Kurul kararlarının yayımlanması hakkında görüş

Başbakanlık İdareyi Geliştirme Başkanlığının Rekabet Kurumu’na tebliğ etmiş olduğu ve düzenleyici ve denetleyici kurul kararlarının tamamının gerekçeli ve kişisel verilerin korunması suretiyle yayımlanmasına ilişkin yazıya binaen Kurum’un görüş ve değerlendirmelerini içeren yazı Başkanlığa sunulmuş ve Kurum’un internet sitesinde yayımlanmıştı. Kısaca değinelim.

101299251-75780546r.530x298Kurum’un cevabında öncelikle, Rekabet Kanunu hükümleri ele alınıyor ve ilgili maddeler doğrultusunda tarafların iddialarının, tartışılan olayların ve hukuki konuların, ileri sürülmüş olan delillerin ve savunmaların ve bunun yanında gerekçenin ve hukuki dayanağın kararda yer aldığı belirtiliyor. Ayrıca Kanun’da mevcut hükümlerde ticari sır hakkında koruma sağlandığı da ele alınıyor. Zira 2010/3 sayılı Dosyaya Giriş Hakkının Düzenlenmesine ve Ticari Sırların Korunmasına İlişkin Tebliğ ticari sırların belirlenmesi ve buna ilişkin bilgi ve belgelerin korunması hakkında ikincil bir düzenleme olarak karşımıza çıkmakta.

Kurum’un ilgili yazısında Kurul kararları konusunda bir ayrıma gidiliyor. Kurul’un, Kanun’u ihlal eden teşebbüslere idari ceza verilmesine, teşebbüsler arasındaki anlaşmalara menfi tespit veya bireysel muafiyet verilmesine ve ilgili düzenlemelerde belirtilmiş olan birleşme ve devralmalara izin verilmesine veya bunların reddedilmesine dair verdiği nihai kararları ve bu kararlara ilişkin verilen geçici tedbir nitelikli ara kararları, ilk grup kararlar olarak ele alınıyor. Kurul’un ara kararları ve idari nitelikli kararları ise bunlardan ayrılıp ikinci bir grup olarak değerlendiriliyor. Kurum, bahsi geçen görüşünde bunlardan ilki kapsamındaki kararların Başkanlık tarafından Kurum’a gönderilmiş olan yazıda talep edilen gerekçe ve kişisel verilerin korunması gibi unsurları kapsadığını belirtirken, ikinci grupta bulunan kararların ise bu unsurlara sahip olmasının yerinde olmadığını belirtiyor.

Rekabet Kurulu kararlarının ve internet sitesinde yer alan bilgilerin akademik açıdan doyurucu olduğu inkar edilemez. Ancak kararların taraf iddia ve savunmalarına ne derece derinlikte yer verdiği ve Kurul kararlarının giderek daha da kısaldığına dair tartışmalar hala gündemde.

Reklamlar