THY’ye aşırı fiyat incelemesi

Rekabet Kurulu, Türk Hava Yolları’nın Almanya-Türkiye hattında aşırı fiyat uyguladığı iddiasını incelediği ön araştırma kararını yayınladı. Başvuruda, THY’nin Köln-İstanbul araşı uçuşlarda çok değişken fiyatlandırmalar yaptığı, normal zamanlarda 200-250 Euro arasında değişen fiyatların yaz aylarında 675 Euro seviyelerine çıktığı, her saat başında fiyatların değiştiği ve yüksek fiyat uyguladığı iddiaları yer alıyor.

business-news_01_temp-1332316790-4f698a76-620x348Rekabet Kurulu, konuyu 6. madde kapsamında inceliyor. Bu çerçevede kanun maddesini ihlal eden bir aşırı fiyatlamadan söz edilebilmesi için teşebbüsün ilgili pazarda hakim durumda olması ve uyguladığı fiyatların aşırı fiyat teşkil etmesi gerektiği ifade ediliyor. Ayrıca kararda aşırı fiyatlandırma, “hakim durumdaki bir teşebbüsün fiyatının sürekli bir biçimde ve önemli ölçüde rekabetçi fiyatın üzerinde olması hali” olarak tanımlanıyor.

Kararda, aşırı fiyatın tespitine yönelik olarak fiyat karşılaştırması ve fiyat-maliyet analizinden oluşan ekonomik değer testi uygulanıyor. Söz konusu testin ilk aşamasında incelemeye konu olan ürünün/hizmetin fiyatının aşırı olup olmadığını tespit etmeye yönelik fiyat-maliyet karşılaştırması yapılırken, ikinci aşamada ise ürünün/hizmetin fiyatının kendi içinde ya da rakip ürünlerin/hizmetlerin fiyatlarına kıyasla aşırı olup olmadığını tespit etmeye yönelik fiyat kıyaslaması yapılıyor.

Kurul ilk aşama ile alakalı olarak havayolu ile yolcu taşımacılığı pazarında faaliyet gösteren teşebbüslerin tek fiyat sistemi yerine merdiven diye tabir edilen bir fiyatlama sistemini kullandığını ifade ediyor. Söz konusu sistemde bilet fiyatlarının aynı uçuş için dahi, biletin alınma zamanı, biletin tarih değişikliği ve iadeye elverişli olup olmaması, ilgili fiyat sınıfının kontenjanı, uçağın doluluk oranı, içerisinde bulunulan sezon, yolculuğun yılbaşı, özel günler, fuar zamanları gibi talebin arttığı zamanlarda olup olmaması, biletin kombine olup olmaması, kombine ise gidiş dönüş şehirlerinin aynı olup olmaması, yolcunun kalacağı gün sayısı gibi arz ve talep koşullarını etkileyen pek çok faktöre göre farklılaşabildiği ifade ediliyor.

Merdiven sisteminin bu özelliklerinden ötürü fiyat-maliyet kıyaslamasına konu edilmek üzere THY’nin Köln-İstanbul hattında uyguladığı tek fiyattan bahsedilmesinin mümkün olmadığı da vurgulanıyor. Bu sebeple havayolu ile yolcu taşımacılığı pazarı açısından, pazarın kendine has özelliklerinden dolayı fiyat-maliyet karşılaştırmasının sağlıklı sonuçlar ortaya çıkarmayacağı belirtiliyor.

Ekonomik değer testinin ikinci aşaması olan fiyat kıyaslamasının, teşebbüsün kendi fiyatlarıyla yapılabileceği gibi, diğer teşebbüslerin fiyatlarıyla da yapılabileceği ifade ediliyor. Bu kapsamda kararda havayolu ile yolcu taşımacılığı pazarının özellikleri göz önünde tutularak, THY’nin Köln-İstanbul hattında gelecek dönemlerde gerçekleştireceği uçuşların fiyat düzeyi, rakibinin aynı dönemdeki fiyatlarıyla karşılaştırılıyor. Bu karşılaştırmada THY ile Pegasus teşebbüslerinin fiyatları incelenmiş ve THY fiyatlarının nispeten daha yüksek olduğu gözleniyor. Ancak söz konusu farklılığın Pegasus firmasının İstanbul Atatürk Havalimanı’nı kullanması ve THY’nin yolculuk esnasında sunduğu ek yeme içme hizmetleri göz önüne alındığında makul olduğu değerlendiriliyor.

Kararda, gidiş-dönüşlü biletlerin ayrıca şikayet edilmesi nedeniyle bu biletlere yönelik detaylı bir incelemeye de yer veriliyor. Ancak gidiş-dönüşlü biletler üzerine yapılan tespitlerde de aşırı fiyat uygulandığını gösteren herhangi bir bulguya rastlanmadığı ifade ediliyor.

THY’ye yeniden soruşturma

THY’ye 2010’da açılan soruşturmada çıkmayan ceza bu sefer çıkar mı? Kurul üyeleri karşı oy yazılarında ne demişti? Pegasus’un pazar şansını ne belirleyecek?
Ali Ilıcak yazıyor.

Önce gaz ve toz vardı…

Dünya Bankası, OECD ve AB Komisyonu gibi uluslararası kuruluşların 90’lar ve 2000’lerde gelişmekte olan ülkelere sürekli vazettikleri bir konu vardı: uluslararası rekabet edebilirlik. Düzgün iş yapın ki mallarınız uluslararası pazarlarda alıcı bulsun. Tabi bu dış mihrakların, onlar daha çok tüketsin diye daha ucuz ürün üretmeyi bize salık vermelerinde şaşıracak bir şey yok. Herkes kendi işine bakarsa Dünya cennet gibi bir şey olur, dememiş miydi ulu bilge?

Bu uluslararası rekabet edebilirlik emek adına konuşanların dilinin kesildiği, çevre kaygılarının ezildiği, devletin sosyal amaçlarla da olsa hiçbir iktisadi işletmenin yönetimi ile uğraşmadığı bir ortamı gerektiriyor. Tabi bunlarla birlikte devlete düşen görevler arasında, sermayenin yatırıma yönelmesini kolaylaştırmak, uluslararası mal ve sermaye  hareketinin önündeki her türlü engeli kaldırmak ve iç piyasada tekel ve kartel oluşumlarını engellemek de bulunuyor. Hadi hepsini anladık da, bu sonuncusundan elin Faiz Lobisi’ne ne?

thy eski filo

Kartel ve tekellerin etkinsizlik yarattığını tartışmaya gerek duymuyorum. Ama neoliberalizm için rekabet politikasının asıl önemi, bizim gibi gelişmekte olan ülkelerin pazarlarına giren yabancı sermayeyi Vietkong’un tuzaklarından korumasıdır. İktidarla çok daha eski ve değişik ilişkiler içine girmiş olan yerli şirketler, başta girdi ve altyapı piyasalarındaki faaliyetleriyle yeni gelen yabancılara cehennemi yaşatabilirler. O yüzden yatırıma başlanacak ülkede etkin bir rekabet politikası sigortadır, candır.

E hadi ama THY’ye ne oldu?

Hikayeyi böyle başından alarak anlattığım için çoğu okuyucuyu yarı yolda kaybettim. Ama bu rekabet politikası ne işe yarar sorusuna değişik açılardan bakılabilmesine yardım ve yataklık etmek hoşuma gidiyor. Zira THY’ye iki yıl önce neden soruşturma açılmadı? Açılmalı mıydı? Bu Kurumun piyasada sağlamakla yükümlü olduğu rekabet nedir? Gibi sorular her kararından sonra davanın farklı taraflarınca tekrar tekrar soruluyor. Bu da normal bir şey.

THY 2010’da Pegasus tarafından şikayet edildi. Pegasus, eski ve devlet ortaklı rakibinin pazarı yüzüne kapattığını iddia etti. Bunun için de bazı yazışmaları delil gösterdi. Bunlar arasında Azerbaycan Havayolları’nın THY ile yaptığı münhasır anlaşma da vardı. THY, Pegasus’un girdiği yüksek kar marjlı Almanya ayaklı hatlarda indirime başlamış, diğer hatlarda fiyat değiştirmemişti. Rekabet Kurulu iddiayı ciddi buldu ve soruşturma açtı. Ancak soruşturma şikayetçinin iddiaları üzerinden değil ama yıkıcı fiyat gibi başka bir konu üzerinden ilerledi. Kurul üyeleri oybirliği ile yıkıcı fiyat iddiasını reddedip THY’ye ceza vermedi.

thy-hostes-kiyafetleri_391698

Ancak 3 üyenin farklı gerekçeleri vardı ve şöyle diyorlardı: “THY Pegasus’u fiyat dışı eylemlerle de dışlıyor olabilir.” Ankara İdare Mahkemesi, Rekabet Kurulu kararını hakim durum, yıkıcı fiyat ve ilgili pazar analizlerinin yeterince yapılmadığı gerekçesiyle bozdu. Rekabet Kurumu Mahkemenin kararını Danıştay’da temyiz etmek yerine yeniden soruşturma açtı. (Hep eleştirecek değilim ya; bu hareketi ile Kurum’un beni ters köşeye yatırıp kalbimi kazandığını söylemeliyim.)

İşte konu bu. Hakim durum soruşturmalarının ortak özelliğidir, verilen karar rekabet politikasının yine yeni yeniden tartışılmasına neden olur.  Yanıt aranılan soru ise: Rekabet Politikası, ne olursa olsun ucuz fiyatlar için midir? Yoksa piyasada serbestçe rekabet etmeyi temin etmek için mi?