Üretimde Verimliliğin Arttırılması Programı’na ilişkin Rekabet Kurumu önerileri

Rekabet Kurumu’nun verimlilik eylem planına dair katkılarını Hakan Demirkan özetledi.

Kalkınma Bakanlığı  “Üretimde Verimliliğin Arttırılması Programı” eylem planına Rekabet Kurumu tarafından ne tür katkıların yapılabileceğine dair yazısını Kurum’a tebliğ etmişti. Söz konusu yazıya dair Kurum açıklamaları  da internet sitesinde yayınlanmıştı.

Bakanlık yazısına ilişkin hazırlanan Kurum görüşünde başlıca iki konuya vurgu yapılıyor. Bunlardan ilki, firmaların rekabet hukuku eğitimi almalarının teşvik edilmesi ile alakalı. Diğer bir eylem planı olarak ise, Kurum tarafından hazırlanan Rekabet Değerlendirmesi Rehberi’nin düzenleme taslağı hazırlayan kamu kuruluşlarına tanıtılması.

İlk eylem planı önerisine ilişkin, firmalara verilecek bazı teşviklerin, rekabet hukuku eğitimi alma veya rekabet hukuku uyum programları edinme koşullarına bağlanabileceği ifade ediliyor. Bu yönde bir uygulamada Rekabet Kurumu’nun eğitim programlarının içeriğinin hazırlanması, Kurum uzmanlarının eğitimlerde görevlendirilmesi noktasında rol oynayabileceği belirtiliyor.

Rekabet Kurumu söz konusu yazıda ikinci eylem planı olarak Rekabet Değerlendirmesi Rehberi’nin kamu kurumlarına tanıtımını öneriyor. Bu çerçevede kamu tarafından yapılacak düzenlemelerde Düzenleyici Etki Analizi yapılacağına değinilerek rekabet değerlendirmesi aşamasında Rekabet Kurumu’na danışılması gerektiği vurgulanıyor. Kurum’un bu fonksiyonu açısından Rekabet Değerlendirmesi Rehberi’nin rekabet üzerinde olumsuz etki doğurma riski bulunan düzenleme ve idari işlemler bakımından genel bir çerçeve sunduğu belirtiliyor. Bu kapsamda Bakanlık tarafından söz konusu rehberin kamu kuruluşlarına tanıtılması bir eylem planı olarak belirlenirse Kurum’un bu rehberin sunuşu noktasında aktif rol alabileceği ifade ediliyor.

Son olarak, Rekabet Kurumu’nun Sanayi Etkileşim Ağı kurulması konusunda “eylemle ilgili kuruluşlar” arasında yer aldığı,  kurulması planlanan Ağ’ın faaliyetlerinde rekabet hukuku ile çelişebilecek uygulamalar bakımından görüş verilebileceği belirtiliyor.

Eşdeğer parça taksak olur mu abi?

Dilara Yeşilyaprak, Türkiye Otomotiv Sektörü Strateji Belgesi ve Eylem Planı’nda 2016’da gerçekleşmesi hedeflenen unsurlar bakımından Rekabet Kurumu’nun rolünü anlatıyor.

Türkiye’de otomotiv sektöründe “eşdeğer parça ucuz ama kalitesi düşük” algısı baskın. Peki neden?  Çünkü eşdeğer yedek parça eksik tanımlanıyor ve “tescilli ürün” olarak nitelendirilmiyor.

otomotiv-yedek-parcaEşdeğer parçaya ilişkin tek düzenleme Rekabet Kurumu’nun 2005/4 Sayılı Motorlu Taşıtlar Sektöründeki Dikey Anlaşmalar ve Uyumlu Eylemlere İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nde yer alıyor. Burada ise yalnızca “eşdeğer kalitede yedek parça, bir motorlu aracın montajında kullanılan parçalarla eşdeğer kalitede olduğu varsa mevzuat gereği aranan mecburi standartlara uygunluğunun üreticisi tarafından belgelendirilmesi gereken parçalardır” açıklaması yer alıyor. Ancak standartları düzenleyen herhangi bir mevzuat yok.

Bu durum bir yandan eşdeğer parça üreticilerden tutun araç sigortası yapan şirketler gibi pek çok sektör paydaşını olumsuz olarak etkilerken diğer yandan satış sonrası pazarda rekabet endişesine yol açıyor. Zira Rekabet Kurumu’nun 2014 yılında yayınladığı Motorlu Taşıtlar Sektör Araştırması Raporu’nda ve sonrasındaki Çalıştaylar’da değerlendirildiği üzere, otomotiv sektöründe her ne kadar satış sonrası pazarının satış pazarından daha karlı olduğu gözlemlense de yedek parça pazarında araç sağlayıcısına bağımlılık yüksek. Başka bir deyişle tüketici “Orijinalden Şaşmam Abi” mantığıyla hareket ediyor.

Peki eşdeğer yedek parça tanımlamasında doldurulması gereken boşluklar nelerden oluşuyor?

  • Eşdeğer parçalarının hangi testlerden geçeceği
  • Testler sonrasında hangi sertifikaların düzenlenmesi gerektiği
  • Söz konusu sertifikaların hangi kurumlara verileceği

2015-2018 Türkiye Otomotiv Sektörü Strateji Belgesi ve Eylem Planı’nda 2016’da gerçekleşmesi hedeflenen unsurlar arasında eşdeğer parça tanımı netleştirilerek ilgili mevzuat değişikliklerinin yapılması” ve “eşdeğer parça tanımının ilgili mevzuat ile uyumlaştırılmasının ve eşdeğer parçanın orijinal yedek parça ile rekabet edebilirliğinin sağlanması” yer alıyor. Türk Standartları Enstitüsü’nün eşdeğer yedek parça tanımındaki boşlukları doldurmakta öncülük edeceğini ve daha sonrasında tanımın uyumlaştırılması ve yan sanayinin markalaşma kabiliyeti ile rekabet gücünü arttırılması adımlarında Rekabet Kurumu’nun da kadraja gireceğini görüyoruz.

2016 yılı eşdeğer yedek parça pazarında bol kazançlara vesile olur inşallah!