Memleket manzaraları: 2015 rekabete yaradı (mı???)

Biliyorum gündem meşgul. Ama bugün sizi gülümsetecek 1-2 sözüm var.

Daha önce 2015’de rekabet bakımından neler olduğunu bu yazımda anlatmıştım. Geçtiğimiz haftalarda ise, konu, Rekabet Derneği’nin “2015 Yılında Rekabet Hukukunda Dünyada ve Türkiye’de Neler Yaşandı?” başlıklı panelinde Av.Şahin Ardıyok ile Av.M.Haluk Arı tarafından ele alınmıştı. Av.M.Haluk Arı, sunumunda Türkiye’deki gelişmeleri anlatırken, Kurum’un internet sitesinde yer alan gerekçeli kararlardan birinden bahsetti. Ben de yazmadan edemedim.

Bir adım geriye gidip, önce şu sorunun cevabını verelim. 2015’de rekabet bakımından iyi kötü bir şeyler oldu da… Ne “olmadı”?

Esastan idari para cezası.

Evet, 2015’in kapanmasıyla birlikte farkına vardığımız üzere Rekabet Kurumu bir yılı esastan para cezası vermeksizin tamamladı.

Neden mi?
Untitled2Sol tarafta gördüğünüz fotoğraf, özene bezene hazırlanmış ve uğraşılmış bir haberin ilk görüntüsü. Bilirsiniz, rekabet hukuku bilincini oluşturmak/arttırmak yönündeki çalışmalar bir yana, hem Rekabet Kurumu, hem uygulayıcılar, rekabet hukuku ile haksız rekabet arasındaki farkı anlatmak için de çok uğraşmıştır. İkisini birbirine karıştıran sorulara ya da rekabet hukukuyla da ilgili olsa “haksız rekabet kurumuna dava açabilir miyiz?” gibi kafa karışıklarına birçoğumuzun rast geldiğini inkâr etmeyelim.

Bu belirsizliğe bir de, memleketin farklı illerindeki sürücü kurslarına, fırıncılara, kuyumculara karşı açılan önaraştırmalar da eklenince, kafalar biraz karıştı gibi görünüyor.

Bilirsiniz, teşebbüs birlikleri tarafından belirli fiyatın altında satış yapılmasını önlemeye yönelik fiyat listeleri yayınlanabiliyor. Rekabet Kurumu’nun da bu gibi uygulamalara yönelik pek çok kararı mevcut. Fırıncılar ve Uncular Odası’nın benzer bir uygulamasının Rekabet Kurumu’na şikayet edilmesi üzerine, Kurum, İç Anadolu’daki fırıncıların Oda tarafından belirlenen fiyatın altında satış yapmasına müdahale edildiği yönündeki uygulamaları inceledi. Bu incelemelere yenileri de eklendi.

Görünen o ki, Odaların belirlediği fiyatların altında satış yapılmaması yönünde fırınlara uyarı yapılıyor, aksi durumda fırınlara ceza veriliyordu. Federasyon Başkanı, zabıta ve polis memurları eşliğinde fırınlara baskın yapmış ve aralarındaki rekabeti ortadan kaldırmak adına, ucuz ekmek satan fırınların afişleri yırtılarak kendilerine uyarılarda bulunmuştu. Ucuz ekmek satan fırınlar listeleniyor ve rayiç fiyatın altında satış yapanlara karşı hukuki yollara başvurulmasına ilişkin Oda yönetim kurulu kararları alınıyordu. Yerel ve ulusal basında da sıklıkla “Ekmek Artık Tek Fiyattan Satılacak”, “Rekabet Yapan Fırıncılara Cezalar Yağacak”, “1 Liranın Altında Ekmek Satan Fırınlar Kapatılacak” gibi başlıklı haberler yer alıyordu. Konu, haksız rekabet iddiasıyla mahkemeye de taşınmıştı. Ne Rekabet Kurumu ne de esnaf bir şey yapabilir mi diye düşünürken, Rekabet Kurumu, Oda’ya ve Federasyon’a belirli bir fiyat düzeyinden satışa zorlama uygulamalarının Kanun’a aykırı olduğu yönünde bilgilendirme yapılması ve aksi takdirde haklarında işlem başlatılacağı yönünde görüş bildirilmesine karar verdi.

Yukarıda bahsettiğim hikayenin gerekçeli kararda atfı yapılan “Fırınlara Rekabet Denetimi” başlıklı bir habere konu olduğunu, baskınların bizzat muhabirler tarafından kayda alındığını göreceksiniz. Benzer birçok haber kaydına yine gerekçeli karardan ulaşabilirsiniz. Dilerseniz, Kurul kararını ve ceza verilmeyen 2015’de uzun uğraşlara rağmen rekabet bilincinin ne aşamada olduğunu ayrıca tartışabiliriz.

Ama, kayıtların arka fonundaki Görevimiz Tehlike film müziği ya da Beyaz Giyme Toz Olur türküsüyle birlikte,  “Fiyatlar nasıl, rekabet var mı?” diyerek “Acı var mı acı?” sorusunu hatırlatan, “diğer fırıncılara ucuz satıp rekabet başlattı… rekabetten dolayı çok yıprandık” diyerek “okuyom ben yaa” cevaplarını sollayan diyaloglardan bir tanesi, en azından fırıncılar için tartışmaya son noktayı koyuyor:

  • Muhabir: “Neden rekabet ettiniz”?
  • Esnaf: “Yani işte onu bi bilsek…”
Reklamlar