Online satışlara getirilen kısıtlamalar tartışılmaya devam ediyor

AB Adalet Divanı , dağıtıcıların lüks kategorisindeki ürünleri diğer online kanallar üzerinden satmalarının engellenmesinin ihlal olup olmayacağını inceleyecek.

Süreç Nasıl Başladı?

Süreç, Frankfurt bölge mahkemesinin Adalet Divanı’ndan ön karar istemesi ile başladı. Burada Adalet Divanı’ndan, lüks kozmetik ürünleri üreticisi Coty tarafından Alman dağıtıcı Parfümerie Akzente’ye yönelik getirilen ve Coty ürünlerinin yetkili olmayan online kanallar üzerinden satışını engelleyen yasağın değerlendirilmesi istendi. Bu yasağa göre, Coty ile Parfümerie Akzente arasındaki distribütörlük sözleşmesi ürünlerin internet üzerinden satışına yanlızca dağıtıcının kendi internet sitesi üzerinden olmak kaydıyla izin vermekteydi.

Dağıtıcının Coty ürünlerini Amazon üzerinden online olarak sattığının tespit edilmesi üzerine Coty, aralarındaki sözleşmenin ihlal edildiği gerekçesiyle Frankfurt mahkemelerinde dava açtı.

Yerel Mahkemenin yaklaşımı

tray-of-makeup-and-brushesFrankfurt yerel mahkemesi incelemesi sonucu Coty’nin aleyhine bir değerlendirmede bulunarak somut olayda Adalet Divanı tarafından 2011 yılında alınan Pierre Fabre kararının emsal teşkil edeceğine hükmetti.

Divan’ın Pierre Fabre kararı, online satışların yasaklanması anlamına gelen dağıtım sözleşmelerindeki koşulların “objektif olarak gerekçelendirilmediği sürece” rekabeti kısıtlama amacı taşıdığını ifade ediyor.

Yerel mahkeme kararı üzerine, Coty temyiz başvurusunda bulunarak konuyu bölge mahkemelerinin önüne getirdi. Bölge mahkemesi ise Divan’dan konu hakkından bir ön karar almasını istedi.

Ön kararda Divan’ın özellikle iki konu hakkında değerlendirmesini sunması isteniyor. İlk olarak mahkemeden, lüks ürünlerin marka imajını koruma amacıyla geliştirilen seçici dağıtım sistemlerinin rekabet kuralları ile uyumluluğu hakkında görüş vermesi talep ediliyor. İkinci olarak ise, lüks ürünlerin tedarikçileri tarafından , dağıtıcıların yetkili olmayan online kanallar üzerinden satış yapmasının engellenmesinin rekabet kurallarına aykırı olup olmadığı veya bu durumun dikey anlaşmalara ilişkin grup muafiyeti kapsamında ele alınıp alınamayacağının analizi isteniyor.

Coty temsilcilerinden gelen açıklamalar yerel mahkemenin Pierre Fabre davasını esas almasının isabetsiz olduğu şeklinde. Bu kapsamda Pierre Fabre davasına dayanak teşkil eden bulguların Coty ile Parfümerie Akzente arasındaki uyuşmazlıkta kullanılamayacağı zira Pierre Fabre davasında lüks bir ürünün söz konusu olmadığı ifade ediliyor.

Söz konusu sürecin AB’de olumlu karşılandığı göze çarpıyor. Bu çerçevede ön karar alınması istenilen konuların halihazırda rekabet kurallarının yorumlanması anlamında büyük bir belirsizlik yarattığı ifade ediliyor. Geçmişte bu konu hakkında verilen ve birbirinden farklı etkiler doğuran kararlar da bu durumu destekliyor.

Bakalım Adalet Divanı tarafından verilecek karar lüks ürünlerin dağıtımı bakımından getirilen kısıtlamaların yorumlanmasında yol gösterici olacak mı?

Sürece ilişkin gelişmeleri aktarmaya devam edeceğiz.

Reklamlar