5G alt yapısına PPP desteği

20-22 Ekim 2015 tarihleri arasında Lizbon’da yapılan ICT 2015 (Information and Communication Technologies – Bilgi ve Haberleşme Teknolojileri) konferansı sektörün önde gelen teknoloji firmaları ve akademisyenlerin aktif katılımları ile yoğun bir programa sahne oldu. Bu yılki tema, ICT kısaltmasından da faydalanılarak belirlenen Innovate, Connect, Transform‘du. Konferansın en dikkat çeken ve gelişmeleri merakla beklenen konusu ise 5G-PPP olarak adlandırılan proje oldu.

5G-PPP-200x1555G-PPP, 2020 yılı itibarı ile Avrupa’nın 5G teknolojisi alt yapısını oluşturmayı hedefleyen AB Komisyonu, iletişim sektörü, kobiler ve araştırmacıların ortak girişimi programı. Bu program, aynı zamanda, 80 milyar Avro ile Avrupa’nın gelmiş geçmiş en büyük araştırma ve inovasyon programı olan Horizon-2020 adlı programın da tamamlayıcı bir parçası. 5G-PPP adından da anlaşılacağı üzere bir kamu özel ortaklığı modeli olma özelliğini taşımasının yanı sıra bu alanda gerçekleştirilen en geniş kapsamlı ortaklıklardan birisi olarak karşımıza çıkıyor.

2020 yılı ile birlikte, 5G teknolojisinin hayatın her alanına yerleşmesi ve sadece insanların değil her türlü cihazdan ulaşım ve üretim araçlarına, doğal yaşam ve enerji üretiminden iş dünyası, sağlık ve şehir yaşamına kadar uzanan ağın parçası olması bekleniyor. Tabi bu teknolojinin etkin ve yaygın şekilde kullanılabilmesi için ihtiyaçların projelendirilmesi ve alt yapının da sağlam kurulması gerekiyor.

AB Komisyonu 2012 yılında bu konudaki farkındalığını faaliyete döktü ve ilgili diğer kuruluşlar ile birlikte bu alt yapının nasıl oluşturulacağına yönelik bir yöntem ve yol haritası belirledi.

Programın hedeflendiği şekilde sonuçlandırılması durumunda 2020 yılından itibaren;

  • 100 kat daha fazla kablosuz bağlantı kapasite,
  • %90 oanında enerji tasarrufu,
  • 7 trilyon ağa bağlantı noktası (insansız her türlü birim),
  • %99.999 güvenilirlikle sistem işeletimi sağlanması planlanıyor.

Program 3 safhadan oluşuyor: ilk safha araştırma ve ilk projelerin başlatılması, ikinci aşama optimizasyon ve üçüncü aşama geniş ölçekli denemeler ve hayata geçirme.

İlk safha hayata geçirildi ve 83 teklif arasından seçilen 19 projeye (ilk dalga projeler olarak da tanımlanıyor) Temmuz 2015 ayından itibaren topluca başlandı. Başlatılan bu 19 projenin gelecek nesil iletişim sisteminin kısıtlı kaynaklar ile yaygın, etkin, güvenilir ve yüksek kapasiteli olarak var olabilmesine yönelik farklı alanlara odaklanan ancak ana hedef için birbirini destekleyecek şekilde olmasına gayret edilmiş.

PPP modeli yaklaşımının, her geçen gün kendisine yeni bir mecra bulduğu ve ihtiyaca göre esnek çözümlerin sunulmasında kilit rol oynadığı biliniyor. Avrupa’nın, öngörüsü ile rekabet üstünlüğü elde etmek için giriştiği bu programda da PPP daha programın en başından beri düşünülen çözüm yaklaşımı oldu. Diğer yandan, sağlık, eğitim, ulaşım sektörlerindeki gibi hizmetin nispeten daha somut olduğu ve AR-GE’ye dayanmayan projelere nazaran daha yoğun bir araştırma dönemi içermesi, daha önceden yapılmakta olmayan bir hizmetin sağlanmasını hedeflemesi ve ilk sonuçlarını uzun vadede ortaya çıkarabilecek olması nedeniyle 5G-PPP gibi bir proje için öngörülen PPP yaklaşımı da diğerlerinden biraz farklı şekilde değerlendirilmeli.

Klasik PPP modellerindeki risk transferi, motive edici unsurlar, çeşitli muhtemel durumlara ilişkin çözümleri kapsayan belirli bir sözleşme disiplini gibi değişkenleri 5G-PPP’de de görmek mümkün ancak asıl kafaları kurcalayan hususlar başka:

  • Projelerin yoğun bir ARGE içermesine bağlı olarak herhangi bir projedeki gecikme ve belki de başarısızlığın diğer projelerin süreçlerine ve genel program hedeflerine etkisinin nasıl olacağı,
  • Projelerin 20’den fazla değişik ülkeyi içermesi ve her ülkenin mevcut gelişmişlik düzeyinin aynı olmaması dikkate alındığında coğrafi bölge olarak da ayrım yapılması gerekmez miydi sorunsalı,
  • Bu proje aslında, yakın zamanda uzak doğu ve amerika eksenine kaymaya başlayan iletişim ve teknoloji üstünlüğüne karşı bir müdahale veya kendi firmalarını daha rekabet edebilir kılma amacıyla yapılmış bir hamle olarak değerlendirilebilir mi sorusu.

Sorunların cevabı mı… henüz değerlendirme yapacak kadar veri birikmediğinden hep birlikte bekleyip göreceğiz.

Reklamlar