarı” .

Peki coğrafi pazar? B4 Büyükler ülke çapında rekabet içerisinde olsa da belli bölgelerde hizmet veren yerel işletmeciler de var. Dolayısıyla normal tüketiciler için daha önce tanımlanmış 97 adet ayrı ilgili coğrafi pazar bulunmakta. Ancak kurumsal kullanıcılar ve devlet çalışanlarının gözünden bakıldığında ilgili coğrafi pazar ABD’nin tamamı olarak tanımlanmalı. Dolayısıyla ilk ilgili ürün pazarı için 97 ayrı ilgili coğrafi pazar olarak tanımlanırken, ikinci ilgili ürün pazarına ilişkin olarak ise ilgili coğrafi pazar ABD’nin tamamı olarak tanımlanıyor.

(Şunu da ekleyelim. DoJ’nin davasına dilekçesini sunan Google, gizli-ticari sır niteliğindeki bilgilerinin korunmasına oldukça yüksek özen gösterilmesini talep etti.)

AT&T’nin Hızı Kesildi

İşleme itirazlar başladı.

Bu senenin başlarında, ABD’nin en büyük telekom şirketi AT&T, T-Mobile’ı 39 Milyar Dolara alacağını duyurmuştu.

İşleme itirazlar başladı.

Tam AT&T ellerini ovuşturmaya başlamışken, ABD Adalet Bakanlığı Antitrust Bölümü itirazını koydu. Şikayet dilekçesinde neler var?

1-      ABD’de ulusal çapta faaliyet gösteren 4 büyük telekomünikasyon şirketi var ve bunlardan en büyüğü AT&T; işlem gerçekleştiği takdirde pazarın neredeyse yarısını elinde bulunduracak (AT&T GSM hizmetlerinden 2010 yılında yaklaşık olarak 53.5 Milyar Dolar gelir elde etti. T-Mobile’ın geliri ise ortalama olarak 18.7 Milyar Dolar).

2-      Geriye Verizon ve nispeten küçük bir şirket olan Sprint Nextel kalacak. Rekabet bunun neresinde?

3-      T-Mobile telekomünikasyon alanında birçok ilke imza atmış bir şirket (mesela ülke çapında verilen yüksek hızda ilk veri ağı). Bu işlem, gerçekleşebilecek yeniliklerin önünü kapatır.

İşlemin kabul görmemesi ihtimaline karşı, AT&T 3 Milyar Dolar nakit taahhüdünde bulunmuştu, ayrıca spektrum hakları ve anlaşmalar hesaba katılınca bu rakam daha da artıyor. AT&T işlemin bu denli sekteye uğrayacağını beklemiyordu.

T-Mobile ise nispeten daha küçük bir şirket olması gerçeğinin üstesinden gelebilmek için, diğer şirketlere yöneleceğini açıkladı. Rakiplerine göre daha düşük fiyatları, bir de ses getiren pembe elbiseli reklamlarıyla, T-Mobile 34 Milyon kullanıcısını kaybetmemeye uğraşıyor.

AT&T, 39 Milyar Dolara T-Mobile’ı Alırsa…

AT&T, Deutsche Telekom’dan T-Mobile USA’i 39 Milyar Dolara satın alacağını duyurdu.

Geçtiğimiz hafta ABD’nin en büyük Telekom şirketi AT&T, Deutsche Telekom’dan T-Mobile USA’i 39 Milyar Dolara satın alacağını duyurdu. 2009 yılında yaşanan mali krizden sonra gerçekleştirilen en büyük anlaşmalardan biri olacak bu.

Bu devralma işleminde taraflar, AT&T ve T-Mobile müşterilerine daha geniş bir kapsama alanı ve büyük rakipler arasında doğacak daha büyük rekabet dolayısıyla fiyatlarda düşüş olacağı iddiasındalar.  İşlem asıl pazarda kalacak en büyük rakip olan Verizon’u etkileyecek. Verizon’un şu anda pazarda %31’lik bir dilime sahip olduğu biliniyor. AT&T, Apple marka ürünler kullanan abonelerin hız ve cihaza uyum açısından tercih ettiği Verizon’un bu avantajını artıracağı kapsama alanı ve gücü ile ortadan kaldırmak istiyor.

Elbette bu anlaşmanın sonlandırılabilmesi için öncelikle Adalet Bakanlığı ve Federal İletişim Komisyonu’ndan (FCC) izin alınması gerekecek, ki bu hiç de kolay olmayacak gibi görünüyor. Çünkü AT&T’nin T-Mobile USA’i alması halinde ABD GSM piyasasında AT&T, Verizon ve nispeten küçük bir şirket olan Sprint Nextel kalacak. AT&T’nin 95.5 milyon müşterisi ile T-Mobile USA’in 33.7 milyon müşterisinin birleşmesi sonucu pazarın %42’lik bir kısmının AT&T’ye ait olması öngörülüyor.

Bu yatay birleşme işlemi ABD’de özellikle tüketici birliklerini korkutmuş durumda. Piyasadaki rekabetin AT&T’nin en büyük rakiplerinden birini yutması ile büyük yara alacağını düşünen analistler rekabet otoritesi ve düzenleyici kurumların bu işleme bakışını oldukça merak ediyorlar.