Gücün Karanlık Tarafı: Google

İlk filmi 1977 yılında gösterime girmiş olan Yıldız Savaşları (Star Wars) serisini herhalde bilmeyen yoktur. Çok basite indirgersek serinin konusunu, kötülüğü temsil eden “Sith”ler ile iyiliğin temsilcisi “Jedi”lar arasında geçen bir güç mücadelesi olarak nitelendirebiliriz. Sith’ler doğuştan kötü olabileceği gibi, daha önce Jedi olan birinin, “gücün karanlık tarafına” (dark side of the force) geçmesiyle birlikte “Sith” olabileceğini de, sinema tarihinin gelmiş geçmiş en kötü karakterlerinden biri olan Darth Vader örneğinden görebiliyoruz. İşte gücün karanlık tarafına geçiş meselesi, bu aralar Google için gündemde. Rekabet Kurumu’nun (RK) geçen yılın son aylarında Google’a verdiği her gün için cirosunun on binde beşi oranındaki idari para cezasının ardından –ki bu cezanın günlük 1.5 Milyon TL’ye denk geldiği ileri sürülmektedir – Google’n Türkiye’den çekilebileceğine dair haberlerin ardı arkası kesilmedi.

Darth Vader Episode 4

Hukuki süreci özetlersek, 2015 yılında Rusya menşeli arama motoru Yandex; Google’n akıllı telefon ve tablet üreticileriyle imzaladığı mobil uygulama dağıtım sözleşmeleri, gelir paylaşımı sözleşmeleri, Android uyumluluk programı ve parçalara ayırmama sözleşmeleri yoluyla hakim durumunu kötüye kullandığı gerekçesiyle RK’ya başvurmuştu. Yandex’e göre Google, Android işletim sistemini kullanmak isteyen üreticilere, Google uygulamalarının, uygulama mağazasının ve hizmetlerinin cihazlarında münhasıran ön yüklenmiş hale getirilmesini şart koşmakta, Google’n arama motorunun bu cihazların ana ekranına yerleştirilmesini sağlamakta, bunun yanında arama motoru reklamlarından veya uygulamalar içerisinde yapılan aramalardan elde edilen gelirden üreticilere pay vermekte, tüm bunların sonucununda da üreticilerce Google’n arama motoru ve uygulamalarının tercih edilmesi nedeniyle Yandex’in arama motoru piyasadan dışlanmaktadır.

Yandex’in başvurusunu değerlendiren RK, Google’n mobil uygulama mağazası ve internet tarayıcıları pazarlarında “önemli bir pazar gücüne” sahip olduğunu tespit etmiş, münhasıran ön yükleme hususunun Google’a tüketicilere ulaşma noktasında rakip uygulama ve hizmet üreticilerinin sahip olamadığı bir dağıtım avantajı sağladığını kabul etmiş, ancak bu durumun tüketicilerin, rakiplerin uygulama ve hizmetlerini de istedikleri gibi cihazlarına indirebilmelerinin önünde bir engel oluşturmadığı sonucuna vararak, Google hakkında soruşturma açılmasına gerek olmadığına karar vermişti. Dosyanın raportörlerinin Google hakkında soruşturma açılmasına yönelik görüş bildirmelerine ek olarak, RK’nın soruşturma açmama kararına karşı iki Kurul üyesi de karşı oy yazısı yazmıştı. Biz de RK’nın soruşturmayı genişletmeyip, yalnızca Google’a üreticilerle olan sözleşmelerinde değişiklik yapmasına yönelik m.9(3) uyarınca görüş yazısı göndermesiyle yetinmesini eleştirmiştik.

Nitekim RK’nın alelacele sayılabilecek bir süre içerisinde (şikayet başvurusundan yalnızca 5 ay sonra) ve üstünkörü gerekçelerle verdiği karar, Yandex’in itirazı üzerine Mart 2017 tarihinde Ankara 5. İdare Mahkemesi tarafından eksik incelemeye dayandığı gerekçesiyle neredeyse külliyen iptal edilmişti. Bunun üzerine RK, Eylül 2018 tarihinde bu sefer oybirliğiyle ve çok daha detaylı araştırmalarla Google’n 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’u ihlal ettiğine karar vermiş ve Google’a 93 Milyon TL idari para cezası vermişti. RK, Google’n lisanslanabilir mobil işletim sistemleri pazarında hakim durumda bulunduğuna, Google arama motorunun varsayılan uygulama olarak atanmasına ve cihazların ana ekranında konumlandırılmasına ve Google Webview bileşeninin ilgili işlev için varsayılan ve tek bileşen olarak atanmasına yönelik uygulamaları suretiyle Google’n hakim durumunu kötüye kullandığına hükmetmişti. Google kararı idari yargıya taşımış, Google’n yürütmeyi durdurma talebi ise Ankara 10. İdare Mahkemesi’nce reddedilmişti.

Search

RK kararının muazzam bir idari para cezası öngörmesine rağmen, Google açısından belki de asıl önem arz eden tarafı Google’a üreticilerle yaptığı sözleşmelerinde değişiklik yapma yükümlülüğü getirmesidir. Zaten Google’n Türkiye’den çekileceğine dair gelişmelerin arka planında da RK’nın, Google’n uygulama ve hizmetlerini pazarlama politikasına yönelik getirdiği bu değişiklikler olduğu görülmektedir. RK; Google’n cihaz üreticileri ile imzaladığı sözleşmelerde yer alan ve Google arama motorunun ana ekranda ayrıcalıklı olarak ön yüklenmesine ve varsayılan arama motoru olarak atanmasına ilişkin hükümlerin, Google Webview bileşeninin varsayılan ve münhasıran uygulama içi internet tarayıcısı olarak yüklenmesine yönelik koşulların ve rakiplere ait arama motorlarının kullanılmayacağına dair yükümlülüklerin, sözleşmelerden çıkarılmasına ve gerekli değişikliklerin yapıldığının 6 ay içerisinde kendisine belgelendirilmesine hükmetmişti.

2018 sonu itibarıyla Google’n dünya çapında elde ettiği gelir 136 Milyar USD’ye ulaşmış durumda. Bunun %70’inden fazlası salt reklam gelirlerinden elde edildi. Yani Google asıl parayı arama motoru ve uygulamaları üzerinden verilen reklam gelirlerinden kazanmakta. Şöyle düşünün, Google arama motoruna herhangi bir para ödemeden arama yapabiliyorsunuz. Google sizin yaptığınız aramaları algoritmalarıyla analiz edip, onlarla bağlantılı anahtar kelimeleri satışa çıkarıyor. Mesela Google arama motoruna “araba almak istiyorum” yazıyorsunuz ve diğer sonuçlara ek olarak, reklam adı altında “Volvo Türkiye Fiyat Listesi” linki karşınıza çıkıyor. Demekki Volvo, bu arama için “Google Ads” üzerinden teklif vermiş ve para ödemiş (arama bazlı reklam). Ayrıca herhangi bir sebeple başka siteleri ziyaret ettiğiniz zaman da sayfanın bir köşesinde, geçmiş aramalarınıza uygun olarak Volvo’ya veya başka bir firmaya ait araçların reklamlarıyla karşılaşabiliyorsunuz (arama bazlı olmayan reklam). Dolayısıyla siz ne kadar çok arama yaptığınızda, Google’a da bir o kadar para kazanmakta. Hâlbuki Yandex’i kullanarak arama yapsaydınız Google reklam geliri elde edemeyecekti.

Google-ve-Yandex’e-Dava-Dosyası-GöndermekKullanıcıların yapacağı aramaların Google arama motoru üzerinden yapılmasını sağlayabilmek için Google, Google arama çubuğunu Android cihazların ana ekranına yerleştiriyor, aynı zamanda varsayılan arama motoru olarak ayarlıyor. Burada bir bağlama yok, yani Yandex’i de kullanmak mümkün, ancak bunun için Yandex’i PlayStore üzerinden ayrıca indirmek gerekiyor. Bununla uğraşmak istemeyen veya bunu yapmayı bilmeyen kullanıcılar da haliyle Google’ı kullanmış oluyor. İşte buna karşı çıkan Yandex, aslında farklı pazarlar olan Android mobil işletim sistemi ile Google uygulamalarını birbirine bağlamak suretiyle Google’n pazar gücünü kötüye kullandığını iddia ediyor. Bu davranış yüzünden Google’n 4054 sayılı Kanunu ihlal ettiğine karar veren RK, aynı zamanda bu uygulamaları sona erdirecek şekilde Google’n sözleşmelerini tadil etmesini zorunlu kıldı. Ancak RK’nın öngördüğü değişikliklerin yapılması, Google’n şu ana kadar benimsediği politika ile dünya çapında yakaladığı ticari başarının ve elde ettiği milyar dolarların tehlikeye girmesi anlamını taşıyor.

Türkiye’den çekilme mevzusu da tam bu noktada karşımıza çıkmakta. Google, Türkiye’deki iş ortaklarına yaptığı bildirimde Android mobil işletim sistemini kullanan cihazlarda Google uygulamalarının kullanımı için 12 Aralık 2019 itibarıyla lisans vermeyeceğini duyurdu. Bu, Türkiye pazarında bu tarihten sonra satışa sunulacak Android işletim sistemli akıllı telefon ve tabletlerde; Google Search, Play Store, Maps, Drive, Gmail, YouTube gibi uygulamaların ön yüklü olarak gelmeyeceği anlamına geliyor. Bu cihazlarda Play Store yer almayacağından, Google uygulamalarının sonradan indirilmesi mümkün değil. Ancak Google servislerinin bu cihazlarda hiç çalışıp çalışmayacağı henüz belli değil. Muhtemelen bu cihazlardaki tarayıcıdan www.google.com adresine tıklanıp Google arama motoru kullanılabilecek, ancak Google hesapları bu siteyle senkronize edilemeyecek (arama geçmişi, yer işaretleri vs. gözükmeyecek). Yine URL’si üzerinden belki Google Maps’e de ulaşılabilecek, ama Google altyapısı kullanarak harita üzerinde bir yer gösteren uygulamaların çalışmama riski bulunmakta (örneğin Burger King uygulaması üzerinden haritadan en yakındaki Burger King restoranı görülemeyecek). Uygulama geliştiricilerinin karşılaşacağı güçlükleri ise saymıyoruz bile.

search-providers

Google bu kararı durduk yere almadı. Yani RK ceza vermeseydi, Google hâlihazırdaki pazarlama stratejisini devam ettirecek ve herhangi bir sorun çıkmayacaktı. Google’n tepkisinin ardından RK’yı suçlayanlar olmuş olabilir. Bunun örneğini diğer meselelerde de görmüştük, örneğin “Ne yani Booking dünyanın her yerinde faaliyet gösteriyor da bir Türkiye’de mi sorun oluyor?” gibi yorumlara rastlamıştık. Ancak hatırlamakta fayda var, RK’nın görevi rekabet ihlallerini soruşturmak ve cezalandırmak. Yani RK işini yapıyor. Burada işi alt üst eden husus Google’n karara tepkisi. Google’a ilk ve tek cezayı Türkiye vermedi. Aynı yöndeki iddialarla AB Komisyonu tarafından Google’a Temmuz 2018 tarihinde 4.34 Milyar Euro para cezası kesilmiş ve Google’n benzer uygulamalarını sona erdirmesine karar verilmişti. Bunun üzerine Google, varsayılan arama motorunu kullanıcıların seçimine bırakan bir uygulama başlattı. Bizler Google’n Türkiye’de de cezayı ödeyeceğini ve pazarlama stratejilerini RK’nın öngördüğü biçimde değiştireceğini düşünürken, Google’dan hiç beklenmeyen bir tepkiye şahit olduk.

Rekabet hukuku tarihçesi bize göstermiştir ki tekeller, sahip oldukları ekonomik güç ile adeta bir siyasi güce ulaşır hale gelebilmektedir. 1890 yılında ABD’de rekabet kanunu kabul edilirken Senatör Sherman’ın yaptığı o unutulmaz konuşma, günümüzde de şartların fazla değişmediğini ortaya koymakta. Bugün Google, tam anlamıyla hâkim durumunu kötüye kullanmaktadır. Google ilgili pazardaki hâkim durumunu sadece Yandex aleyhine değil, Türkiye’deki yerli ya da yabancı tüm akıllı telefon ve tablet üreticilerine karşı kötüye kullanıyor. Android işletim sistemini açık kaynak olarak telefon üreticilerine sunan, birbirinden faydalı ve ücretsiz uygulamalarla tüketicileri cezbeden Google artık o eski Google değil; Google RK ile restleşerek gücün karanlık tarafına geçti! Bazı yazarlarca da ifade edildiği üzere Türkiye’ye karşı Google, “Ben bu şekilde faaliyet gösteriyorum, işine gelmiyorsa senin vatandaşların kaybeder, hizmetlerimden mahrum kalır” mesajı veriyor.

Google Türkiye’den çekilir mi bilinmez. Ancak RK’nın verdiği kararın arkasında durulmalı, sonuçları ne olursa olsun hukuk uygulanmalı, Google’n rekabet hukukunun uygulanmasını doğrudan veya dolaylı olarak engelleyecek girişimlerine taviz verilmemelidir. Google Türkiye’den çekilirse bunun çok ciddi maliyetlerinin olacağı bir gerçek, ancak mesele “ne yani sadece bir Rus arama motoru şikayet etti diye bu kadar engele gerek var mıydı?meselesi değil. Hatta mesele, rekabet hukukunun uygulanması meselesini de aştı; bazı çevrelerce Türkiye’yi “tehdit eden” Google’n, adeta “milli bir mesele” haline geldiği bile dile getirildi. Burada öyle milli duyguları kabartmaya gerek yok belki, ama AB Komisyonu tarafından kendisine kesilen benzer cezayı sorunsuzca ödeyen ve pazarlama stratejisini değiştirmeyi kabul eden Google’n, iş Türkiye’ye gelince bambaşka bir tavra bürünmesi can sıkıcı. AB’de hukuka boyun eğen Google’n, Türkiye’de üreticileri lisans vermemekle tehdit ederek Türkiye ile restleşmesi kabullenilemez. Google’a düşen, gücün aydınlık tarafına dönmesidir.

Bence olay şöyle:

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s