Nesnelerin internetine genel bir bakış

“Nesnelerin interneti”, Internet of Things (IoT) ya da Machine-to-Machine Communication (M2M) son zamanlarda sıklıkla duyduğumuz kavramlar. Söz konusu kavramlar en geniş haliyle cihazların internet vasıtasıyla birbirleri ile etkileşim içerisine girmesini ve gerçekleştirdikleri bilgi paylaşımı ile bir veri ağı oluşturmalarını ifade ediyor. Bu çerçevede IoT ile birlikte internete bağlanmak noktasında geleneksel cihazlar olan tablet, cep telefonu vb. ile sınırlı kalınmayacak ve günlük hayatta kullandığımız hemen her eşyanın birbirleri ile haberleşmeleri ve veri paylaşmalarının yolu açılacak.

Bu konu üzerine hazırlanan çalışmalara bakıldığında IoT pazarının önümüzdeki yıllarda hızlı bir şekilde büyüyeceği öngörülüyor. Hatta AB Komisyonu tarafından yayınlanan bir rapora göre AB’de IoT’a ilişkin pazar gelirlerinde 2013-2020 yılları arasında yaklaşık 900 milyar dolarlık bir büyüme bekleniyor.

Sektörde beklenen bu büyümeyi dikkate alan Avrupa Elektronik Haberleşme Düzenleyicileri Grubu (BEREC) de IoT pazarına ilişkin taslak raporunu yayınlamıştı.

Söz konusu Rapor ile ilk olarak IoT hizmetlerinin karakteristiği ortaya konulması amaçlanıyor.  Bu kapsamda söz konusu hizmetlerin düzenleyici çerçeve içerisinde farklı bir uygulamaya tabi tutulup-tutulmamasına ilişkin tartışmalar da Rapor’a konu ediliyor. Yine Rapor’da IoT hizmetlerinin çok çeşitlilik göstermesi nedeniyle genel geçer bir tanımının olmadığı, bu nedenle hangi hizmetlerin veya cihazların IoT kapsamında değerlendirilmesi gerektiği konusunda ortak bir anlayış bulunmadığı vurgulanıyor. IoT hizmetlerinin başlıca özellikleri, diğer cihazlarla ile otomatik veri alışverişi yapılması, görece kullanımı daha basit olan cihazlardan yararlanılması, hizmetin kullanımının düşük hacimli trafik gerçekleştirmesi ve söz konusu cihazların genellikle uzun süreli kullanım için tasarlanması ve yine birçoğunun uzun kullanım ömrüne sahip ekipman veya altyapı ile kurulması nedeniyle değiştirme maliyetlerinin görece yüksek olabileceği şeklinde sıralanıyor.

Son olarak bu hizmetlerin etkin bir biçimde tüketicilere sunulması için birtakım adımların atılması gerektiği belirtiliyor. Bu kapsamda söz konusu hizmetler için gereken kaynağın (spektrum, IP adresi vb.) verimli bir biçimde tesis edilmesi, IoT hizmetlerini de içine alan telekom hizmetlerine ilişkin çerçeve bir düzenlemenin getirilmesi ve tüketicilerin IoT hizmetlerine ilişkin kişisel verilerin korunması, şeffaflık gibi konulardaki olası endişelerinin giderilmesinin çok önemli olduğu vurgulanıyor.

BEREC Raporu’nda da ifade edildiği gibi tüketiciler yeni bir teknoloji olan IoT ile tanışıyor.  Mevcut durumda tüketiciler için  belirsizlik ifade eden IoT teknolojisinin kapsamının belirlenmesi ve özellikle düzenleyici çerçevedeki yerinin tespit edilmesi öncelikli konuları oluşturmakta. Bu aşamalar da geçildikten sonra söz konusu teknolojinin hayatımızda önemli bir yer teşkil edeceğini söyleyebiliriz.

IoT’a ilişkin daha detaylı değerlendirmeler ve ilgililerin görüşlerine açılan hususlar için Rapor’a buradan ulaşabilirsiniz.

 

 

 

 

Reklamlar