Skandal VW’ni aşıp diğer Almanları da sardı

VW’nin CO2 emisyonlarını gizleyen yazılımının ABD’de ortaya çıkarılması ile başlayan Dizel Skandalı, bütün Alman Otomotiv Sanayi’ni sarmış durumda. Yolsuzlukla başlayan hikaye, VW’nin pişmanlık başvurusu ile birlikte bir kartel dosyasına dönüştü. Alman üreticilerin, yüz yirmi yıl önce geliştirilen dizel teknolojisinde çakılı kalmasına neden olan bu kartelin, çapraşık ilişkiler ağı nedeni ile Başbakan Merkel’in partisi CDU’yu sallama ihtimali de var.

Otomotiv piyasasının canlandığı Yaz ayları bitmeye yüz tuttu ve fakat ne Türkiye’de yerli otomobil sevdası ne de Almanya’da Dizel Skandalı gündemden düşeceğe benzemiyor. İlk konu ile babayiğitler uğraşa dursun, ben size Volkswagen’in, araçlarının yaydığı karbondioksit miktarını yanıltıcı bir şekilde ortaya koyan yazılım kullandığı suçlamasıyla başlayan skandalın Alman kamuoyunu nasıl çalkalandırdığını aktarmak istiyorum. Malum, memlekette gazete ve gazetecilik diye bir şey bırakılmadığından arada bir bu işlere bizlerin el atması gerekiyor.

VW ne yapmıştı?

Pazarlardan Haberler’de skandal ilk patlak verdiğinde yazmıştım: VW’in araçlarına test döneminde, araçlarının çevreye verdiği zararı 35 kat az gösteren ve 4000 km sürüldükten sonra aracın normal performansta –yani havayı muazzam bir biçimde kirleterek çalışmasına neden olan bir yazılım yüklediği ortaya çıkmıştı. VW yönetimi uzun bir süre suçlamaları reddetmiş, ABD’li otoritelerin skandalı kamuoyuna duyurmadan önce şirketten istediği savunmaları geçiştirerek yanıtlamış, sonrasında da pişman olup gereğini yerine getirmek yerine sessizliğe bürünmüştü.

Bu yolsuzluğu ortaya çıkaranın Amerikalı bağımsız bir kuruluş olan ICCT olması nedeni ile, Avrupa’da bunun Alman-Amerikan ticaret savaşında Amerika’nın bir hamlesi olarak görülme eğilimi de vardı. VW’nin yavaştan alan tavrında, bu eğilimi suiistimal etme niyeti olup olmadığını bilemiyorum.

Devam eden aylarda ABD’den davanın seyrini değiştirecek hamleler geldi. Ekim 2016’da VW’nin yöneticilerinden James Robert Liang yanıltıcı yazılımın hazırlanması ve 10 yıldan uzun bir süre kullanılmasında payı olduğunu ABD mahkemesinde kabul etti. Liang, takımı ile birlikte EA 189 adlı dizel motoru geliştirmekle görevliydi. Takımın, Amerikan pazarı için hazırlanan bu motorun ABD’nin Avrupa ülkelerinden daha yüksek olan emisyon gerekliliklerini tutturamayacağını anlayınca bu yazılımı geliştirdiği öne sürülüyor.

Ocak 2017’de VW’nin emisyon uyumu konusundaki en üst yöneticisi Oliver Schmidt’in ABD makamlarını bilerek yanıltmak gibi 11 ayrı suçtan Florida’da tatilini yaparken tutuklandı (Florida’ya daha önce tatile gidenlerin başına gelenleri okumamış olsa gerek). Schmidt, daha büyük cezaları (169 yıl) bertaraf etmek için işbirliği yaptı ve aslında bu işte küçük bir aktör olduğunu, daha üst düzey yöneticilerin oyununa geldiğini söyleyerek 7 yıl hapse mahkum oldu.

Haziran 2017’de ise Almanya’da bulunan 7 VW yetkilisinin daha teslim edilmesine ilişkin bir yargı kararı çıktı (Almanya’nın kendi vatandaşlarını ABD’ye teslim etmeye henüz yanaşmadığını ama muhtemelen iade amacıyla İtalyan asılı bir Audi mühendisini Münih’de tutuklamış olduğunu not düşelim).

VW’nin Wolfsburg’daki merkezi ve iştiraki Audi’nin Münih’deki ofisleri Mart 2017’de Alman polisi taraından arandı. VW’nin şu anda 40 çalışanı Alman otoriteleri tarafından soruşturuluyor. Şirket, bu skandal sonucunda yalnızca ABD’de 4,3 milyarı ceza, gerisi tazminat olmak üzere toplam 22 milyar ABD Doları ödeyerek tarihe geçti.

Ancak işler burada kalmadı ve “VW Skandalı” olmaktan çıkarak “Dizel Skandalı” ismiyle tüm Alman Otomotiv Sanayine yayıldı.

Yarın ve takip eden günlerde Pazarlardan Haberler’de okuyacaklarınız:

Daimler Benz, BMW ve Porsche skandala nasıl dahil oldu?

Alman otomotiv kartelinin olası boyutları

Kartel üyesi şirketleri neler bekliyor?

Türkiye’de ne olmuştu?

Skandal Türkiye’ye sıçrar mı?

Reklamlar