Bankalara bir soruşturma da İngiltere’den

Birkaç sene öncesinde Amerika’da bankacılık faaliyetlerine yönelik şikayetlerle patlayan kargaşanın benzeri İngiltere’de mi hissedilecek? Dilara Yeşilyaprak anlatıyor.

İngiltere Rekabet Otoritesi tarafından yayınlanan kamuoyu açıklamasına göre, bankacılık sektörünün önemli noktalarında rekabetin etkisiz kaldığı ve bireysel kullanıcılar ile KOBİ’lerin ihtiyaçlarının karşılanamadığı belirtildi. Üç ay boyunca farklı kurumlara danışılarak sürdürülen çalışmalar sonucunda ise, bankalara soruşturma açılması sonucuna varıldı.

dab1415289370_288_489590395Bu sorunların değerlendirilmesinde, Otorite öncelikle bankacılık pazarını bir karşılaştırmaya tabi tutuyor: Sektör, arama, mesajlaşma, veri kullanma gibi ana hizmetlerinin farklılaşmadığı, ancak geçiş oranının yüksek olduğu ve yenilikçi fiyatlandırma uygulamaları doğrultusunda rekabetçi stratejilerin benimsendiği cep telefonu pazarı ile bir kıyaslama yapılıyor. Yapılan değerlendirmeye göre ise, yeni ve daha küçük boyuttaki bankaların pazara girişi ve büyümesi kısıtlı olmakla beraber pazardaki yoğunlaşmanın özellikle İskoçya ve Kuzey İrlanda’da sorun teşkil ettiği sonucuna varılıyor.

İngiltere genelinde, bireysel bankacılık hesaplarına yönelik pazarın %77’ini, KOBİ bankacılığına yönelik hesap ve kredilerine yönelik pazarın ise %85-%90’ını Royal Bank of Scotland, Llyods, Barclays ve HSBC bankaları oluşturmakta. Yakın zamanda pazara başarılı bir şekilde giriş yapan bankalar arasında yalnızca Metro Bank ve Lylods bankalarının elden çıkarılması sonucu ortaya çıkan TSB bankası bulunması ve bu bankalardan yalnızca Metro Bank’ın KOBİ bankacılığı hizmeti sunması gerçeği karşısında, bankalar arası geçişin düşük seviyede kaldığı eleştirisi karşımıza çıkıyor.

Öte yandan, pazardaki şeffaflık ve özellikle de bireysel kullanıcı hesaplarındaki limit aşımı ücretleri gibi bankalar arası sunulan hizmetlere yönelik farklılıkların hesaplı hizmetlerin seçimini engellediği ileri sürülüyor. Yapılacak soruşturma da, bankacılık sektörüne dair günümüze kadar yapılan araştırmaların bir çıktısını ortaya koyacak şekilde ele alınıyor. Bu doğrultuda Otorite, soruşturma kapsamında Rekabet Komisyonu tarafından 2002 yılında KOBİ bankacılığına yönelik oluşturulan raporların getirdiği yükümlülükleri de inceleme altına alacağını açıklamış durumda. Bankaların KOBİ hesap açma standartlarının kolaylaştırılması, bankalar arası geçişi teşvik edici promosyon çalışmalarının arttırılması gibi konularda yeni davranışsal yükümlükler üstlenmelerinin beklenildiği soruşturmanın, tüm tarafların görüşlerini sunmaları üzerine 2016’ya kadar nihayete ermesi planlanmakta.

‘Büyümek Gerek’

Rekabet Kurumu, Rekabet Raporu’na otobüs işletmeciliğini de dahil etti.

Otobüs ile seyahat edenlerimiz bilir. Otobüs terminallerine adımımızı attığımızda sayıları her geçen gün artan birbirinden renkli panoları altında faaliyetlerini sürdüren işletmeler, müstakbel yolcuları gidilecek yere bilet kesmek için karşılarlar.

Genellikle çoğunun yerel işletmelerin oluşturduğu, aynı  yere giden parmakla sayılamayacak kadar fazla otobüs işletmelerinden birini seçer; hele ki yolcu sayısının az olduğu dönemlerde oturduğumuz koltuğun bitişik koltuğuna çantamızı yerleştirir ve rahat rahat seyahat ederiz. Yazın gelmesiyle beraber ise ellerimizde bavullar otobüs bekleyen kalabalıklar içinde buluveririz kendimizi.

Rekabet Kurumu, aralarına hergün bir yenisi daha eklenen yerel otobüs işletmelerinin yer aldığı, muhakkak her yolcunun mevsimsel yoğunluktan seyahat tarihini ertelemek zorunda kaldığı karayolu yolcu taşımacılığı piyasasını, 2012 Rekabet Raporu’na dahil etti.

Raporda, genel olarak rekabetçi bir yapı arz ettiği tespitine ulaşılan, piyasaya giriş engellerinin düşük olduğu karayolu ile yolcu taşımacılığı hizmetleri piyasasına ilişkin dikkat çekici hususların, arz fazlalığı, arz ve talep arasındaki mevsimsellikten kaynaklanan dengesizlikler ile kayıt dışılık olduğu belirtilmekte.

Piyasanın rekabet sorunlarından arz ve talep dengesindeki mevsimsel değişikliklerin ve piyasadaki arz fazlalığının, firmalar arası fiyat anlaşmaları ile sonuçlanan ciddi fiyat savaşlarına yol açtığı; tahsil edilen ve beyan edilen bilet ücretlerinin farklılaşması şeklinde oluşan kayıt dışılığın, yoğun rekabetin yaşandığı hatlarda rakipleri dışladığı yapılan tespitler arasında.

Rekabetçi bir piyasanın tesisi bakımından, şahıs işletmesi ve bölgesel faaliyet alanında faaliyet gösteren oyuncuların yönetim ve organizasyon yapılarının iyileştirilerek kurumsallaşması ve şirket birleşmesi veya büyüme yoluyla ülke genelinde faaliyet gösteren oyuncu sayısının artması gerekiyor. Ayrıca piyasada atıl kapasitenin ortadan kaldırılması ve faaliyet gösteren teşebbüslerin yeterli ölçeğe ulaşmaları için gerektiğinde işbirlikleri de gerçekleştirilerek teşvik edici düzenlemelerin yapılması gerek.

2011’de Neler Oldu?

Alın size eniyle boyuyla 2011 Rekabet Alamanağı

Zaman çabuk geçmiyor, insan çabuk unutuyor. Halbuki herkes kendi hafızasını düzenli tutsa dünya çok daha güzel bir yer olur. Biz de 2004’ten beri Rekabet Hukuku’nun ‘özel’ hafızasını tutan Kurum olarak üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirdik. Alın size eniyle boyuyla 2011 Rekabet Alamanağı:

Kurum’un rekor para cezaları ve ilginç devralma kararları, ha birleşti birleşecek derken işlemleri suya düşen global şirketler, bir ara Kurum kendini özelleştirmelere mi adadı diye düşündüren işlemler, mevzuat değişiklikleri, rekabet uyum programı…

İşte 2011’in ‘en’leri kıvamında Top  Listesi:

–          En pahalı e-posta: Otomotiv soruşturması sonucunda verilen toplam 270 Milyon TL ceza rekoru halen tazeliğini koruyor.

–          En masraflı dağıtım ağı: Tek teşebbüse verilen 92 Milyon TL ceza da kırılmayan diğer bir rekorla Turkcell’e.

–          En koşulsuz onay: Şok’un Yıldız Holding’e devri için çıkan karar ise beni şoka soktu.

–          En çarpan özelleştirme: Elektrik özelleştirmelerinde büyük başın ağrısı da büyüktü.

–          En çok terletilen sektör: Bankacılık sektörünün soruşturma çilesi bitmedi.

Rekabet Kurumu bu sene 239 devralma işlemine baktı, 54 muafiyet başvurusunu inceledi. Karara bağlanan rekabet ihlali iddiası ise 283; bu sayının yalnızca 9’unda ceza çıktı ve 2011 yılında tüm teşebbüslere toplam 462.862.794,86 TL ceza verildi.

Şimdi Pazarlardan Haberler’e sıcaktan soğuğa doğru bakalım

–          Birleşme&Devralma: 1- Rıdvan Dilmen NTV’den Star TV’ye mi geçti tartışması büyüdü, anlaşıldığı üzere Star TV NTV’ye geçti. 2- Oscar’a daha var derken, Mars-AFM Sinemaları birleşmesinin üstünden aylar geçti. 3- Meyhaneler Diageo’ya emanet edildi. 4- Gazete yayıncılığı pazarına yeni bir oyuncu katıldı. 5- İDO da rüzgara kapıldı. 6- AT&T’nin en iyi avukatları bile planı suya düşmekten kurtaramadı.

–          Rekabet İhlalleri: Cezalar cezalar… 1- Et fiyatlarındaki artış Kurum’un da dikkatini çekti, etçilere ceza geldi. 2- Samsung ve Anadolu Elektronik Kurum’da misafir edildi. 3- Bir başka misafir Efes ve 4- ayrıca diyaliz şirketleriydi. 5- Kargoculara da cezalar eksik olmadı. 6- THY’yi Avrupa soruştururken, Rekabet Kurumu kapattı. 7- Sun Express çareyi pişmanlıkta buldu.

–          Mevzuat Değişikliği: 1- Rekabet Kanunu değişti. 2- ‘Rekabet Kurulu kararlarına hangi makamda itiraz edebilirim?’ sorusunun cevabı değişiyor. 3- Özerk kurumlar Bakanlık denetimine alındı. 4- RTÜK Kanunu medyayı telaşa soktu.

–          Prosedürel: 1- Bilkent koridorlarında tatlı bir telaş başladı. 2- İlaç sektör araştırması nitelik değiştirdi. 3- RK ile BTK buzları eritti. 4- Rekabet Uyum Programları Rekabet Kurulu kararına da konu oldu. 5- AB İlerleme Raporu’nu yayınladı.

Olmazsa olmaz, Bizden Haberler’i yine bizim yorumlarımızla okumak isteyenler için:

İlk kamu-özel ortaklığı projesini tamamladık.

Bankalar ve bankacılık hakkında hiç akla gelmeyenleri seslendirdik.

Konuşmayı sevdik, Baro’da da konuştuk.

Sam Peltzman’i Türkiye’de ağırladık.

Tazminat davaları hakkında Yargıtay üyeleriyle buluştuk, makalemiz yolda.

Haziran sonu malum sınav haftası. Biz de RKS yaptık, rekabet kuralları sınavı yani, hem de şifresiz, ama pek geçen olmadı.

Temmuz ayı geldi, şike iddialarını duymayan kalmadı, tabi farklı bir açıdan da bakmalıydı.

Yaz demişken, ELSA’yı unutmazdık.

Nisan’da Rekabet Kurumu’nda yapılan sözlü savunmada kısa film izledik.

Bir film de biz çektik, üstelik oynadık bile.

Seneye tatsız başlamıştık, ama hayat devam etti. Aileye tam tamına 4 ufaklık katıldı (Sizin nazarınız değmez ama biz yine de fotoğraflarını koymadık). Hatta Evlendik! Bekleriz…

Baro’da Rekabet Hukuku Haftası

İstanbul Barosu, beş ayrı sektöre yönelik beş farklı tam gün boyunca süren konferanslara ev sahipliği yaptı.

Rekabet Kurumu’nun tek soruşturmada kestiği cezanın 280 Milyon TL’ye vardığını çok kez dile getirdik. Bu durum artık, soruşturmaların sıklaştığı sektörlere kuralların farklı uygulanıp uygulanmadığı sorusunun cevaplandırılmasını ve bu kurallarla rekabet yasakları arasındaki ilişkinin belirginleştirilmesini gerektirdi.

Bu amaçla İstanbul Barosu Tüketici Hakları ve Rekabet Hukuku Merkezi, beş ayrı sektöre yönelik beş farklı tam gün boyunca süren konferanslara ev sahipliği yaptı.

İzlenimlerim

Rekabet dünyasından uygulayıcılar, avukatlar, sektör temsilcileri ve akademisyenler, konferansa yoğun katılım gösterdi. Sunum günlerinin en dikkat çekici yönü, çeşitli bürolardan-danışmanlık şirketlerinden uygulayıcıların bir araya gelmiş olması ve her sektöre özgü dosyalarda rol oynayan Rekabet Kurumu Uzmanları ile konuları tartışma fırsatı bulmalarıydı.

1 haftalık kapsamlı programın ilk günü finansal hizmet sektörüne ayrıldı. Bankacılara verilen 72 Milyon TL cezanın üzerinden aylar geçmişken bir soruşturmaya daha tabi tutulan sektör, yeni tanıştığı rekabet kuralları ve soruşturma sürecine yönelik öngörülerle ele alındı. Bu kapsamda, rekabetin olduğu bu endüstride bankaların aldığı riskler tartışılarak kurallar yumuşatılmalı mı sorusuna cevap arandı.

Konferansın ikinci gününde tartışılan konu, çimento,hazır beton ve diğer inşaat malzemeleri sektörüydü. Şu günlerde hem çimento hem de hazır beton soruşturmalarının devam ettiği dikkate alınarak, rekabet kurallarıyla seneler öncesinde tanışan sektör etraflıca incelendi.

Ele alınan konulardan bir diğeri de enerji sektörüydü. EPDK ile Rekabet Kurumu ilişkisine dikkat çekilen bölümde, Kurul’un elektrik dağıtım özelleştirmeleri ile akaryakıt sektöründeki intifa sözleşmelerine yönelik kararları incelendi

Otomotiv sektörü hafta ortasında konferansın en dikkat çeken konularından biri oldu. Yukarıda bahsettiğim 280 Milyon TL cezanın muhatabı olarak şimdilik Kurum tarihine adını yazdıran sektöre yönelik kurallar, Ortaklarımızdan eski Rekabet Kurumu Uzmanı Şahin ARDIYOK ile Kıdemli Danışman Bahadır BALKI’nın savunmanlık verdikleri otomotiv soruşturmasından hareketle detaylandı. Rekabet haftasının son günü ise sağlık, tıbbi, hassas ve optik aletler, tıbbi sarf malzemeleri sektörüne ayrıldı. Ortaklarımızdan eski Rekabet Kurumu Uzmanı ve Bilgi Üniversitesi’nde ‘İlaç Hukuku’ isimli dersi veren, ayrıca Rekabet Kurumu’nun ilaç ihalesi soruşturması ve geçtiğimiz sene tamamlanan diyaliz soruşturması gibi süreçlerde şirketlere savunmanlık hizmetlerine devam eden Ali ILICAK, sektöre yönelik önemli kararları detaylandırdı.

Beş Ayrı Sektöre Özgü Rekabet Hukuku Konferansı

İstanbul Barosu rekabet konferansına hazırlanıyor.

İstanbul Barosu Tüketici Hakları ve Rekabet Hukuku Merkezi, serbest piyasa ekonomisinin anayasasını oluşturan rekabet kurallarının farklı sektörlerde uygulamasına ilişkin son derece kapsamlı bir rekabet konferansına hazırlanıyor.

Günümüzde şirketlerin rekabet kurallarına yönelik bilinci, Rekabet Kurumu’nun 14 yıllık kararlı uygulaması, yabancı sermaye payının artması gibi nedenlerle git gide artıyor. Gerçekten de bu kurallardan bihaber olan şirketler, çalışanlar, meslektaşlar, örneğin Ticaret Kanunu çerçevesinde hukuka uygun işlemin rekabet kurallarına aykırılığı nedeniyle para cezasına çarptırılabileceğini farkında olmayabiliyor. İhlal olmadığı sanılan centilmenlik anlaşmaları, hukuka uygun ama iktisadi etkisi nedeniyle ihlale yol açan uygulamalar bu ihlallere birer örnek. Bu kuralların anlaşılması ve bilincin aratılması amacıyla düzenlenen konferans, konuşmacıların bilgi zenginliği ve beş farklı sektörden katılımcıların katkılarıyla yüksek ses getireceğe benziyor.

Konferans kapsamı ve sektörlerin rekabet geçmişi

Toplamda 5 gün sürecek olan konferansta, her bir günün farklı sektörlere ayrılarak kapsamlıca ele alınması planlanıyor.

Bu sektörlerden Otomotiv Sektörü’ne yönelik seansta, sektörde bu güne dek 19 ayrı markaya danışmanlık veren ACTECON’un Ortaklarından eski Rekabet Kurumu Uzmanı Şahin ARDIYOK ve Kıdemli Danışman Bahadır BALKI tarafından, savunmanlık hizmeti de vermiş oldukları otomotiv soruşturması ve sektör kuralları anlatılacak. Sağlık, Tıbbi, Hassas ve Optik Aletler, Tıbbi Sarf Malzemeleri Sektörü’ne yönelik sunum ise Ortaklarımızdan eski Rekabet Kurumu Uzmanı ve Bilgi Üniversitesi’nde ‘İlaç Hukuku’ isimli dersi veren Ali ILICAK tarafından gerçekleştirilecek. Rekabet Kurumu’nun ilaç ihalesi soruşturması ve geçtiğimiz sene tamamlanan diyaliz soruşturması gibi süreçlerde şirketlere savunmanlık hizmetlerine devam eden ILICAK, konferans kapsamında sektöre yönelik önemli kararları detaylandırılacak.Rekabet Kurumu Uzmanları ve akademisyenlerin tecrübelerini paylaşacağı konferansta, sektör çalışanlarının da tartışmalarla katkıda bulunarak kurallara yönelik belirsizliklerin giderilmesi hedefleniyor.

–          Finansal Hizmet Sektörü: 72 milyon TL cezanın üzerinden henüz aylar geçmişken yeniden rekabet soruşturması başlatılan bankacılık soruşturması ve Rekabet Kurulu kararı üzerinde durulacak.

–          Çimento, Hazır Beton ve Diğer İnşaat Malzemeleri Sektörü: Halihazırda hem çimento hem de hazır beton soruşturmalarının devam ettiği sektöre yönelik soruşturma ve devralma kararları sunuma dahil edilecek.

–          Otomotiv Sektörü: Ortaklarımızdan eski Rekabet Kurumu Uzmanı Şahin ARDIYOK ile Kıdemli Danışman Bahadır BALKI, savunmanlık verdikleri otomotiv soruşturmasından hareketle kuralları anlatacak.

–          Enerji Sektörü: EPDK ile Rekabet Kurumu arasındaki ilişkiye dikkat çekilecek olan bu bölümde, Elektrik Dağıtım Özelleştirmelerine ilişkin kararlar ele alınacak.

–          Sağlık, Tıbbi, Hassas ve Optik Aletler, Tıbbi Sarf Malzemeleri Sektörü: Ortaklarımızdan eski Rekabet Kurumu Uzmanı Ali ILICAK, Kurul’un tıbbi görüntüleme kararı ile tıbbi cihaz soruşturması ekseninde kuralları detaylandıracak.

Kuralların uygulamasında son durum ne?

Rekabet kurallarıyla tanışan hemen hemen herkesin yönelttiği bu sorular, her günü ayrı sektöre özgülenen konferansta cevaplandırılıyor. Hatırlatmak gerekirse, konferansta tartışılacak olan sektörlerde faaliyet gösteren şirketler de dahil olmak üzere birçok şirket, rekabet kurallarıyla, Rekabet Kurumu Uzmanları “tüm e-posta ve evraklarınızı inceleyeceğiz” diyerek habersizce kapılarını çaldığında tanışıyor. Kurum’un son yıllarda art arda başlattığı soruşturmalar, bazen bir çalışanın hatasıyla kelebek etkisi gibi şirket ile yöneticilere uygulanan ve bu sene rekor seviyeye ulaşan cezalar, bu ziyaretlerin sıklaştığını gösteriyor. Nitekim Kurum’un idari para cezaları tek soruşturma başına 280 Milyon TL’ye ulaşmış durumda, ki bu karar da bahsi geçen otomotiv soruşturması.

Konferans programı

16-20 Ocak tarihleri arasında İstanbul Barosu’nda düzenlenecek konferansın her sektör için ayrı ayrı detaylı programlarını tablolarda görebilirsiniz:

Finans: Çimento:

Otomotiv:

Enerji:

Tıbbi Cihaz:

Bankacılıkta Rekabet ve Regülasyon Konferansı

“Bankacılık Sektöründe Rekabet Hukuku Uygulaması” konferansından izlenimlerimiz.

Soldan sağa: Çetinkaya (RK üyesi), Ardıyok (ACTECON), Bilge (İşletme Finans Dergisi), Ilıcak (ACTECON)

Rekabet Kurumu’nun kestiği 72 Milyonluk cezanın yankıları devam ederken, bankacılar, muhtemel cezanın çok daha ses getireceği tahmin edilen yeni bir soruşturmayla karşı karşıya. Bu noktada akla gelen sorulardan biri ise: Ekonomik krizin etkisiyle Avrupa’da regülasyonlar yeniden yapılandırılırken, bu sektör Türkiye’de farklı kurallara tabi değil mi, ya da olması gerekir mi?

Konunun uzmanlarının bu belirsizliğe netlik kazandırarak mevcut rekabet soruşturması ekseninde değerlendirmelerini paylaşmak üzere “Bankacılık Sektöründe Rekabet Hukuku Uygulaması” adlı konferansta buluşacağını duyurmuştuk.

İşte konferanstan izlenimler…

Bankacılıkta rekabet konusu, hem konuşmacıların sektöre ve kurallara yönelik bilgi ve tecrübeleri, hem de katılımcıların sunumlar süresince ve soru-cevap seanslarında gösterdikleri ilgiyle, ICC ev sahipliğinde 19 Aralıkta gerçekleştirilen sempozyumda canlandı. Bir yanda büyük ve önemli bir sektör olarak bankacılık, aynı derecede önemli fakat hızını sert bir başlangıçla alan rekabet uygulamasıyla karşı karşıya gelince, elbette, konunun hem uygulamacıları hem de yaptırım yönündeki Rekabet Kurumu tarafından ele alınmasını gerektiriyordu. Sunum sahipleri ise, ACTECON ortaklarından eski Rekabet Kurumu uzmanları Ali ILICAK ve Şahin ARDIYOK, Rekabet Kurulu Üyesi Murat ÇETİNKAYA, Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nden Dr. Fuat OĞUZ ve İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Av. İsmail ALTAY’dı.

Katılımın oldukça yüksek olduğu konferansta, başta uygulamacı rekabet danışmanları olmak üzere, özellikle Rekabet Kurumu’nun açtığı soruşturmaya tabi bankalardan temsilciler ile iktisat dünyasından akademisyenler, soru ve sorunlarını paylaşma fırsatı buldu. Kuralların sunum sahipleri tarafından etraflıca ortaya konulmasının ardından, Rekabet Kurulu Üyesi Murat ÇETİNKAYA mevcut bankacılık soruşturmasını ele aldı. Sunumda, Kurul’un bankacılık kararına ilişkin soru işaretleri giderilirken, katılımcılar da yeni soruşturmaya ve devam eden sürece ilişkin ÇETİNKAYA’nın kişisel görüşlerini alma fırsatı buldu. Bu noktada bankaların savunma sürecinin devam ettiğini belirten ÇETİNKAYA, bu soruşturmaların Rekabet Kurumu’nun bankacılık sektörüne ilk adımları olduğunu hatırlattı.

İktisat-İşletme-Finans Dergisi sahibi iktisatçı Ali BİLGE’nin moderatörlüğünde gerçekleştirilen konferansta, eski Rekabet Kurumu Uzmanı Ortaklarımızdan Ali ILICAK ve Şahin ARDIYOK “Bankacılık Sektöründe Regülasyon ve Rekabet Kuralları” başlıklı sunumlarıyla, konunun dayanağı ile sektöre özgü tecrübelerini paylaştı. Banka temsilcileri ve finansal danışmanların sorularını yanıtlayan ILICAK ve ARDIYOK, uluslararası gelişmelere paralel şekilde bankacılığa yönelik şekillenen regülasyonlar ile otorite kararları ve bunların Türkiye’deki soruşturmalara etkisini inceledi.

Şahin ARDIYOK ve Ali ILICAK tarafından yapılan sunuma göz atmayı unutmayın.