Ofcom’un Sky’a ilişkin düzenlemeyi kaldırması temyize gitti!

Ofcom’um Sky’a yönelik olarak getirdiği düzenlemelere dair son durumu Hakan Demirkan aktarıyor.

Ofcom’um Sky’a yönelik olarak getirdiği ve Sky Sports 1 ve 2 kanallarının toptan seviyede diğer işletmecilere teklif edilmesi anlamına gelen düzenlemesini kaldırdığını daha önce duyurmuştuk. BT, Ofcom’un bu kararını temyiz etti. Söz konusu başvuruda özetle, Sky’ın pay TV pazarında etkin rekabeti engelleyecek ve spor kanallarının sınırlı bir şekilde dağıtımı şeklindeki davranışlarını önlemeye yönelik bir lisanslama koşulu getirilmesi gerektiği ifade ediliyor.

sky-CCHatırlanacağı üzere Ofcom’un, Sky’a yönelik düzenlemeyi kaldırdığı kararında spor kanallarının sınırlı olarak dağıtılmasının iki şekilde ortaya çıkabileceğini belirtilmişti. Bunlardan ilki, tüketiciler bakımından kilit içerik (key content) olarak nitelendirilebilecek içeriklerin rakiplere sağlanmaması iken diğeri rakipler ile pay-TV pazarında etkin bir biçimde rekabet yaratmayacak koşullar altında anlaşma yapılması olarak ifade edilmişti. Ardından Sky’ın kanalları kendisi bakımından getirilen düzenlemeden ziyade ticari koşullar altında diğer işletmecilere sağladığı tespiti yapılarak  Sky’a getirilen düzenleme kaldırılmıştı. BT başvurusunda ise Ofcom tarafından verilen kararda birçok eksiklik bulunduğu ifade ediliyor.

Başvuruda ilk olarak Ofcom’un somut olayda bekle ve gör (wait and see) yaklaşımını benimsemesinin Haberleşme Kanunu’nda Ofcom’a yüklenen ve rekabete aykırı duruma anında müdahale edilmesi anlamına gelen görevler açısından isabetsiz olduğu ifade ediliyor. Yine Sky’ın toptan dağıtım aşamasında etkin rekabeti engellemeye yönelik davranışlarına ilişkin risk analizinin eksik yapıldığı belirtiliyor. Bu çerçevede toptan seviyede bir düzenleme getirilmediği müddetçe Sky’ın toptan dağıtımda rekabeti engelleyici davranışlarda bulunma ihtimalinin yüksek olduğu iddia ediliyor. Ofcom’un pay-TV pazarında rekabete zarar verebilecek davranışlara ilişkin sınıflandırmasının da eksik ve yetersiz olduğu başvuruda ileri sürülen bir diğer husus.

BT, yukarıdaki argümanları çerçevesinde  Sky’a ilişkin getirilen toptan seviyedeki düzenlemeyi kaldıran Ofcom kararının tekrardan gözden geçirilmesi gerektiğini vurguluyor. Bu çerçevede pay-TV pazarında etkin rekabetin tesisi için Sky’a bir lisanslama koşulu getirilmesinin zorunlu olduğu belirtiliyor. Diğer bir ifade ile BT’ye göre ancak bu şekilde bir koşulun varlığı halinde Sky’ın pay-TV pazarında rekabete aykırı davranışları engellenebilecek.

Son olarak BT başvurusunda,  toptan seviyede hangi fiyat seviyesinin pay-TV pazarında rakiplerin adil ve etkin bir biçimde rekabet edebilmelerini mümkün kılacağına dair bir ekonomik analizin ortaya konulması talep ediliyor.

BT başvurusunda ileri sürülen argümanlar ve Mahkeme’ye yöneltilen talepler dikkate alındığında söz konusu başvurunun iyimser olduğu ifade edilebilir. Nitekim Ofcom tarafından ortaya konulan çalışmalarda kilit içeriklerin diğer işletmecilere sunulmasının pay-TV pazarındaki rekabetin tesisi bakımından en önemli husus olduğu vurgulanmakta. Diğer bir ifade ile, Ofcom için önemli olan Sky’ın kanallarını bir şekilde diğer işletmecilere de sağlaması. Zaten Sky’a ilişkin düzenlemenin kaldırılma nedeni de Sky’ın  kanallarını diğer işletmecilere ticari koşullar altında sağladığının tespit edilmesi ve düzenlemeye artık gerek kalmadığı inancı. Bu nedenle kanallar diğer işletmecilere sağlandığı müddetçe Ofcom’un Sky’a müdahale etmesi zor gibi gözüküyor. BT başvurusunda Mahkeme’den fiyat seviyesi hakkında bir analiz istenmesi ise başvuruyu daha ilginç kılıyor.

Bakalım bu ilginç başvuru nasıl sonuçlanacak. Gelişmeleri buradan bildirmeye devam edeceğiz.

Ofcom, Sky’ın toptan seviyede teklif düzenlemesini kaldırdı

Ofcom, Sky’a yönelik olarak getirilen ve  Sky Sports 1 ve 2 kanallarının toptan seviyede diğer işletmecilere teklif edilmesi anlamına gelen düzenlemenin kaldırıldığını duyurdu. Ofcom’un sitesinde düzenlemenin kaldırılma gerekçesi olarak Sky’ın mevcut durumda söz konusu kanalları diğer pay TV işletmecilerine ticari koşullar altında sağlamaya başlaması gösteriliyor.

OfcomBilindiği üzere toptan seviyede teklif düzenlemesi (“wholesale must-offer”) pay TV pazarında yeniliğin desteklenmesi ve tüketici tercihlerinin arttırılması amacıyla ilk olarak 2010 yılında getirilmişti. Bu noktada Ofcom tarafından yayınlanan çalışmalarda tüketiciler bakımından kilit içerik (“key content”) olarak adlandırılan içeriklerin tek bir işletmecide toplanmasının rekabet üzerindeki olumsuz etkilerine sık sık değinildiğini de hatırlatalım.

Geçen yıldan itibaren Ofcom söz konusu düzenlemenin uygun olup olmadığının tespiti amacıyla birtakım çalışmalara başladı.

Yapılan bu çalışmalar sonucunda 2010 yılından itibaren tüketicilerin çok geniş bir yelpazede yayıncılık hizmetleri alabildikleri ve bu çerçevede özellikle spor yayınlarına birçok pay TV yayıncısından ulaşılabildiği sonucuna varıldı.

Ofcom’un geçtiğimiz dönemlerde söz konusu düzenlemeye ilişkin başlattığı kamuoyu görüşü, mevcut durumda Sky’ın söz konusu kanalları diğer işletmecilere düzenlemeden ziyade daha çok ticari koşullar altında sağladığını ortaya koydu. Bu tespit sonrasında ise Ofcom, 2010 yılında Sky’a yönelik olarak getirilen düzenlemenin kaldırıldığını duyurdu.

Ancak bu Sky’ın tamamen serbest bir şekilde hareket edebileceği anlamına da gelmiyor. Nitekim Ofcom, İngiltere’deki hanelerin %58’sinin bir pay TV hizmetine abone olduğunu, bu nedenle pay TV pazarında etkin rekabetin sağlanmasının hayati önem taşıdığını sık sık dile getiriyor. Bu kapsamda siteden Sky’a yönelik düzenlemenin kaldırıldığı duyurulurken pay TV pazarının sıkı bir şekilde takibine devam edileceği ve eğer yeni bir düzenleme ihtiyacı ortaya çıkarsa bu konuda gerekli adımların atılacağı belirtiliyor.

 

İtalya’da maç yayın haklarına soruşturma !

İtalya Rekabet Otoritesi AGCM, Serie A ligi maç yayın haklarının Sky ve Mediaset şirketlerine satışının rekabet hukuku bakımından ihlal teşkil edip etmediğinin tespiti için soruşturma başlattı.

AGCM, ülkede ödemeli televizyonculuk hizmeti sunan en büyük iki şirket olan Sky ve Mediaset’in 2015 ile 2018 yılları arasındaki maçların yayın haklarına ilişkin ihale sürecindeki davranışlarını inceleme konusu yapacak. Bilindiği gibi Mediaset grubunun sahibi eski İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi.

Hatırlanacağı üzere geçen sene gerçekleştirilen ihalede maç yayın hakları beş ayrı paket halinde hazırlanmıştı. Bu çerçevede söz konusu paketler şu şekilde düzenlenmişti:

  1. Ligde öne çıkan sekiz kulübün maçlarının uydu platformu üzerinden münhasıran yayınlanması hakkı (Paket A)
  2. Sayısal karasal yayın yolu ile yukarıdaki kapsama eşdeğer maçları ihtiva eden münhasır yayın hakkı (Paket B)
  3. Maç öncesi ve sonrası röportajlar ile soyunması odası görüntülerinin yayınını içeren münhasır haklar (Paket C)
  4. İlk iki paket dışındaki tüm maçların münhasır olarak yayınlanması hakkı (Paket D)
  5. Bazı maçların internet üzerinden münhasır olarak yayınlanması hakkı (Paket E)

Bu kapsamda gerçekleştirilen ihale sonucunda Paket A ve B için  Sky, Paket D için ise Mediaset’in en yüksek teklifi vermesine karşın, tartışmalı bir şekilde Paket A hakları Sky’a, Paket B ise Mediaset’e verilmişti (Paket B haklarına ilişkin Mediaset’in teklifi Sky’ın verdiği tekliften yaklaşık olarak 150 milyon euro daha düşüktü). Ayrıca aynı ihalede Mediaset grubuna bağlı RTI Paket D haklarını almasına karşın, bir süre sonra bu haklarını Sky’a devretmişti. Kısacası Sky’ın sayısal karasal yayına ilişkin haklarını, Mediaset’e ait  Paket D hakları ile değiştirmesi şeklinde bir tablo ortaya çıkmıştı.

AGCM bu durum karşısında Sky, Mediaset ve ihaleyi gerçekleştiren şirket ile federasyonun ofislerinin de yer aldığı altı ofise maç yayın haklarının paylaşılmasına ilişkin deliller bulmak amacıyla baskın yaptı. Konu ile alakalı olarak AGCM, iddialar kapsamında ileri sürülen hususların,  Avrupa Birliği’nin İşleyişi Hakkında Anlaşmanın rekabeti kısıtlayıcı anlaşmaları yasaklayan 101. maddesi bakımından ihlal teşkil edebileceğini belirtti. ACGM, yapacağı incelemeler çerçevesinde Sky ve Mediaset’in rekabetçi olması gereken ihale sürecinde koordinasyon içine girip girmediğini tespit etmeye çalışacak.

2006 yılında İtalya futbolunda yaşanan şike skandalı gibi maç yayın haklarına ilişkin yürütülen bu soruşturma da çok ses getireceğe benziyor. Ayrıca  iddialar haklı bulunursa Berlusconi bu kez bir başka skandal ile gündeme gelecek.

 

**Tekzip**

Sorumlu yayımcılığımızın gereği olarak düzeltir, kamuoyuna ve rekabet camiasına saygıyla sunarız.

Barış Yüksel, İngiltere’den gelen bir mail üzerine maç yayıncılığına ilişkin gerçekleri açıklıyor.

Tekzip 

Yaklaşık iki ay kadar önce sitemizde yayınlanan “Maçları Paylaşmaya Devam” başlıklı yazıda, İngiltere’de, Preimer Lig maç yayın haklarına ilişkin OFCOM kararına ve bir üst merci konumunda olan Temyiz Mahkemesi’nin bu karara ilişkin değerlendirmelerine yer vermiştik. Yazıda, esas olarak, düzenleyici otorite OFCOM’un resmi sitesinde yer alan ve Mahkeme’ye kararı için teşekkür eden bir açıklamadan bahsetmiştik.

Açıklamada, Mahkeme’ye, OFCOM’un ödemeli TV platformları arasındaki perakende rekabet bakımından çok önemli bir yere sahip olan “maç yayın hakları” pazarına müdahale yetkisi olduğunu onadığı için teşekkür ediliyor, daha sonra da Mahkeme ve OFCOM’un, Sky’ın önceki davranışları ile ilgili “fikir ayrılıkları” olduğu dile getiriliyordu. Ancak buna rağmen Sky’ın toptan pazardaki faaliyet göstermeye devam edeceği ve OFCOM’un da pazarı yakından takip edeceği belirtiliyordu.

Biz de OFCOM’un bu açıklamalarına dayanarak yazımızda şu ifadelere yer vermiştik.

Mahkeme kararını verdi ve Sky’ın itirazlarını haksız bularak kararı onadı. Onama kararında hem kararın yerindeliğine hem de OFCOM’um bu şekilde bir yükümlülük yükleme yetkisi olup olmadığına değinen mahkeme her iki soruya da olumlu cevap verdi.

Ancak bütün bu süreçte Sky’a danışmanlık veren CRAi Londra ofisinden rekabet iktisatçısı arkadaşımız Uğur Akgün’den geçen hafta aldığımız mailde, OFCOM’un teşekkürünün ironik bir “teşekkür” olduğunu ve işin aslını öğrenmemiz için Mahkeme kararını okumamız gerektiği yazılıydı.

Mahkeme’nin incelemeleri iki ana başlık altında gerçekleşmiş. İlk bölümde OFCOM’un yetkisine ilişkin, ikinci bölümde ise fiyat regülasyonuna gerek olmadığına ilişkin itirazlar incelenmiş. Mahkeme, yetkiye dair itirazları reddetmiş ve OFCOM’un piyasaya müdahale konusunda kesin olarak yetkili olduğunu belirtmiş (işte teşekkürün gerçek sebebi burası). Kararın ikinci bölümünde ise, Mahkeme perakende pazarın yapısını incelemiş ve burada gerçekten fiyat regülasyonuna gerek olup olmadığı sorusunun cevabını aramış. Bu noktada, Mahkeme Sky’ın maç yayın haklarının bir toptancı olarak pazarlamasının perakende pazar rekabeti için gerekli olduğu tespitine karşı çıkmamış, ancak OFCOM’un aksine, Sky’ın zaten herhangi bir regülasyon olmadan da gönüllü olarak bu pazarda faaliyet gösterdiğini ve stratejik davranarak rakiplere zarar vermek gibi bir amaç gütmediğini belirtmiştir. Hatta Mahkeme’ye göre Sky değil, perakende pazardaki rakipler stratejik davranmakta ve OFCOM’u kullanarak, Sky’ı, ticari açıdan mantıksız olsa dahi, kendileri için daha avantajlı olacak anlaşmalar yapmaya zorlamaktaymış. Mahkeme, OFCOM’un, Sky’ın stratejik davrandığına ilişkin tespitlerini “tamamen yanlış” olarak değerlendirmiş, hatta OFCOM’un esasen bu gibi konularda çok önemli bir takdir yetkisi olduğunu ve verdiği kararlar “çok hatalı” olmadıkça Mahkeme’nin müdahale etmekten kaçınacağının da altını çizmiş. Kısaca perakende pazardaki tespitler bakımından, Mahkeme (İngiltere’deki arkadaşımızın da belirttiği üzere), OFCOM’a “saçmalama” demiş ancak bunu mümkün olduğunca kibar bir dille yapmış.

Tabi bu karardan sonra da maçların paylaşılmasına devam edilecek. Ancak fiyatlar OFCOM tarafından belirlenen regülasyonlara tabi olmayacak ve taraflar arasında serbestçe kararlaştırılacak. Böylece hem piyasadaki rekabet sağlanacak, hem de Sky’a regülasyonlar yoluyla zarar verilmesi riski ortadan kaldırılacak. Ancak OFCOM’un sözde “teşekkür” yazısında, piyasayı yakından izlemeye devam edeceğini ve Sky’ın toptan pazardaki faaliyetlerine gönüllü olarak devam etmesi halinde bir sorun olmayacağını belirttiğini de unutmamak gerekir. Bu açıklama bir süre daha bu piyasadaki şirketlerin çok da rahat hareket edemeyeceğini gösterir nitelikte sanki.

Son olarak, önceki yazımızdaki hataları giderme fırsatını bize verdiği için, arkadaşımız Uğur Akgün’e bir kez daha teşekkür etmek istiyoruz. Bu günlerde medyada bir gün “Sneijder Galatasaray’da” ertesi gün “Sneijder Umutları Suya Düştü” gibi manşetler yoluyla yaratılan bilgi kirliliğine, OFCOM’un “manidar” teşekkür mektubu yüzünden katkıda bulunduğumuz için de sizlerden özür diliyoruz. Ama yine de bu kadar yakından takip edildiğimizi görmek çok güzel.

Maçları Paylaşmaya Devam

Mahkeme kararını verdi ve Sky’ın itirazlarını haksız bularak kararı onadı.

Devamı Barış Yüksel’in yazısında.

Bundan yaklaşık iki sene önce İngiltere Telekomünikasyon Sektörü’nün düzenleyici otoritesi konumundaki OFCOM, İngiltere Premier Lig maçlarının yayın haklarının tamamını elinde bulunduran SKY’ın bu maçların yayınlandığı Sky Sports 1 ve Sky Sports 2 kanallarını rakiplerine de satmak zorunda olduğuna hükmetmişti.

Tıpkı Digitürk gibi, Sky da maç yayın haklarını İngiltere’nin Futbol Federasyonu konumundaki FA’nın düzenlediği bir ihale sonucunda kazanmış ve bu hakları rakiplerinin hiçbirine kullandırmayarak sadece kendi platformu üzerinden yayınlamayı tercih etmişti. Ancak OFCOM’a göre Sky’ın bu tutumu ödemeli televizyonculuk hizmetleri pazarındaki rekabeti ciddi biçimde zedeliyordu. Ayrıca Sky’ın bu tutumunun ekonomik bir gerekçesi de bulunmuyordu. Nitekim Sky maçların rakiplerince de yayınlanmasına izin verdiği takdirde kendi müşterilerinin yanı sıra rakiplerinden de gelir elde edebilecekti.

Madem daha fazla kazanacaktı o zaman neden rakiplere de satmasın ki?

Cevap çok basit. Çünkü bu gibi şirketler, tüketicilere sadece maçları değil, bunun yanında diğer birçok içeriği de satıyor. Bu duruma Türkiye’den de bir örnek vermek mümkün. Maç yayın haklarının sahibi olan Digitürk kullanıcılarına Süper Lig maçlarını tek başına satmıyor, bununla beraber birçok diğer kanalı da satın almayı zorunlu tutuyor. Bu sayede de satılan tüm kanallardan bir gelir elde edilmiş oluyor. İşte OFCOM maç yayın haklarının bu şekilde adeta bir pazar kapatma aracı olarak kullanılmasını bir piyasa aksaklığı olarak değerlendirmiş ve duruma Sky’a bu maçları talep eden diğer ödemeli televizyon işletmecilerine de satmak yönünde bir yükümlülük yüklemişti.

Sky da tahmin edilebileceği üzere bu karardan memnun kalmamış ve bir üst merci olan Temyiz Mahkemesi’ne başvurmuştu. Mahkeme kararını verdi ve Sky’ın itirazlarını haksız bularak kararı onadı. Onama kararında hem kararın yerindeliğine hem de OFCOM’um bu şekilde bir yükümlülük yükleme yetkisi olup olmadığına değinen mahkeme her iki soruya da olumlu cevap verdi.

Bunun üzerine OFCOM resmi sitesinde yayınladığı bir yazı ile Mahkeme’ye adeta teşekkür etti. OFCOM kararın alındığı günden bu yana ülkenin en değerli içeriği olarak addedilen maç yayınlarının eskiye oranla çok daha fazla tüketiciye ulaşmasının mümkün hale geldiğini ve bu karar sayesinde hem tüketici refahının hem de ödemeli televizyon pazarındaki rekabetin ciddi bir biçimde arttığını da belirtti. OFCOM bu yazıda aynı zamanda Sky’a da teşekkür etmeyi unutmadı. Çünkü artık Sky maç yayın haklarını sadece OFCOM’un zorladığı rakipleriyle değil, gönüllü olarak diğer bazı işletmecilerle de paylaşıyor. OFCOM’a göre Sky’ın bu tutumunun devam etmesi durumunda sadece pazardaki rekabet artmakla kalmayacak, aynı zamanda pazar giderek daha da büyüyecek ve bu durumdan Sky da dahil olmak üzere tüm işletmeciler de fayda sağlayacak.

Belki ülkemizde de günün birinde maçların her türlü platform üzerinden izlenebileceği ve tüm tüketicilerin tek bir işletmeciye bağlı olmadan bu içeriğe ulaşabileceği bir gün gelir. Neden olmasın? Bekleyip göreceğiz.