AB Komisyonu’nun açtığı davaya ret

Birçoğumuzun hatırlayacağı gibi 2007 yılında AB Komisyonu, kartel oluşturdukları gerekçesiyle asansör ve yürüyen merdiven sektörünün devleri ThyssenKrupp, Schindler, KONE ve Otis’e 992 milyon avroluk rekor düzeyde bir para cezası vermişti. Komisyon, teşebbüslerin iştirakleriyle birlikte Almanya, Hollanda, Belçika ve Lüksemburg’da asansör satışı, kurulumu, bakımı ve modernizasyon alanlarında 1996-2004 yıllarında sabit fiyat uyguladıkları, ihalelere fesat karıştırdıkları ve gizli ticari bilgileri paylaştıkları gerekçesiyle böyle bir karar vermişti.

3020867-poster-p-1-how-an-elevator-will-change-the-skylineDiğer yandan Komisyon, kartelin etkili olduğu dönemde Belçika ve Lüksemburg’daki ofislerinin asansörlerini değiştirdiği için kartelden tüketici olarak zarar gördüğünü öne sürmüş ve Haziran 2008’de Brüksel Ticaret Mahkemesinde dört teşebbüse karşı 7 milyon Avro tazminat talepli bir dava açmıştı. Komisyon bu davada, uğranılan zarar olarak, bahsi geçen ihaleler nedeniyle ihaleye davet sürecinde yapmış olduğu masrafları ve ihlal süresince söz konusu asansör şirketleriyle akdettiği bakım ve modernizasyon sözleşmelerini göstermişti.

Bahsi geçen davada ilk derece mahkemesi öncelikle Komisyon’un kendi ortaya çıkarıp cezalandırdığı kartelden bu defa tüketici olarak tazminat talep etmesinin, mahkemeye erişim hakkı ve silahların eşitliği prensipleri bakımından AİHS’nin 6. maddesine uygunluğu ve diğer yandan Komisyon’un AB Kurumları adına hareket edebilme yetkisi konusunda inceleme yapmıştı. Yerel mahkeme, yapmış olduğu inceleme sonucunda Komisyon’un silahların eşitliği çerçevesinde hareket ettiğine karar vermiş ve yine Komisyon’un AB Kurumları adına da hareket ederek bu davayı açmış olmasını hukuka uygun bulmuştu.

Davanın sonraki aşamalarında ise Brüksel yerel mahkemesi tazminata hükmedebilmek için gerekli olan şartların varlığına ilişkin yaptığı incelemede Komisyon’un vermiş olduğu kartel kararı ile bağlı olduğundan hukuka aykırı fiil şartının gerçekleştiği tespitini yapmış ancak, “zarar”ın varlığı konusundaki değerlendirmesi uzun sürmüştü.

Yerel mahkeme, zararın varlığına ilişkin değerlendirmede ihlal (kartel) hiç gerçekleşmeseydi nasıl bir durum söz konusu olacaktı, diğer bir ifade ile “ihlal olmasaydı senaryosu” ya da “karşıolgusal senaryo” adı verilen yöntemi kullanarak Komisyonun sunduğu deliller üzerinde ayrıntılı bir inceleme gerçekleştirdi. Davanın açıldığı sırada (2008) ilgili mevzuat henüz yürürlükte olmadığından yerel mahkeme kartellerin zarara neden olduğu adi karinesine ilişkin başvuruyu dikkate almadı. Diğer yandan yerel mahkeme, ilgili piyasadaki fiyatların yükselmesinin nedenlerinin çok değişken olabileceği nedeniyle varsayımsal karşıolgusal senaryonun çok fazla kesin olmayan olgulara dayanması nedeniyle Komisyon tarafından davada sunulan delillerin zararın varlığı konusunda yetersiz olduğunu değerlendirildi ve sonuç olarak davayı reddetti.

Diğer yandan, Rekabet Zararlarına İlişkin Direktif’in (Antitrust Damages Directive) (2014/104/EU), Brüksel yerel mahkemesinin red kararını açıklamasından yalnızca bir iki gün önce yürürlüğe girmesi de son derece ironik bir gelişmeydi. Nitekim söz konusu düzenleme rekabet ihlallerinden zarar gören tüketicilerin ve işletmelerin bu zararlarını açacakları toplu tazminat davaları (class action) yoluyla gidermelerinin yolunu açıyor. Ayrıca Direktif, zararın varlığı konusunda tespit edilen ihlalin tüketicileri zarara uğrattığını adi karine olarak kabul etmesi ve ispat külfetinin davalı tarafta olduğunu belirlemiş olması rekabet ihlallerine karşı açılan tazminat davaları konusunda tüketicilere büyük kolaylık getiriyor.

Diğer yandan, söz konusu Direktifin yürürlüğe girmiş olması akıllarda yeni bir sorunun oluşmasını engellemeye yetmiyor. Acaba Direktif, Komisyon’un açtığı davaya konu edilen kartelin etkili olduğu dönemde yürürlüğe girmiş olsa idi bu durum davanın seyrini ve sonucunu değiştirecek miydi? Bu sorunun cevabını bilemeyeceğiz ancak Direktifin yürürlüğe girmesiyle birlikte rekabet ihlallerinden doğan tazminat taleplerinde artış olacağına kesin gözüyle bakabiliriz.

 

 

 

Reklamlar