13. Rekabet Hukuku ve İktisadında Güncel Gelişmeler Sempozyumu

Rekabet Kurumu uzmanları, uygulamacılar, akademisyenler ve rekabet hukuku meraklılarını bir araya getiren sempozyum, bu sene İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde yapılıyor.

İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nazım Ekren ve Rekabet Kurumu Başkan Vekili Reşit Gürpınar’ın açılış konuşmalarını yapacakları sempozyumda, rekabet hukuku ve iktisadında Türkiye ve Dünya’daki güncel gelişmeler tartışılacak. Akabinde ise Rekabet Kurumu Mesleki Koordinatörü M. Ömür Paşaoğlu moderatörlüğünde üç ayrı sunum gerçekleşecek.

Balcıoğlu Selçuk Akman Keki Avukatlık Ortaklığı’nın ortak avukatlarından Şahin Ardıyok ile Yrd. Doç. Dr. Emin Köksal ve Barış Yüksel’in ortaklaşa yapacakları sunumda ise çokça tartışılan ve uygulamaya dair hala soru işaretleri uyandıran ‘Telekomünikasyonda Fiyat Sıkıştırmasını Önlemeye Yönelik Yeni İktisadi Araçlar” konusu ele alınacak.

Sempozyum programına buradan ulaşabilirsiniz.

Rekabet Hukuku Sempozyumu’na ilişkin çalışma yayınlandı

Rekabet Kurumu ile Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü tarafından gerçekleştirilen ve “Rekabet Hukuku ile İlgili Kurul ve Yargı Kararları Sempozyumu” kapsamında sunulan bildiri ve tartışmaları içeren çalışma yayınlandı.

conflict nurse manager 1 400.jpgÇalışmada, Balcıoğlu Selçuk Akman Keki Avukatlık Ortaklığı Ortaklarından eski Rekabet Kurumu uzmanı Av. Şahin Ardıyok ile Av. Barış Yüksel’in “Mevzuat ve Danıştay Kararları Işığında Bilgi Teknolojileri İletişim Kurumu ile Rekabet Kurumu Arasındaki Yetki Çatışmaları” başlıklı makalesi de yer alıyor.

Söz konusu makale kapsamında, ilk olarak, kalıcı ve geçici piyasa aksaklıkları inceleniyor ve bu aksaklıkların giderilmesinde kullanılan öncül ve ardıl müdahale yöntemleri izah ediliyor. Takip eden bölümde ise, elektronik haberleşme piyasalarına özgü kalıcı ve geçici piyasa aksaklıkları irdeleniyor. Kalıcı piyasa aksaklıkları kapsamında doğal tekeller, şebeke dışsallıkları ve bilgi asimetrisi ele alınarak bu piyasa aksaklıklarının oluşmasının öncül regülasyonlarla nasıl engellendiği ve hangi aşamada ardıl müdahalelere ihtiyaç duyulabileceği açıklanıyor. Geçici piyasa aksaklıkları incelenirken özellikle fiyata dayalı kötüye kullanma halleri dikkate alınarak bu sorunların çözümünde kullanılan ardıl müdahale yöntemleri üzerinde duruluyor.

Çalışmanın üçüncü bölümünde ise, geçmişte BTK ve RK arasında oluşan yetki çatışmaları, kurumlar arasında imzalanmış olan protokol ve bu protokolün etkileri dikkate alınarak yetki dağılımına ilişkin yasal çerçeve çizilmeye çalışılıyor. Dördüncü bölümde ise, iki Kurum arasında oluşan yetki çatışmalarına ilişkin olarak Danıştay’ın vermiş olduğu başlıca kararlar üzerine yoğunlaşarak iki Kurum açısından Danıştay’ın yargısal denetim yapısı inceleme konusu yapılıyor. Makalenin son bölümünde ise fiyat sıkıştırmalarına değinilerek BTK ile RK tarafından ardıl yöntemlerle fiyat sıkıştırmalarına hangi yollarla müdahale edildiği değerlendiriliyor.

 

 

Enerji Hukuku Sempozyumu

Enerji Hukuku ile ilgilenenlere yeni bir Sempozyum haberini Belit Polat veriyor.

Enerji Hukuku gönüllülerine iyi bir haber vereyim. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi ile Noterler Birliği tarafından, Uluslararası Enerji Hukuku Sempozyumu gerçekleştiriliyor. Çok sayıda uygulamacı, akademisyen ve Kurum uzmanlarının katılım göstereceği Sempozyum, 22-23 Mayıs tarihleri arasında Ankara’da!

Düzenlenecek Sempozyum’da, Balcıoğlu Selçuk Akman Keki Avukatlık Ortaklığı ortaklarından eski Rekabet Kurumu Uzmanı Av.Şahin Ardıyok da konuşma yapacak. Türkiye’nin enerji endüstrisindeki yasal gelişimine dikkat çekecek olan Ardıyok, elektrik piyasasındaki yasal düzenlemeleri irdeleyerek yenilenebilir enerji hakkındaki düzenlemeleri masaya yatıracak. Ayrıca Dentons’ın diğer Ortaklarından Ian McGrath ve Liz Tout ise, elektrik ve doğalgaz piyasalarına yönelik hukuki uyuşmazlıklar  hakkında katılımcılara bilgi verecek.

Program hakkında detaylı bilgileri buradan inceleyebilirsiniz.

Tazminat Meselesi: Uygulamada Sorunlar ve Çözüm Önerileri

Yarışmayı kazanan makalelerimizle bizim de yer aldığımız Sempozyum, tüm içeriğiyle kitap haline getirilerek tazminata ilişkin güzel bir kaynak haline geldi.

9786054687817

Özel hukuk tazminatı konusundaki her şeyi, ABD-AB karşılaştırmasıyla birlikte tüm usul sorunlarını, alternatif savunma modellerini, tartışmaları tükenmek bilmeyen zarar hesaplaması konusu ve olmazsa olmaz iktisadi bakış açısından bahsediyoruz.  Tüm bunların ele alındığı ve bizlerin de yarışmayı kazanan makalelerimizle katkıda bulunduğumuz Sempozyum, tüm içeriğiyle kitap haline getirilerek tazminata ilişkin güzel bir kaynak haline geldi.

Rekabet ihlallerinden zarar görenlerin tazminat davası açabilmeleri imkanı, kanunen öngörülmüş ve fakat bilgi asimetrisi nedeniyle pek uygulanamamış bir haktır. Çünkü akılda pek çok soru barındırır: “Davayı ben açabilir miyim? Ne zaman açmalıyım? Zararımı nasıl ispatlarım? Rekabet Kurulu kararı ne olacak?”

Toplamda 7 makalenin işlendiği ve özel hukuk davalarında en büyük söz sahibi olan Yargıtay Üyeleri’nin de katılımda bulunduğu Sempozyum Kitabı, artık bizler için, hem makalelerin içeriği, hem soru-cevap bölümlerindeki tartışmalar hem de Yargıtay Üyeleri’nin yorumlarını da içerecek şekilde bu sorulara cevap veren dolu dolu bir eser halini aldı.

Buradan temin edebileceğiniz “Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un Özel Hukuk Alanındaki Sonuçları” başlıklı Sempozyum Kitabı’nda bizim de 2 farklı makalemiz bulunuyor:

  1. ACTECON Ortakları ve eski Rekabet Kurumu Uzmanları Şahin ARDIYOK ile Ali ILICAK, “Yakın Dönem Rekabet Kurulu Kararlarının Ampirik  Analizi: İdarenin Tazminat Davalarına Katkı Düzeyi” başlıklı çalışmalarında, 2006-2011 dönemlerine ait tüm soruşturma kararlarını değerlendirerek bu kararların tazminat davalarını ne ölçüde kolaylaştırdığı sorusunu hukuk ve ekonomi perspektifinden yanıtlıyor.
  2. ACTECON’un Kıdemli Danışmanlarından Hilal UTKU, Danışman Seda DENİZ ve ben Belit POLAT, “Rekabet Hukukunda Haksız Fiil Sorumluluğu ve Tazminat Davalarında Usul Sorunları” başlıklı makalemizde, bu davalarda kimlerin davacı olabileceği konusu başta olmak üzere, tartışmalı zamanaşımı konusunu ve zararın ispatına yönelik mukayeseli yaklaşımları inceliyoruz.

İyi okumalar…

“Green Cars” Bilgi Günü İzlenimleri

Green Cars gününden izlenimlerimizi paylaşıyoruz.

AB Çerçeve Programları, Avrupa Birliği’nde çok uluslu araştırma ve teknoloji geliştirme projelerinin desteklendiği başlıca Topluluk Programı.

Çerçeve Programı kapsamında açılan AB destekli çağrılar için yabancı firmalar ile işbirliği yapmak isteyen firmalar düzenli olarak farklı üye ve asosye ülkelerde gerçekleştirilen “proje pazarları”na katılıyor; sunacakları projeler için katılımcılar arasından ortak arıyor ve buna yönelik olarak istekli katılımcılar ile ikili görüşmeler gerçekleştiriyorlar.

Çağrının Kamu Özel Ortaklığı (PPP) olarak anılmasının sebebi; çağrı konusunda faaliyet gösterecek konsorsiyum üyelerine AB’nin fon sağlaması. Buna göre AB, ortaklığın kamu ayağını oluşturuyor.

Avrupa Birliği 7. Çerçeve Programı çağrıları hakkında Türk firmalarını bilgilendirmek ve yabancı firmalarla gerçekleştirecekleri muhtemel işbirliklerine önayak olmak için Tübitak ve firmalar arası uluslararası  işbirliğine aracılık eden Avrupa İşletmeler ağının (AİA) üyesi olan İstanbul Sanayi Odası (İSO) birlikte hareket ediyor.

Bizim de ACTECON olarak ön sıralardan izlediğimiz Tübitak ve İSO’nun düzenlediği, Programın “Enerji” ayağında desteklenecek çağrılarından “Green Cars” çağrısı hakkında bilgi günü, 13 Haziran Günü Odakule’de gerçekleşti. Aynı zamanda bir “proje pazarı” olan bu günde önceden niyet beyanında bulunan yerli/yabancı firmalar, çağrı konu başlıkları hakkında projesini sunan firma ile ikili görüşmelerde bulunma imkanına sahip oldular.

Bilgi gününün gündemi olan “Green Cars” çağrısının amaçları; öncelikle krize karşı yeni iş alanı yaratılması, fosil yakıtlara bağlılığın azaltılması; buna bağlı olarak emisyon salımının önüne geçilmesi olarak özetlenebilir.

Aslında nihai hedef Avrupa Birliği’nin küresel olarak “rekabet edebilirlik” düzeyinin artırılması.

Yeni jenerasyon elektrik motorlarının parçalarının; performansların korunarak dayanıklı ve uzun ömürlü bataryaların; bedel, enerji açısından verimli elektrikli araçlar için iç ve elektronik mimarinin geliştirilmesi; “Green Cars” çağrısı konu başlıklarının içeriklerinden sadece birkaçı.

Yerli firmaların yabancı ülkelerde gerçekleşen bilgi günleri ve proje pazarlarına katılımı için ulaşım ve konaklama ödenekleri gibi Tübitak teşvikleri mevcut (9 – 10 Temmuz tarihlerinde Belçika’da yine bir PPP bilgi günü ve proje pazarı etkinliği gerçekleştirildi).

Ar-ge projesi olan, AB desteği ile yabancı firma/üniversitelerle işbirliği yapmak; yabancı firma/üniversitelerin Program kapsamındaki çağrılar için sunacakları projelere müdahil olmak isteyen yerli firma ve üniversitelerimize yeni etkinliklerle buluşmak üzere…

HTM Perakendeciliği Raporu Yayımlandı

Hızlı tüketim malları perakendeciliği sektörüne yönelik araştırma tamamlandı.

Rekabet Kurumu’nun yürüttüğü kapsamlı sektör araştırmalarından biri olan hızlı tüketim malları perakendeciliği sektörüne yönelik araştırma tamamlandı.

2011’de Ön Rapor’da genel olarak,

  • HTM içinde organize perakendenin payının arttığı,
  • Yoğunlaşma oranlarının Avrupa ülkeleri ile karşılaştırıldığında hâlâ düşük olduğu,
  • Perakendecilerin alıcı güçlerini orantısız olarak tedarikçilere yansıttıklarına yönelik ön bulgular elde edildiği
gibi tespitler yapılmış ve yoğunlaşmaların bildirilmesine yönelik ciro eşiklerinin bu sektörle sınırlı olmak üzere düşürülmesi, ombudsmanlık sisteminin hayata geçirilmesi, tedarikçi-perakendeci anlaşmalarının Rekabet Kurumu’na yıllık olarak gönderilmesi gibi çözüm önerilerine yer verilmişti.

Şimdi ise Nihai Rapor hazırlandı ve Salı günü KTO Üniversitesi’nde düzenlenen Rekabet Hukuku ve İktisadında Güncel Gelişmeler Sempozyumu’nda Başkan tarafından açıklandı. Biz de bu açıklamaları Rekabet Hukuku Dünyası’nda sizlerle paylaşmıştık. Dün yayımlanan Nihai Rapor’a yönelik değerlendirmeleri de yakında paylaşmaya devam edeceğiz…

Yenilenebilir Enerji Yönetimi ve Hukuku

Neden geleneksel metodlara alternatif arıyoruz? Ülkelerin bunu yapmasının iki önemli sebebi var.

Yenilenebilir enerji kaynaklarının, mevcut teknik ve ekonomik sorunlarının çözümlenmesi halinde 21. yüzyılın en önemli enerji kaynağı olacağı kabul ediliyor. Son yıllarda ortaya çıkan teknolojik gelişmeler, enerji üretiminde kullanılan geleneksel yöntemlerin kademeli olarak yerini yeni yöntemlere bırakacağına işaret ediyor.
Peki neden geleneksel metodlara alternatif arıyoruz? Ülkelerin bunu yapmasının iki önemli sebebi var;
  • Ellerindeki farklı birincil enerji kaynaklarını kullanarak enerjide dışa bağımlılıklarını azaltmak istiyorlar,
  • Birincil enerji olarak fosil yakıt kullanımının ortaya çıkardığı çevresel zararları azalmak istiyorlar.

Bu hedeflere ulaşabilmenin bir yolu olarak tüm dünyada gelişen yenilenebilir enerji kavramı ülkemizde de giderek daha fazla ilgi çekiyor. Yerli yabancı yatırımcılar ilgilerini bu alana çeviriyorlar. Bu da, her düzeyde donanımlı insan gücü ihtiyacını ön plana çıkarıyor.

İstanbul Institute ve Yıldız Teknik Üniversitesi işbirliği ile düzenlenen “Yenilenebilir Enerji Kaynakları ve Yönetimi Sertifika Programı” 28 Nisan 2012 – 06 Mayıs 2012 tarihleri arasında yapıldı. Programın katılımcıları enerji sektörü çalışanları, orta ve üst düzey yöneticileri, ilgili alan mühendisleri ve hukukçular oldu. ACTECON ortaklarından ve Bilkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Ekonomi Hukuku Yüksek Lisans Programında “Enerji Hukuku ve Politikası” ile “Economic Regulation and Law” derslerini veren Şahin Ardıyok ile beraber hem programın dizaynında Istanbul Institute ile çalıştık hem de konuya ilişkin gerek pratik gerek akademik birikimimizi katılımcılarla paylaşmak üzere eğitmen kadrosunda yer aldık.

Konu enerji olunca pratik bilgi çok önemli, fakat bütünü görebilmek adına yeterli olduğu söylenemez. Ancak pratik birikim ile teori belli bir metodoloji ile birleştirildiğinde enerjiyi teknik, politik, iktisadi ve hukuki yönleriyle değerlendirebilme yeteneği gelişiyor. Aksi durumda pratik hayatta kiminle ne iş yaparsanız işin o kısmını görüyorsunuz. Gerçekten de enerji sektörünün içinde hukukçuluk yaptığınızda nerdeyse hergün birbirinden farklı süreçlere dahil oluyor ve böylece teknik kısmı kavrayabiliyorsunuz. Projecilerle günler süren sözleşme müzakerelerinde kahve tüketip sözleşme yazıyor, teknik şartname irdeliyorsunuz. Başka bir gün yeri geliyor bareti giyip şantiyeci oluyorsunuz. Gündeminizde proje finansmanı, alt işveren yönetimi gibi süreç yönetimleri olabileceği gibi yeni yayınlanan bir tarife metodolojisinin mantığını çözmek ya da TEİAŞ’ın geçtiği yeni bir uygulamanın getirdiklerini öngörmeye çalışmak olabiliyor. Hukuk eğitiminizle tam olarak anlamanız mümkün olmayan teknik düzenlemeleri analiz edebilmek için mühendis dostlarınızdan teknik dinleyip hukuk anlatıyorsunuz. Ticaretçiyle elektrik satışı yaparken dünürü küstürmeden kızı vermemenin yollarını arıyorsunuz. Bu ve buna benzer sektöre has süreçlerde mesai harcarken enerji hukukunun ve hukukçusunun tanımını yapmaya çalışıyorsunuz. Fili her gün farklı bir yerinden tutuyorsunuz fakat gözlerinizi açmadığınız sürece heybetini, biçimini, hantallığını, ahengini, rengini anlamanız mümkün değil. Bütünü görebilmenin yolu ise diğer tüm branşlarda olduğu gibi, sistemi bir bütün olarak anlatan yayınların yapılması eğitimlerin sunulması. Bu konuda enerji alanında yayın ve eğitim kısmında yolun başındayız diyebiliriz. Çünkü arz güvenliği kaygılarının, tabii kaynakların tükenmesi kaygılarının, çevresel etki kaygılarının başlaması ve bunların bir enerji politikası ve hukuku ihtiyacını doğurması çok da eski zamanlara uzanmıyor.

Doktora tezi araştırmam kapsamında Columbia Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde takip ettiğim enerji hukuku, çevre hukuku ve iklim değişikliği hukuku derslerindeki gözlemlerimden yola çıkarak çok dinamik bir yapısı olan konunun sadece Türkiye için değil, tüm dünya için gelişimini sürdürmekte olduğunu söyleyebilirim. Bu aşamada parçaları birleştirmeye, bütünü görmeye ve bu şekilde anlatmaya, bunu yapabilecek akademisyen ve uygulayıcılara ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum. Akademik düsturu, çalışma adabı ve endüstriyi iktisadi ve politik açıdan analiz edebilen bir hukukçu olmasıyla örnek aldığım Şahin Ardıyok ile beraber bu ihtiyaca gücümüzün, birikimimizin yettiği ölçüde katkıda bulunabilmek arzusundayız.

Bunları paylaşmak üzere “Yenilenebilir Enerji Kaynakları ve Yönetimi Sertifika Programı” kapsamında çıktığımız sahnede ilk gün katılımcılara, enerji kavramı, elektrik endüstrisinin gelişimi, enerji-ekonomi ilişkisi, elektriğin hukuki niteliği, enerji hukukunun bileşenleri, elektrikte arz güvenliği, elektrik endüstrisinin deregülasyonunda öngörülen modeller ve Türkiye’nin deregülasyon sürecinde geçirdiği evreler gibi temel konuları anlattım.

Programın ikinci gününde ise Şahin Ardıyok Türk Elektrik mevzuatının öngördüğü hukuki yapıyı, üretim, iletim, dağıtım ve tedarik seviyelerindeki faaliyetleri hukuki ve iktisadi analizlerle katılımcılara aktardı. Arada sözü bana bıraktı ve yenilenebilir politikasıyla etkileşim içerisinde olması sebebiyle nükleer enerjinden konuştuk.

Ardından Program, OMV Enerji’den Mine ARTUĞ’un anlattığı Çevre Etki Değerlendirmesi süreci ile devam etti. İkinci haftanın ilk gününde iklim değişikliği ve emisyon ticareti başlıklarıyla yeniden kürsüdeydim. Bu alanda ziyaretçi doktora adayı olarak Columbia Üniversitesi İklim Değişikliği Merkezi’nde  (Columbia University Center for Climate Change) yaptığım araştırmalarda ve katıldığım onlarca seminerde edindiğim birikimi katılımcılarla paylaştım.

Programın devamında Evren Aksakoğlu, Yenilenebilir Enerji mevzuatına ilişkin bilgiler verdi. Katılımcılar, ikinci haftanın ikinci gününde, Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü’nden Erdal ÇALIKOĞLU’nun, Enerji verimliliğine ilişkin birikimini dinleme fırsatı buldular. Program için Ankara’dan gelen diğer bir isim, yenilenebilir yakıtlar konusunda bilgi aktarmak üzere ODTÜ’den Prof. Dr. Göksel DEMİRER idi. Programın devamında katılımcılara Uğur ALTAYLI tarafından Elektrik Piyasaları ve Ticaret,  İbrahim ERDEN tarafından Rüzgar-Güneş ve Diğer Yenilenebilir Kaynaklar, Erman ÇAKAL tarafından Hidro Elektrik Hasan Basri ÇETİNKAYA tarafından İletim ve Smart Grid başlıkları altında eğitimler verildi. Bu sayede katılımcılar yenilenebilir enerjinin farklı boyutlarını sektörün içerisinden gelen isimlerden dinlediler.

Bu gibi programları, katılımcıların hem kamundan hem de özel sektörden eğitmenleri dinleme şansı bulmaları bakımından son derece yararlı buluyorum.

Rekabet Hukuku Sempozyumu

“Rekabet Hukuku ve İktisadı Güncel Gelişmeler Sempozyumu”, bu sene KTO Karatay Üniversitesi’nde. Biz de oradayız.

Rekabet hukuku ve iktisadı alanında gerçekleştirilen kapsamlı etkinliklerden yalnızca biri olarak “Rekabet Hukuku ve İktisadı Güncel Gelişmeler Sempozyumu”, bu sene KTO Karatay Üniversitesi’nde. Biz de oradayız.

Rekabet hukuku alanında kurumsallaşan forumlardan biri haline gelen bu Sempozyum, 10. yılında Konya’da toplanıyor. Sempozyumda bu sene, Rekabet Kurumu’nun ‘Hızlı Tüketim Malları Perakendeciliği Sektör Raporu’ ile rekabet hukuku ve iktisadındaki güncel gelişmeler tartışılacak. Alanında uzmanlar ve üniversitelerden çok sayıda akademisyen ile Rekabet Kurumu uzmanlarını misafir eden, ACTECON Ortaklarından Rekabet Kurumu eski uzmanı Şahin Ardıyok’un da konuşmacı olacağı Sempozyum, 22 Mayıs Salı günü KTO Karatay Üniversitesi Konferans Salonu’nda.

Program için tabloya göz atın:

Motorlu Taşıtlar Sektöründe Rekabet Hukuku Uygulaması

“Motorlu Taşıtlar Sektöründe Rekabet Hukuku Uygulaması” konulu sertifika programına hazırlanıyoruz.

Bilgi Üniversitesi, rekabet hukukunun motorlu taşıtlar sektöründeki uygulaması ile ilgilenen avukatlar, stajyerler, yöneticiler ve diğer tüm profesyonellere yönelik “Motorlu Taşıtlar Sektöründe Rekabet Hukuku Uygulaması” konulu sertifika programına hazırlanıyor. 

Rekabet kurallarının birçok yönüyle özgülendiği motorlu taşıtlar sektörü, sektöre özgü ayrıntılı kuralları içeren Tebliğ’in* varlığı ve Tebliğ’de yer alan kuralların bu sektöre göre şekillenen özellikler gösterdiğinden hareketle büyük öneme sahip. Rekabet Kurulu da bu kuralları gerek üretici-dağıtıcı ilişkilerinden hareketle dikey yönüyle, gerekse de rakipler arasındaki iletişimleri ele alacak şekilde yatay yönüyle çok kere inceledi. Halen güncelliğini yitirmeyen ve Kurul’un şimdiye dek kesmiş olduğu en yüksek ceza ile karşılaşılan Otomotiv Soruşturması Kararı bu incelemelerden biri. Sertifika programında da, bütün bu kurallar ile ilgili kararlar detaylandırılıyor…

Rekabet Kurulu’nun motorlu taşıtlar sektörüne yönelik birçok incelemesinde rol alan ve bahsi geçen soruşturmada da dört teşebbüsün savunmanlığı yapan ACTECON Ortaklarından eski Rekabet Kurumu Uzmanları Şahin ARDIYOK ve ALI ILICAK, ve Kıdemli Danışman Hilal UTKU’nun da konuşmacı olarak yer alacağı 3 günlük program,

I. Modül: Yatay İlişkiler (Motorlu Taşıtlar Sektöründe Kartel Anlaşmaları, Bilgi Değişimi Anlaşmaları ve Muafiyet)
II. Modül: Dikey İlişkiler (2005/4 Sayılı Tebliğ’in Uygulama Esasları ve Karşılaşılan Sorunlar)
III. Modül: Motorlu Taşıtlar Sektöründe Yeni Tebliğ Hazırlıkları ve AB Hukukundaki Gelişmeler

olmak üzere 17 saatlik üç modülden oluşuyor. Detayları ise şöyle:

Her biri ortalama altı ders saati olan modüller, haftada iki gün, Cuma 18.30-21.30, Cumartesi ve Pazar günleri 9.30-12.30, 13.30-17.30 saatleri arasında yapılarak tek hafta sonunda tamamlanıyor. Yrd. Doç. Dr. Kerem Cem Sanlı koordinatörlüğünde gerçekleştirilen program ücrete tabi olup, programda sunulan derslerin %80’ine katılan katılımcılara Katılım Sertifikası veriliyor.

Bilgi için rhm@bilgi.edu.tr adresine e-posta atabilirsiniz.

* 2005/4 sayılı Motorlu Taşıtlar Sektöründeki Dikey Anlaşmalar ve Uyumlu Eylemlere İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği

Baro’da Rekabet Hukuku Haftası

İstanbul Barosu, beş ayrı sektöre yönelik beş farklı tam gün boyunca süren konferanslara ev sahipliği yaptı.

Rekabet Kurumu’nun tek soruşturmada kestiği cezanın 280 Milyon TL’ye vardığını çok kez dile getirdik. Bu durum artık, soruşturmaların sıklaştığı sektörlere kuralların farklı uygulanıp uygulanmadığı sorusunun cevaplandırılmasını ve bu kurallarla rekabet yasakları arasındaki ilişkinin belirginleştirilmesini gerektirdi.

Bu amaçla İstanbul Barosu Tüketici Hakları ve Rekabet Hukuku Merkezi, beş ayrı sektöre yönelik beş farklı tam gün boyunca süren konferanslara ev sahipliği yaptı.

İzlenimlerim

Rekabet dünyasından uygulayıcılar, avukatlar, sektör temsilcileri ve akademisyenler, konferansa yoğun katılım gösterdi. Sunum günlerinin en dikkat çekici yönü, çeşitli bürolardan-danışmanlık şirketlerinden uygulayıcıların bir araya gelmiş olması ve her sektöre özgü dosyalarda rol oynayan Rekabet Kurumu Uzmanları ile konuları tartışma fırsatı bulmalarıydı.

1 haftalık kapsamlı programın ilk günü finansal hizmet sektörüne ayrıldı. Bankacılara verilen 72 Milyon TL cezanın üzerinden aylar geçmişken bir soruşturmaya daha tabi tutulan sektör, yeni tanıştığı rekabet kuralları ve soruşturma sürecine yönelik öngörülerle ele alındı. Bu kapsamda, rekabetin olduğu bu endüstride bankaların aldığı riskler tartışılarak kurallar yumuşatılmalı mı sorusuna cevap arandı.

Konferansın ikinci gününde tartışılan konu, çimento,hazır beton ve diğer inşaat malzemeleri sektörüydü. Şu günlerde hem çimento hem de hazır beton soruşturmalarının devam ettiği dikkate alınarak, rekabet kurallarıyla seneler öncesinde tanışan sektör etraflıca incelendi.

Ele alınan konulardan bir diğeri de enerji sektörüydü. EPDK ile Rekabet Kurumu ilişkisine dikkat çekilen bölümde, Kurul’un elektrik dağıtım özelleştirmeleri ile akaryakıt sektöründeki intifa sözleşmelerine yönelik kararları incelendi

Otomotiv sektörü hafta ortasında konferansın en dikkat çeken konularından biri oldu. Yukarıda bahsettiğim 280 Milyon TL cezanın muhatabı olarak şimdilik Kurum tarihine adını yazdıran sektöre yönelik kurallar, Ortaklarımızdan eski Rekabet Kurumu Uzmanı Şahin ARDIYOK ile Kıdemli Danışman Bahadır BALKI’nın savunmanlık verdikleri otomotiv soruşturmasından hareketle detaylandı. Rekabet haftasının son günü ise sağlık, tıbbi, hassas ve optik aletler, tıbbi sarf malzemeleri sektörüne ayrıldı. Ortaklarımızdan eski Rekabet Kurumu Uzmanı ve Bilgi Üniversitesi’nde ‘İlaç Hukuku’ isimli dersi veren, ayrıca Rekabet Kurumu’nun ilaç ihalesi soruşturması ve geçtiğimiz sene tamamlanan diyaliz soruşturması gibi süreçlerde şirketlere savunmanlık hizmetlerine devam eden Ali ILICAK, sektöre yönelik önemli kararları detaylandırdı.

Beş Ayrı Sektöre Özgü Rekabet Hukuku Konferansı

İstanbul Barosu rekabet konferansına hazırlanıyor.

İstanbul Barosu Tüketici Hakları ve Rekabet Hukuku Merkezi, serbest piyasa ekonomisinin anayasasını oluşturan rekabet kurallarının farklı sektörlerde uygulamasına ilişkin son derece kapsamlı bir rekabet konferansına hazırlanıyor.

Günümüzde şirketlerin rekabet kurallarına yönelik bilinci, Rekabet Kurumu’nun 14 yıllık kararlı uygulaması, yabancı sermaye payının artması gibi nedenlerle git gide artıyor. Gerçekten de bu kurallardan bihaber olan şirketler, çalışanlar, meslektaşlar, örneğin Ticaret Kanunu çerçevesinde hukuka uygun işlemin rekabet kurallarına aykırılığı nedeniyle para cezasına çarptırılabileceğini farkında olmayabiliyor. İhlal olmadığı sanılan centilmenlik anlaşmaları, hukuka uygun ama iktisadi etkisi nedeniyle ihlale yol açan uygulamalar bu ihlallere birer örnek. Bu kuralların anlaşılması ve bilincin aratılması amacıyla düzenlenen konferans, konuşmacıların bilgi zenginliği ve beş farklı sektörden katılımcıların katkılarıyla yüksek ses getireceğe benziyor.

Konferans kapsamı ve sektörlerin rekabet geçmişi

Toplamda 5 gün sürecek olan konferansta, her bir günün farklı sektörlere ayrılarak kapsamlıca ele alınması planlanıyor.

Bu sektörlerden Otomotiv Sektörü’ne yönelik seansta, sektörde bu güne dek 19 ayrı markaya danışmanlık veren ACTECON’un Ortaklarından eski Rekabet Kurumu Uzmanı Şahin ARDIYOK ve Kıdemli Danışman Bahadır BALKI tarafından, savunmanlık hizmeti de vermiş oldukları otomotiv soruşturması ve sektör kuralları anlatılacak. Sağlık, Tıbbi, Hassas ve Optik Aletler, Tıbbi Sarf Malzemeleri Sektörü’ne yönelik sunum ise Ortaklarımızdan eski Rekabet Kurumu Uzmanı ve Bilgi Üniversitesi’nde ‘İlaç Hukuku’ isimli dersi veren Ali ILICAK tarafından gerçekleştirilecek. Rekabet Kurumu’nun ilaç ihalesi soruşturması ve geçtiğimiz sene tamamlanan diyaliz soruşturması gibi süreçlerde şirketlere savunmanlık hizmetlerine devam eden ILICAK, konferans kapsamında sektöre yönelik önemli kararları detaylandırılacak.Rekabet Kurumu Uzmanları ve akademisyenlerin tecrübelerini paylaşacağı konferansta, sektör çalışanlarının da tartışmalarla katkıda bulunarak kurallara yönelik belirsizliklerin giderilmesi hedefleniyor.

–          Finansal Hizmet Sektörü: 72 milyon TL cezanın üzerinden henüz aylar geçmişken yeniden rekabet soruşturması başlatılan bankacılık soruşturması ve Rekabet Kurulu kararı üzerinde durulacak.

–          Çimento, Hazır Beton ve Diğer İnşaat Malzemeleri Sektörü: Halihazırda hem çimento hem de hazır beton soruşturmalarının devam ettiği sektöre yönelik soruşturma ve devralma kararları sunuma dahil edilecek.

–          Otomotiv Sektörü: Ortaklarımızdan eski Rekabet Kurumu Uzmanı Şahin ARDIYOK ile Kıdemli Danışman Bahadır BALKI, savunmanlık verdikleri otomotiv soruşturmasından hareketle kuralları anlatacak.

–          Enerji Sektörü: EPDK ile Rekabet Kurumu arasındaki ilişkiye dikkat çekilecek olan bu bölümde, Elektrik Dağıtım Özelleştirmelerine ilişkin kararlar ele alınacak.

–          Sağlık, Tıbbi, Hassas ve Optik Aletler, Tıbbi Sarf Malzemeleri Sektörü: Ortaklarımızdan eski Rekabet Kurumu Uzmanı Ali ILICAK, Kurul’un tıbbi görüntüleme kararı ile tıbbi cihaz soruşturması ekseninde kuralları detaylandıracak.

Kuralların uygulamasında son durum ne?

Rekabet kurallarıyla tanışan hemen hemen herkesin yönelttiği bu sorular, her günü ayrı sektöre özgülenen konferansta cevaplandırılıyor. Hatırlatmak gerekirse, konferansta tartışılacak olan sektörlerde faaliyet gösteren şirketler de dahil olmak üzere birçok şirket, rekabet kurallarıyla, Rekabet Kurumu Uzmanları “tüm e-posta ve evraklarınızı inceleyeceğiz” diyerek habersizce kapılarını çaldığında tanışıyor. Kurum’un son yıllarda art arda başlattığı soruşturmalar, bazen bir çalışanın hatasıyla kelebek etkisi gibi şirket ile yöneticilere uygulanan ve bu sene rekor seviyeye ulaşan cezalar, bu ziyaretlerin sıklaştığını gösteriyor. Nitekim Kurum’un idari para cezaları tek soruşturma başına 280 Milyon TL’ye ulaşmış durumda, ki bu karar da bahsi geçen otomotiv soruşturması.

Konferans programı

16-20 Ocak tarihleri arasında İstanbul Barosu’nda düzenlenecek konferansın her sektör için ayrı ayrı detaylı programlarını tablolarda görebilirsiniz:

Finans: Çimento:

Otomotiv:

Enerji:

Tıbbi Cihaz:

Bankacılıkta Rekabet ve Regülasyon Konferansı

“Bankacılık Sektöründe Rekabet Hukuku Uygulaması” konferansından izlenimlerimiz.

Soldan sağa: Çetinkaya (RK üyesi), Ardıyok (ACTECON), Bilge (İşletme Finans Dergisi), Ilıcak (ACTECON)

Rekabet Kurumu’nun kestiği 72 Milyonluk cezanın yankıları devam ederken, bankacılar, muhtemel cezanın çok daha ses getireceği tahmin edilen yeni bir soruşturmayla karşı karşıya. Bu noktada akla gelen sorulardan biri ise: Ekonomik krizin etkisiyle Avrupa’da regülasyonlar yeniden yapılandırılırken, bu sektör Türkiye’de farklı kurallara tabi değil mi, ya da olması gerekir mi?

Konunun uzmanlarının bu belirsizliğe netlik kazandırarak mevcut rekabet soruşturması ekseninde değerlendirmelerini paylaşmak üzere “Bankacılık Sektöründe Rekabet Hukuku Uygulaması” adlı konferansta buluşacağını duyurmuştuk.

İşte konferanstan izlenimler…

Bankacılıkta rekabet konusu, hem konuşmacıların sektöre ve kurallara yönelik bilgi ve tecrübeleri, hem de katılımcıların sunumlar süresince ve soru-cevap seanslarında gösterdikleri ilgiyle, ICC ev sahipliğinde 19 Aralıkta gerçekleştirilen sempozyumda canlandı. Bir yanda büyük ve önemli bir sektör olarak bankacılık, aynı derecede önemli fakat hızını sert bir başlangıçla alan rekabet uygulamasıyla karşı karşıya gelince, elbette, konunun hem uygulamacıları hem de yaptırım yönündeki Rekabet Kurumu tarafından ele alınmasını gerektiriyordu. Sunum sahipleri ise, ACTECON ortaklarından eski Rekabet Kurumu uzmanları Ali ILICAK ve Şahin ARDIYOK, Rekabet Kurulu Üyesi Murat ÇETİNKAYA, Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nden Dr. Fuat OĞUZ ve İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Av. İsmail ALTAY’dı.

Katılımın oldukça yüksek olduğu konferansta, başta uygulamacı rekabet danışmanları olmak üzere, özellikle Rekabet Kurumu’nun açtığı soruşturmaya tabi bankalardan temsilciler ile iktisat dünyasından akademisyenler, soru ve sorunlarını paylaşma fırsatı buldu. Kuralların sunum sahipleri tarafından etraflıca ortaya konulmasının ardından, Rekabet Kurulu Üyesi Murat ÇETİNKAYA mevcut bankacılık soruşturmasını ele aldı. Sunumda, Kurul’un bankacılık kararına ilişkin soru işaretleri giderilirken, katılımcılar da yeni soruşturmaya ve devam eden sürece ilişkin ÇETİNKAYA’nın kişisel görüşlerini alma fırsatı buldu. Bu noktada bankaların savunma sürecinin devam ettiğini belirten ÇETİNKAYA, bu soruşturmaların Rekabet Kurumu’nun bankacılık sektörüne ilk adımları olduğunu hatırlattı.

İktisat-İşletme-Finans Dergisi sahibi iktisatçı Ali BİLGE’nin moderatörlüğünde gerçekleştirilen konferansta, eski Rekabet Kurumu Uzmanı Ortaklarımızdan Ali ILICAK ve Şahin ARDIYOK “Bankacılık Sektöründe Regülasyon ve Rekabet Kuralları” başlıklı sunumlarıyla, konunun dayanağı ile sektöre özgü tecrübelerini paylaştı. Banka temsilcileri ve finansal danışmanların sorularını yanıtlayan ILICAK ve ARDIYOK, uluslararası gelişmelere paralel şekilde bankacılığa yönelik şekillenen regülasyonlar ile otorite kararları ve bunların Türkiye’deki soruşturmalara etkisini inceledi.

Şahin ARDIYOK ve Ali ILICAK tarafından yapılan sunuma göz atmayı unutmayın.

Actecon’dan Rekabet’in Özel Hukuk Alanına Etkileri Konulu Tebliğ

Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un Özel Hukuk Alanındaki Sonuçları: Sorunlar ve Çözüm Önerileri” başlıklı sempozyum.

Rekabet Kurumu ve İstanbul Bilgi Üniversitesi işbirliğiyle düzenlenen “Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un Özel Hukuk Alanındaki Sonuçları: Sorunlar ve Çözüm Önerileri” başlıklı sempozyum 17 Haziran 2011 tarihinde Bilgi
Üniversitesi’nde gerçekleştirilecek. ACTECON danışmanlarından Hilal Utku, Seda Deniz ve Belit Polat’ın “Rekabet Hukukunda Haksız Fiil Sorumluluğu ve Tazminat Davalarında Usul Sorunları” başlıklı tebliği sunacağı sempozyumda ayrıca şirket ortaklarımızdan Şahin Ardıyok ve Ali Ilıcak “Rekabet Kurulu Kararlarının Ampirik Analizi: Tazminat Davalarına Katkısı” konulu bir sunum gerçekleştirecek. Sempozyumda sunulacak tebliğ ile rekabet hukuku ihlallerinin özel hukuk mahkemeleri nezdinde konu edilebilmesinin koşulları, davacı sıfatı, zamanaşımı gibi bazı usul soruları ele alınacak.