Dünyadaki Gelişmeler Işığında Türk Rekabet Hukuku Uygulaması Semineri

24 Mart 2017 tarihinde, Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği tarafından “Dünyadaki Gelişmeler Işığında Türk Rekabet Hukuku Uygulaması Semineri” gerçekleşecek.

24 Mart 2017 tarihinde, Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği tarafından “Dünyadaki Gelişmeler Işığında Türk Rekabet Hukuku Uygulaması Semineri” gerçekleşecek.

Rekabet hukuku hakkında genel bilgiler ile dünyada ve Türkiye’de rekabet hukuku alanında gerçekleşen son dönem gelişmelerinin ele alınacağı “Dünyadaki Gelişmeler Işığında Türk Rekabet Hukuku Uygulaması Semineri”, 24 Mart 2017 Cuma günü 14:00-16:30 saatleri arasında gerçekleşecek. Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği tarafından düzenlenen etkinlikte, Balcıoğlu Selçuk Akman Keki Avukatlık Ortaklığı’nın Regülasyon ve Rekabet Departmanı Başkanı Av.Şahin Ardıyok ve iktisatçı Yrd. Doç. Dr. Emin Köksal konuşmacı olarak yer alacak.

Seminerde, öncelikle temel rekabet hukuku kurallarına değinilecek, ardından “ABD Rekabet Hukuku Uygulaması”, “Mehaz AB ve Üye Ülkelerde Son Dönem Gelişmeler” ve “Uluslararası Kuruluşlar ve Rekabet Hukuku” başlıklarından bahsedilecek. Son olarak, Türkiye’de rekabet hukukunda son dönem gelişmeler masaya yatırılacak. Etkinlik, soru-cevap ve tartışma bölümüyle son bulacak.

24 Mart 2017 tarihinde 14:00 – 16:30 saatleri arasında Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği’nde gerçekleşecek seminere katılım için  csavuran@tspb.org.tr e-posta adresine 23 Mart 2017 Perşembe akşamına kadar katılım talebinin iletilmesi gerekiyor.

Seminerle ilgili diğer detaylar için aşağıdaki görseli inceleyebilirsiniz:

Av. Şahin Ardıyok, Riyad’da gerçekleşen rekabet hukuku etkinliğinde konuştu

Av. Şahin Ardıyok, Riyad’da gerçekleşen rekabet hukuku etkinliğinde konuştu

Balcıoğlu Selçuk Akman Keki Avukatlık Ortaklığı’nın Rekabet ve Regülasyon Departmanı Başkanı Av. Şahin Ardıyok, 5 Şubat Pazar günü Suudi Arabistan’ın Riyad kentinde Riyad Amerikan İş Topluluğu (American Business Group of Riyadh) tarafından düzenlenen etkinlikte “Suudi Rekabet Hukukunun Karşılaştırmalı Analizi ve Rekabet Uyum Programı” başlıklı programı sundu.
img_5791Riyad’daki Rotana Hotel’de gerçekleştirilen kahvaltılı etkinlik, global hukuk firması Dentons ve yerel hukuk firması Wael A Alissa’nın desteğiyle gerçekleştirildi.

Program, rekabetin serbest piyasada niçin elzem olduğunun vurgusu, Suudi Rekabet Hukuku’nun AB ve Türkiye uygulamaları ile karşılaştırmalı analizi ve rekabet uyum programının tanıtılması ile birlikte Suudi Arabistan rekabet hukukundaki son gelişmeleri konu edindi. Katılımcılar arasında çeşitli sektörlerden ABGR üyesi şirketlerden yöneticiler ve hukuk müşavirlerinin yanı sıra Suudi Arabistan’ın önde gelen yerel ve uluslararası hukuk bürolarından çok sayıda avukat yer aldı.

Katılımcılar, Şahin Ardıyok’un bu alanda yirmi yılı aşkın tecrübelerinden yararlanarak hem yerel hem de küresel perspektiften rekabet uyumunu sağlamak ve aynı zamanda riskleri azaltmak için neler yapabileceklerini dinlediler ve Suudi Rekabet Hukukunu uluslararası en iyi uygulamalarla kıyaslama imkânını buldular.

Hatırlayacağınız üzere, Suudi Arabistan’da bir hayli yeni olan rekabet hukuku, uygulamaya girdiğinde önemli sorunları beraberinde getirmişti. Bu sancılı süreçte, firmaların yaptırımlardan çekinerek kurallara uyum sağlamaya çalışmaları esnasında, Av. Şahin Ardıyok ve ekibi önemli rol oynamış, sorunları uluslararası uygulamayla karşılaştırmalı olarak inceleyen akademik çalışmalar yapmışlardı.

Sertifikalı Rekabet Hukuku Programı

6. Dönem sertifikalı rekabet hukuku programı başlıyor

Rekabet Kurumu’nun da desteğiyle Bilgi Üniversitesi Rekabet Hukuku ve Politikası Uygulama ve Araştırma Merkezi (RHM) tarafından düzenlenen Rekabet Hukuku Sertifika Programı altıncı senesine giriyor.

İstanbul Bilgi Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren RHM bu sene, sertifika programının altıncısını düzenlemeye hazırlanıyor. Program, 22 Ekim – 3 Aralık 2016 tarihleri arasında rekabet hukuku ve uygulamasına ilişkin düzenlenecek eğitimlerde alanında uzman uygulayıcı ve akademisyenleri ağırlayacak.

Haftada bir gün olmak üzere 15 modülden oluşan program dahilinde incelenecek konulardan bazıları şöyle: rekabet ekonomisi, yatay anlaşmalar, telekom ve enerji piyasasında rekabet, ayrımcı uygulamalar, yıkıcı fiyatlama, indirim sistemleri ve mal vermeyi reddetme. Sertifika Programı kapsamında eski Rekabet Kurumu Uzmanı ve Balcıoğlu Selçuk Akman Keki Avukatlık Ortaklığı Kıdemli Ortaklarından Av. Şahin Ardıyok, 12 Kasım 2016 tarihinde Yıkıcı Fiyatlandırma, Fiyat Sıkıştırması ve İndirim Sistemleri hakkında bilgi ve deneyimlerini paylaşacak.

Avukat, danışmanlar ve Kurum uzmanları tarafından verilecek modüller, rekabet hukuku ve regülasyon alanında uzmanlaşmayı amaçlayan katılımcılarını bekliyor.

Program hakkında ayrıntılı bilgi almak için https://rhm.bilgi.edu.tr/tr/sayfa/iletisim-13/ adresini ziyaret edebilir veya rhm@bilgi.edu.tr adresine mail atabilirsiniz.

mailing_brosur_

“Yapısal Sorunlar Perspektifinden Verimlilik ve Gıda Enflasyonu” konferansından notlar

Gülce Korkmaz, konferansa dair notlarını paylaşıyor.

TÜSİAD tarafından düzenlenen “Yapısal Sorunlar Perspektifinden Verimlilik ve Gıda Enflasyonu” Konferansı 28 Eylül 2016 tarihinde, İstanbul’da gerçekleştirildi.

_13a5099Konferansta, TÜSİAD tarafından yayınlanan “Yapısal Sorunlar Perspektifinden Gıda Enflasyonu” raporunun lansmanı yapıldı ve gıda ve tarım sektöründe enflasyona yol açan yapısal sorunlar masaya yatırıldı.

Tekfen Tower’da gerçekleşen konferansın açılış konuşmalarını ise, T.C. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk ÇELİK ve TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Cansen BAŞARAN-SYMES yaptı. Ardından, Balcıoğlu Selçuk Akman Keki Avukatlık Ortaklığı Kıdemli Ortağı ve Bilkent Üniversitesi Öğretim Görevlisi Şahin ARDIYOK ile TÜSİAD Yönetim Kurulu Üyesi Metin AKMAN  “TÜSİAD Çalışmaları Hangi Yapısal Sorunlara Dikkat Çekiyor?” başlıklı bir konuşma yaptı.

Ardıyok ve Akman, konuşmalarında yapısal sorunların neler olduğu, verimlilikle ilişkisi, gıda fiyatlarının artmasının yapısal sorunlarla bağlantısı konularının üstünde durdu. Ayrıca, yapısal sorunların çözümünde önceliklendirme ve TÜSİAD çalışma grubunun bundan sonra üzerinde çalışması gereken konular hususunda da Akman, Ardıyok’a sorular yöneltti.

Ayrıca, konferansta “Gıda, İçecek ve Tarım Sektöründe Yapısal Sorunlar Perspektifinden Verimlilik ve Gıda Enflasyonu” paneli gerçekleştirildi ve Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü Türkiye Temsilcisi Yuriko SHOJİ, TED Üniversitesi İktisadi İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Erol ÇAKMAK, Kalkınma Bakanlığı Tarım Dairesi Başkanı Dr. Taylan KIYMAZ, SÜTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem YILMAZ ve Ekonomi Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Vekili Hüsnü DİLEMRE bu panele konuşmacı olarak katıldı.

Lansmanı yapılan “Yapısal Sorunlar Perspektifinden Gıda Enflasyonu” raporunda, Türkiye’de gıda fiyatları enflasyonunun nedenlerine ilişkin tespitler yapılıyor ve bu tespitler ampirik analizlerle destekleniyor. Raporda,  gıda fiyatları enflasyonuna ilişkin bakış açısı makroekonomi ve para politikası ekseninden çıkartılarak gıda, içecek ve tarım sektörlerinde yaşanan yapısal sorunlara odaklanılıyor. Raporda Türkiye’de gıda fiyatları enflasyonunun nedenlerine ilişkin tespitler oluşturulurken kısa ve orta/uzun vadeye yayılmış politika önerileri geliştirilmesi amaçlanmakta.

Konferansla ilgili daha detaylı bilgiler ve TÜSİAD’ın raporuna buradan ulaşılabilir.

 

Yapısal Sorunlar Perspektifinden Verimlilik ve Gıda Enflasyonu Konferansı

28 Eylül 2016 tarihinde TÜSİAD tarafından, “Yapısal Sorunlar Perspektifinden Verimlilik ve Gıda Enflasyonu Konferansı” gerçekleştirilecek.

28 Eylül 2016 tarihinde TÜSİAD tarafından, “Yapısal Sorunlar Perspektifinden Verimlilik ve Gıda Enflasyonu Konferansı” gerçekleştirilecek.

“Yapısal Sorunlar Perspektifinden Verimlilik ve Gıda Enflasyonu Konferansı”, gıda enflasyonunun sektördeki yapısal sorunlarla bağlantısı üzerine yoğunlaşacak. Konferansta; gıda fiyatlarının neden arttığı, enflasyondaki artışın gıda sektöründeki fiyat artışıyla açıklanıp açıklanamayacağı, gıda sektörünün üretim verimliliğini etkileyen faktörlerin neler olduğu gibi sorulara cevaplar aranacak ve gıda, tarım ve içecek sektörünün yapısal sorunları ile çözüm önerileri üzerinde durulacak.

Etkinlikte, Balcıoğlu Selçuk Akman Keki Avukatlık Ortaklığı’ndan Rekabet ve Regülasyon Birimi Başkanı Kıdemli Ortak Avukat Şahin Ardıyok konuşmacı olarak yer alacak. TÜSİAD Yönetim Kurulu Üyesi Metin Akman’la birlikte gerçekleştirilecek konuşmada, Ardıyok “TÜSİAD Çalışmaları Hangi Yapısal Sorunlara Dikkat Çekiyor?” başlığı altında, Metin Akman’ın sorularına yanıt verecek.

Açılış konuşmalarının T.C. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik ve TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Cansen Başaran-Symes tarafından yapılacağı etkinlik, 28 Eylül 2016 tarihinde Tekfen Tower’da gerçekleşecek. Konferansla ilgili detaylı bilgiye buradan ulaşılabilir. Konferansın programı ise şu şekilde:

blog-foto2

 

 

 

 

 

 

 

 

Mobil operatörlerin OTT’ler ile mücadelesinde şebeke tarafsızlığı ve rekabet hukuku

Şebeke tarafsızlığı konusunu, dünyadan ve Türkiye’den örneklerle Emin Köksal anlatıyor.

Son yıllarda internet ile ilgili tartışmaların merkezinde bulunan şebeke tarafsızlığı konusu, mobil iletişim hizmetleri için kritik bir öneme sahip. Zira, bir çok mobil operatör kendi  sundukları hizmetlerinin ikamesi haline gelen, Whatsapp, Skype, Viber gibi over–the-top (OTT) uygulamalarının, gelirleri üzerindeki etkisini çeşitli trafik yönetimi uygulamalarıyla azaltma eğiliminde. Yakın geçmişte, ABD ve AB’de yasallaşan şebeke tarafsızlığı düzenlemeleri, mobil operatörlerin şebekeleri üzerinden geçen trafiği yönetme kabiliyetlerini büyük ölçüde kısıtlasa da, rekabet hukuku ihlallerine dair riskleri  ortadan kaldırmış değil.

appsBurada sadece kısa bir özetini sunacağımız bir çalışmada, mobil hizmetlerde şebeke tarafsızlığı ve trafik yönetimi uygulamalarını  rekabet hukuku çerçevesinde ele aldık. Henüz Türkiye için somut bir şebeke tarafsızlığı düzenlemesi söz konusu olmasa da, yaptığımız çalışmada, ABD ve özellikle AB uygulamalarının takip edileceğini varsaydık. Mobil işletmecilerin tek taraflı veya içerik sağlayıcılar ile birlikte girişebilecekleri eylemleri, Rekabet Kanunu’nun 4. ve 6. maddeleri çerçevesinde değerlendirmeye çalıştık.

Mobil işletmeciler ve OTT hizmet sağlayıcıları

İnternetin yaygınlaşması, telekomünikasyon endüstrisini çok hızlı bir şekilde değiştirmiştir. Özellikle, mobil internetteki hızlı yaygınlaşma, o pazardaki tüm oyuncuların rollerinin yeniden tanımlanmasına ve buna bağlı olarak da, pazardaki oyuncuların iş modellerini gözden geçirmelerine sebep olmuştur. 3. ve 4. nesil iletişim teknolojilerine geçilmesi, akıllı telefonların kullanımının artması ve katma değerli hizmetlerin yaygınlaşması, mobil iletişimde değer zincirine farklı halkalar eklemiş, bazı halkaların da işlevini azaltmıştır. Bugün bu durumun en somut kanıtı, çoğunluğu “OTT” olarak nitelendirilen ve mesajlaşma, ses, vb. hizmetleri birçok farklı form ve teknoloji ile kullanıcılara sunan hizmet sağlayıcıların, mobil işletmecilerin mevcut iş modellerini tehdit ediyor olmasıdır.

OTT’ler, hem ülkenin hem de mobil iletişim endüstrisinin gelişmişlik düzeyine göre, mobil işletmecileri belli bir sırayı takip eden süreçler ile etkilemektedir. Örneğin geçtiğimiz yıllarda ABD, Japonya ve birçok Batı Avrupa ülkesinde ses gelirlerinde büyük düşüşler gerçekleşmiştir. Mesaj gelirleri ise, İtalya ve İspanya gibi güney Avrupa ülkelerinde azalmaya başlarken, İngiltere, Fransa ve ABD gibi ülkelerde mesaj gelirlerindeki azalış belli bir doygunluğa ulaşıp ivmesini yitirmiştir. Oysa, gelişmekte olan birçok ülkede penetrasyon oranlarının göreceli olarak düşük seviyelerde olması fakat artan bir trend izlemesi, bahsedilen gelir kalemlerinde hala artış olduğunu göstermektedir. Bu noktada, şöyle bir tespit yapmak yerinde olur: Penetrasyon seviyesinin doygunluğa erişmesi ve daha çok veri taşıyabilen mobil teknolojilerinin yaygınlaşması ile birlikte, mobil işletmecilerin önce mesajlaşma hizmetlerinden, sonrasında ise ses hizmetlerinden elde ettikleri gelirlerde belirgin düşüşler yaşanmaktadır.  Penetrasyon seviyesinin henüz doygunluktan uzak olduğu ülkelerde, bu süreç ötelenmiş gibi gözükse de, 4. nesil mobil teknolojilerin yaygınlaşmasının süreci hızlandırması muhtemeldir.

Türkiye’deki durum

Türkiye’deki mobil iletişim pazarına bakıldığında, mobil işletmecilerinin ses ve mesajlaşma hizmetlerini sağlama rolünün giderek azaldığını, mobil internet hizmetleri sağlama rolünün ise  hızla ön plana çıktığını görmekteyiz. Zira, 2008 yılında gelirlerinin %80’ini ses, %1,26’sını veri hizmetlerinden elde edilen işletmeciler, 2015 yılı üçüncü çeyreği itibariyle bu gelirlerin %52’sini ses, %35’ini ise veri hizmetlerinden elde eder hale gelmiştir. 2008 ile 2015 arasında gelir yapısında yaşanan bu dramatik değişimin, önümüzdeki dönemde de 4. nesil mobil iletişim teknolojisine geçilmesi ve OTT hizmetlerinin yaygınlaşmasıyla devam etmesi beklenmektedir.

Yukardaki açıklamalar dikkate alındığında, hem Türkiye’de hem de diğer ülkelerdeki mobil işletmecilerinin yakın zamanda yeni iş modelleri geliştirmek zorunda kalacağı aşikardır. Söz konusu bu yeni iş modellerinin ise, rekabet hukuku sorunlarına yol açması ve yeni yasal düzenlemeler gerektirmesi muhtemeldir.

Gelişmiş ülkelere kıyasla Türkiye’nin yukarıda bahsettiğimiz süreçleri daha  geriden takip etmesi, bizlere diğer ülkelerin deneyimlerden yararlanma fırsatı tanımaktadır. Burada özetini sunduğumuz çalışma, bahsedilen bu fırsatın değerlendirmesine katkı yapmak amacıyla kaleme alınmıştır. Çalışmada, diğer ülkelerin bilgi ve deneyimleri rekabet hukuku kuralları çerçevesinde ele alınmıştır. Bu dönüşümde kilit rol oynayan ve birbirleriyle ilintili iki mesele, şebeke tarafsızlığı ve trafik yönetimi, mobil hizmetlerin sunulduğu pazarın doğası dikkate alınarak, uygulamaya ışık tutacak bir şekilde incelenmiştir.

Şebeke tarafsızlığı düzenlemelerine rağmen devam eden rekabet ihlali riskleri

İşletmecilerin veri trafiğini yönetme kabiliyetlerinin kısıtlanmasını öngören şebeke tarafsızlığı düzenlemeleri, 2000’li yılların ortalarından itibaren hararetli bir şekilde tartışılmaktadır. Tartışmanın farklı taraflarının savunduğu fikirler keskin bir şekilde birbirinden ayrılsa da, 2015 yılında, küresel olarak iletişim endüstrisini etkileme kapasitesine sahip iki coğrafyada (ABD ve AB’de), mobil iletişimi de içine alan şebeke tarafsızlığına dair düzenlemeler yasallaşmıştır. Söz konusu öncül düzenlemeler, bir yandan şebeke işletmecilerinin engelleme veya yavaşlatma gibi dışlayıcı faaliyetlerini yasaklarken, diğer yandan da belirli ölçülerde veri trafiğini yönetmelerine imkan tanımaktadır. Bu özelliğiyle söz konusu öncül düzenlemeler, mobil işletmecilerin girişebileceği rekabete aykırı muhtemel eylemleri tamamen engelleyici bir niteliğe sahip değildir.

Çalışmada, işletmecilerin faaliyet gösterdiği pazarın çift taraflı olma özelliği de dikkate alınarak, mevcut şebeke tarafsızlığı kuralları ve mobil işletmecilerin uygulaması muhtemel trafik yönetimi faaliyetleri düşünülerek bir analiz yapılmaya çalışılmıştır. Her ne kadar henüz Türkiye’de şebeke tarafsızlığına dair açık bir düzenleme yoksa da, Türkiye’deki düzenleyici kurumun AB’deki uygulamaları izleyeceği öngörüsü dikkate alınmıştır. Analiz, (1) mobil işletmecilerinin olası tek taraflı rekabeti kısıtlayıcı faaliyetlerini ve (2) OTT hizmet sağlayıcıları ile girişebilecekleri dikey anlaşmaları dikkate alarak , Rekabet Kanunu’nun 4. ve 6. maddeleri çerçevesinde yapılmıştır. Analiz boyunca, mobil işletmecilerin belirlenen pazarlarda hangi iktisadi amaçlarla, nasıl etkiler yaratabileceği ortaya koyulmuştur.

Varılan sonuçlardan ilki, faaliyet gösterilen pazarın çift taraflı olması sebebiyle, mobil işletmecilerin tek taraflı eylemler (engelleme, zorlaştırma, ilave ücret talep etme vs.) yoluyla, kullanımı yaygın olan OTT’lerin faaliyetlerini zorlaştırılmasının mümkün olmadığı yönündedir. Ancak, tüm mobil işletmeciler beraber hareket ettiği takdirde bu gibi eylemlerin başarıya ulaşma ihtimali vardır. Fakat, teşebbüslerin ortak bir uzlaşı çerçevesinde bu gibi eylemlerde bulunması Rekabet Kanunu’nun 4. maddesinin ihlali anlamına gelecektir.

Çalışmada sunulan ikinci sonuç, yakın gelecekte, özellikle yüksek hizmet kalitesi gerektiren OTT hizmetleri bakımından, işletmeciler ile hizmet sağlayıcılar arasında önceliklendirme ve diğer bazı trafik yönetimi hizmetlerine ilişkin tedarik anlaşmaları akdedilmesine işaret etmektedir. Bu tür anlaşmalar, pazar gücüne sahip işletmeciler ve/veya OTT hizmet sağlayıcıları açısından rakiplerini dışlamak suretiyle kötüye kullanıma dair önemli riskler barındırmaktadır.

Çalışmanın tam metni için buraya tıklayınız.

Emin Köksal
EminKoksal.com
@EminKoksal


[Photo credit: Flickr]

Avrupa’nın en zayıf internet pazarına sahip olmak bir kader midir?

Telekomünikasyon alanındaki serbestleşmenin üzerinden 10 yıldan fazla bir zaman geçmesine rağmen, Türkiye’deki genişbant internet pazarı hala Avrupa’daki en düşük penetrasyon oranına ve görece en az rekabete sahip olan pazar konumunda. Av. Şahin Ardıyok ile birlikte yeni yayınladığımız bir makalede, genişbant internet pazarındaki bu zayıf performansı derinlemesine incelemeye çalıştık.

@ internetMakalede önemle üzerinde durduğumuz konulardan biri, hizmet-bazlı rekabetin önündeki kurumsal engeller oldu. Hizmet-bazlı rekabeti gözeten düzenleyici politikaların ve stratejilerin uyumsuzluğunu özellikle vurgulamaya çalıştık. Pazarda rekabetin tesis edilmesi için uygulanmaya çalışılan ve yerleşik operatörün şebekesinin adım adım diğer operatörlere açılması prensibine dayanan “yatırım merdiveni” yaklaşımının önündeki siyasi, bürokratik ve kurumsal kısıtlamaları sıraladık.

Nerdeyse 10 yıllık bir sürenin, etkin bir düzenleyici politika olmadan, sadece yerleşik operatörün şebekesini diğer internet servis sağlayıcılara açmaya çalışmakla geçtiğini ortaya koyduk. Sonuç olarak, yapılanların ya da yapılamayanların sadece hizmet-bazlı rekabeti başarısız kılmakla kalmadığını, aynı zamanda şebeke-bazlı rekabeti de geciktirdiğini gördük.

Fakat, son dönemde Türkiye’de genişbant internet pazarında, özellikle fiber ekseninde meydana gelen gelişmelerin şebeke-bazlı rekabetin başlangıcına işaret ettiği de gözümüzden kaçmadı. Makalede bu tür bir rekabetin tesis edilmesine dair potansiyeli ve engelleri de ele almaya çalıştık. Pazar koşullarının ve bu alandaki düzenleyici politikaların detaylı bir analizi sonucunda, şebeke-bazlı rekabeti harekete geçirebilecek politika önerilerini ve etkili olabilecek faktörleri sıraladık.

Aşağıda tam referansını verdiğimiz makaleyi e-posta yoluyla bizlerden isteyebilirsiniz.

Şahin Ardıyok, SArdiyok@baseak.com; Emin Köksal, emin.koksal@eas.bau.edu.tr

Köksal, E., & Ardıyok, S. (2015). Reviewing regulatory policy for broadband in Turkey: The failure of service-based competition and the prospect of facility-based competition. Competition and Regulation in Network Industries, 16(4), 354–377.

 

Emin Köksal
EminKoksal.com
@EminKoksal


[Photo credit: Flickr]

Yeni yılda yeni rekabet etkinliği

2015 yılında Türkiye ve dünyadaki rekabet gelişmelerini tartışıyoruz.

2015 yılında rekabet hukukunda Türkiye’de ve dünyada neler yaşandı? Bu sorunun cevabıyla ilgilenenler, 2016’nın ilk etkinliklerinden olan ve Rekabet Derneği arayıcılığıyla Bilkent Üniversitesi’nde gerçekleştirilecek panele katılabilirler. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Emekli Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nurkut İnan’ın oturum başkanlığındki panel 14 Ocak 2016 Perşembe günü 15:00-17:00 saatleri arasında gerçekleştirilecek.

Balcıoğlu Selçuk Akman Keki Avukatlık Ortaklığı Ortaklarından eski Rekabet Kurumu uzmanı Av. Şahin Ardıyok’un da konuşma yapacağı etkinlikte, Türkiye ve dünyadaki rekabet gelişmeleri kapsamında önemli kararlar ve mevzuat değişiklikleri ele alınacak.

Etkinliğe katılmak isteyenler daha detaylı bilgiye buradan ulaşabilir.

Sertifikalı rekabet hukuku seminerleri

Rekabet kuralları ve uygulamasının ele alınacağı sertifikalı rekabet hukuku seminerleri başladı. İstanbul Barosu Tüketici Hakları ve Rekabet Hukuku Merkezi ile Bilgi Üniversitesi Rekabet Hukuku ve Politikası Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından birlikte düzenlenen seminer programıyla rekabet rüzgarları Haziran ayına kadar esmeye devam edecek.

Her ay bir adet olmak üzere toplam sekiz seminerin yapılacağı sertifika programı kapsamında, uygulayıcı ve akademisyenlerin yanında, Balcıoğlu Selçuk Akman Keki Avukatlık Ortaklığı Kıdemli Ortağı Av. Şahin Ardıyok,  18 Mart 2016 tarihinde şirket birleşme ve devralma süreçleri ve rekabet hukuku açısından risk içeren işlemler ile taahhüt süreçlerine dair bilgilerle katılımcılara seslenecek.

Kartellerle mücadeleden dikey anlaşmalara, birleşme ve devralma kontrolünden rekabet uyum programlarına kadar hem teori hem de uygulamanın tartışılacağı sertifikalı eğitim seminerleri, rekabet hukuku alanında uzmanlaşmayı dileyen katılımcılarını bekliyor.

Programın detaylarına aşağıdaki fotoğraftan veya buradan ulaşabilirsiniz:

21511REKABET

Bilkent Üniversitesi ekonomi hukuku tezsiz yüksek lisans programı

Türkiye’nin önde gelen hukuk fakültelerinden biri olan Bilkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Ekonomi Hukuku Tezsiz Yüksek Lisans Programı’nda hem akademik hem mesleki açıdan güçlü öğretim kadrosuyla Türkçe ve İngilizce eğitim sunarak hukukçuları ve hukukçu olmayan adayları davet ediyor.

Balcıoğlu Selçuk Akman Keki Avukatlık Ortaklığı’nın ortak avukatlarından Şahin Ardıyok’un “Economic Regulation and Law” ve “Energy Law and Policy” derslerini verdiği ve Eylül 2015’te başlayacak olan programa ilişkin  ayrıntılı bilgi vermek amacıyla 30 Mayıs 2015 tarihinde saat 14.00’te Bilkent Üniversitesi Amfiler Binasında bir tanıtım toplantısı yapılacak. Programa hakkında daha detaylı bilgi almak isteyen herkesi tanıtım toplantısına bekliyoruz.

Ekonomi Hukuku yüksek lisans programı müfredatını aşağıda görebilirsiniz.

Bilkent University LL M  in Law  Economics

Avustralya’da rekabet hukuku esintisi

Uluslararası Rekabet Ağı (ICN)’in her yıl gerçekleştirdiği konferans geçtiğimiz hafta Avustralya’nın Sydney kentinde yapıldı. ICN’in kurucu üyelerinden Avustralya Rekabet Otoritesi (ACCC) tarafından düzenlenen konferansa pek çok ülkenin rekabet otoritelerinden temsilciler yanı sıra özel sektörden de pek çok değerli yetkili katıldı. ICN’in çalışma grubu tarafından düzenlenen oturum ve panellerde, kartel ve pişmanlık başvurularından rekabet soruşturmalarında yürütülen etkinlik analizleri ve kullanılan ekonomik analizlere rekabet gündeminde bulunan pek çok konu tartışıldı. Hızlı gelişen pazarlar ve online ortamda karşılaşılan rekabet ihlalleri özelinde panellerin düzenlendiği konferansa Türkiye’den Balcıoğlu Selçuk Akman Keki Avukatlık Ortaklığı ortaklarından Şahin Ardıyok beraberinde 3 temsilci daha konuşmacı olarak katıldı.

Şahin Ardıyok, “Pişmanlık Başvurusu Haricinde Kartel Soruşturmalarında Kullanılan Yöntemler” adlı panelde sunumunu rekabete aykırı anlaşmaların tanımlanmasında ekonomik analizin yeri ve normatif açıdan etkinlik tartışmaları üzerine gerçekleştirdi. Amaç ve delil arasındaki etkinin ve pişmanlık başvurularına bağlı kalmadan elde edilen delillerin ekonomik analizinin önemini irdeleyen Ardıyok, delillerin etkin bir şekilde kullanılmasını sağlamak için şikâyetçilerin şeffaf bir şekilde bilgilendirilerek motive edilmesi gerektiğini, pazarların proaktif ekonomik gereçler ile önceliklendirilmesi gerektiğini dile getirirken ihlallerin belirlenmesi ve soruşturmaların belirli bir yapıya oturtulmasının önemini vurguladı. Ardıyok,  konuşmasında şikâyetler, pazar araştırmaları, pazar gözlemleri, sektör denetlemeleri, içtihat analizleri gibi pişmanlık haricinde delil toplamada etkili olan gereçlerin doğru bir şekilde kullanılmasının pişmanlık başvurularını da tetikleyeceğine değindi.

Etkinlik analizlerinin etkili hale getirilmesinin tartışıldığı panele Rekabet Kurulu’ndan Ali Arıöz ve ACTECON’dan Fevzi Toksoy konuşmacı olarak katılırken ELİG’den Gönenç Gürkaynak da konuşmasında uzlaşma ve pişmanlık başvurularında uluslararası işbirliğini ele aldı.

29 Nisan – 1 Mayıs tarihleri arasında gerçekleşen konferansta rekabet gelişmeleri ve kurallarına yönelik uluslararası işbirliği, ICN’in rekabet otoriteleri, diğer uluslararası kuruluşlar ve özel sektör ile etkileşimi yanı sıra etik kuralları, adillik ilkesinin üstünlüğü, yolsuzluk ile mücadele gibi konular da tartışıldı.

13. Rekabet Hukuku ve İktisadında Güncel Gelişmeler Sempozyumu

Rekabet Kurumu uzmanları, uygulamacılar, akademisyenler ve rekabet hukuku meraklılarını bir araya getiren sempozyum, bu sene İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde yapılıyor.

İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nazım Ekren ve Rekabet Kurumu Başkan Vekili Reşit Gürpınar’ın açılış konuşmalarını yapacakları sempozyumda, rekabet hukuku ve iktisadında Türkiye ve Dünya’daki güncel gelişmeler tartışılacak. Akabinde ise Rekabet Kurumu Mesleki Koordinatörü M. Ömür Paşaoğlu moderatörlüğünde üç ayrı sunum gerçekleşecek.

Balcıoğlu Selçuk Akman Keki Avukatlık Ortaklığı’nın ortak avukatlarından Şahin Ardıyok ile Yrd. Doç. Dr. Emin Köksal ve Barış Yüksel’in ortaklaşa yapacakları sunumda ise çokça tartışılan ve uygulamaya dair hala soru işaretleri uyandıran ‘Telekomünikasyonda Fiyat Sıkıştırmasını Önlemeye Yönelik Yeni İktisadi Araçlar” konusu ele alınacak.

Sempozyum programına buradan ulaşabilirsiniz.

Uygulamalı Rekabet Hukuku Seminerinde bu hafta: Hakim Durumun Kötüye Kullanılması ve Mey İçki Kararı

Bilgi Üniversitesi bünyesinde kurulan Rekabet Hukuku ve Politikası Uygulama ve Araştırma Merkezi, “Uygulamalı Rekabet Hukuku Seminerleri” kapsamında birçok etkinliğe ev sahipliği yapıyor. Bu seminerlerde akademisyenler, uygulamadan avukatlar ve profesyoneller önceden belirlenen güncel bir konu ile ilgili sunum yapıyor ve sunum konusu öğrenciler ve diğer katılımcılar ile tartışılıyor.

Söz konusu seminerlerin bu haftaki ayağında, Balcıoğlu Selçuk Akman Keki Avukatlık Ortaklığı’nın Kıdemli Ortağı Av. Şahin Ardıyok ile Ali Ilıcak “Hakim Durumun Kötüye Kullanılmasında Fetret Devri: Mey İçki Kararı” başlıklı sunumlarını gerçekleştiriyor.

8 Nisan Çarşamba günü Bilgi Üniversitesi Dolapdere Kampüsü Mahkeme Salonu’nda saat 18:30’da gerçekleşecek olan seminere katılmak isteyenlerle görüşmek üzere!adsa