Hükûmet Programı – Kamu özel ortaklığına dair

Hükûmet Programı’nda öne çıkan konulardan birisi de devam etmekte olan kamu özel ortaklığı (public-private partnership – PPP) projelerinin bir an önce hayata geçirilmesi. Türkiye’de şu anda ihalesine çıkılmış, inşaat süreci başlamış veya henüz sözleşme aşamasında onlarca şehir hastanelerinin temelleri atılmış durumda. Bu hastanelerin birçoğu yavaş yavaş inşaat sürecinin sonuna gelmeye başladı bile. Hükûmet Programı’nda kamu-özel ortaklığı ile başlatılmış olan şehir hastaneler projelerinin tamamlanacağından söz edilmiş. Bu tabi ki kapsamlı bir hedef. Var olan projeler bitirilirken bir yandan da yeni projelerin takibinin yapılacağı anlamı da çıkıyor Program’ın geneline bakıldığında.

con1PPP projeleri (bu isimle) ilk defa hastane yatırımlarında uygulandı. Program, önümüzdeki dönemlerde ikinci sırada eğitim sektörünün geleceğini haber veriyor. Hükûmet Programı bu konuda kamu-özel işbirliği ile meslek liselerini ve meslek yüksek okullarının yeniden yapılandırılacağını söylüyor. İlerleyen bölümlerde ise eğitim için gerekli finansmanın arttırılması için yine kamu-özel ortaklığı modelinden faydalanılacağı belirtiliyor.

Konuya ilgi duyanlar bilir; 2005 yılından bu yana gerek kamu tarafı gerekse özel sektör, PPP alanında kapsamlı bir mevzuatın bulunmaması nedeniyle son derece sancılı süreçlerden geçti. Bu konuda Program da kapsamlı bir PPP mevzuatına olan ihtiyacı hissetmiş ve tüm kamu-özel ortaklığı projelerine uygulanmak üzere kamu-özel ortaklığı alanındaki dağınık yapıdaki mevzuatın tek bir çerçeve kanununda düzenlenmesine yönelik hedefi ortaya koymuş. Program’da bundan sonraki hızlı tren ve otoyol gibi büyük çaptaki tüm projelerin, bu modelde ve düzenlenecek yeni mevzuata uygun şekilde yapılmasının planladığı da anlaşılan diğer bir husus.

Hükûmet Programı’nda yer alan konulardan bir diğeri de gümrük kapılarının sayısının ve kalitesinin arttırılması. Gümrük kapıları, dış ticaretin ekonomideki yeri bakımından Türkiye için önemli bir konu. Bu kapıların güvenliği kadar kalitesinin ve kapasitesinin arttırımı da hedeflenen konulardan bir diğeri olarak düzenlenmiş. Bu yatırımların da yine kamu-özel ortaklığı modeli ile yapılması planlanıyor.

Program’da turizm alt ve üst yapılandırmalarına da ağırlık verileceği ve tüm bu yatırımlarda kamu-özel işbirliği modelinden de azami ölçüde faydalanılacağı belirtilmiş. Verilecek hizmetlerin kamu eliyle verilmesinin büyük önem arz etmemesi ve ticari gelirlere daha açık olması nedeniyle turizm, kamu-özel ortaklığı modelinin kullanılmasına son derece uygun bir alan olduğundan Program’da turizm yatırımlarının da PPP modeli ile yapılabileceğinin duyurulması son derece olumlu bir gelişme olarak karşımıza çıkıyor.

PPP projelerinin en önemli unsurlardan birisini de proje inşaatlarının denetimi oluşturur. İnşaat süreci denetimin, inşaatın belirli aşamalarında olduğu gibi belirli bir süre devamının sağlanması da projenin sağlam temellere oturtulması için olmazsa olmazlardandır. Bunun önemi PPP modelli şehir hastanelerinin yapımı aşamasında anlaşılmış olmalı ki Hükûmet yeni Programı’nda yerli teknik müşavirlik firmalarının inşaat sektörünün tüm süreçlerinde ve kamu-özel ortaklığı projeleri ile kentsel dönüşüm gibi alanlarda daha etkin faaliyet göstermelerinin sağlanacağını söyleyerek denetim faaliyetinin önemine vurgu yapmış. Bu noktada Program’da bahsedilmeyen ancak son derece önem arz eden bir hususu da biz vurgulayalım: PPP projelerinin yapımı aşamasının denetlenmesi hususu her ne kadar önemli bir konu ise de, inşaat aşamasından sonraki işletme sürecinin denetimi de uzmanlık isteyen birden fazla alanın varlığı ve projelerin uzun soluklu oluşu nedeniyle bir o kadar önemli ve üzerinde hassasiyetle durulması gereken bir konudur. Ayrıca tüm bu sürecin yönetimine ilişkin bir yönetim sisteminin kurulması ve sürdürülmesi de üzerinde konuşulması ve çalışılması gereken belki de en önemli meseledir diyebiliriz.

Sonuç olarak Hükûmet Programı, içeriğinde şu veya bu şekilde PPP projelerine atıf yapmış olmasından önümüzdeki dönemde birçok büyük PPP projesinin planlandığına ve kamu-özel sektörün uzun süreli birlikteliklerini görmeye devam edeceğimize ilişkin sinyaller veriyor.

Reklamlar