ACER’ın 2016 yol haritası

AB’nin ortak enerji politikası için attığı ilk adım, 1995 yılında çıkardığı “Avrupa Birliği için Bir Enerji Politikası” adlı beyaz kitaptır. Buna göre AB’nin enerji politikası 3 temel üzerine kurulmuştur: rekabetçi bir enerji tek pazarının oluşturulması, enerji arz güvenliğinin sağlanması ve çevrenin korunması. Bu üç temel amacın sağlanabilmesi için de enerji sektörünün liberalleşmesini sağlayacak düzenlemeleri kapsayan paketler hayata geçirildi.

CaptureBunlardan ilki “Birinci Enerji Paketi”, 1996 ve 1998 yıllarında çıkarılan elektrik ve doğalgaz iç pazarına ilişkin ortak kuralları kapsayan direktifleri içinde bulundurur. Daha sonra yeni ihtiyaçların ortaya çıkması ve mevcut düzenlemelerin yetersiz kalması ile birlikte 2003 yılında “İkinci Enerji Paketi” kapsamında yeni düzenlemeler yapılmış. Fakat arzu edilen sonuçlar elde edilemediği için 2009 yılında yeni ayrıştırma rejimini, ulusal düzenleyici otoritelere (NRA) yüklenen görevlerin açıkça belirlenmesini, elektrik ve doğalgaz iç pazarının oluşturulması için gereken tedbirleri ve Avrupa Enerji Düzenleyicileri İşbirliği Kuruluşu (ACER) ile yapılacak işbirliğini kapsayan “Üçüncü Enerji Paketi” çıkarılmıştı.

Bu Üçüncü Enerji Paketi’nden hareketle AB, 713/2009 sayılı AB Yönetmeliğine dayanarak bünyesindeki düzenleyici organların faaliyetlerini Avrupa seviyesinde daha etkin bir şekilde koordine etmek ve aralarında bir bütünlük sağlamak amacıyla ACER’ı kurdu. ACER’a, NRA’ların enerji ile ilgili düzenleyici görevleri kapsamındaki faaliyetlerine yardım etmek ve geniş etki doğuran veya sınır ötesi faaliyetlerini koordine etmek, belirli sınır ötesi konularda bireysel kararlar vermek, elektrik ve doğalgaz için ortak enerji pazarının işleyişine katkı sağlamak ve AB kurumlarına danışmanlık hizmeti vermek gibi yetki ve sorumluluklar verildi. Bunlara ek olarak, 2011 tarihinde yayımlanan ve Toptan Enerji Piyasalarında Doğruluk ve Şeffaflık Düzenlemesi (REMIT) olarak adlandırılan tüzük ile birlikte enerji pazarının şeffaflığını ve bütünlüğünü sağlaması için ACER’a ilave görevler yüklendi.

Üçüncü Enerji Paketi’nden bu yana faaliyet gösteren ve 27 NRA’yı bünyesinde bulunduran ACER, AB’nin 2016 yılında hayata geçirmeyi planladığı Enerji Birliği için merkezi bir role sahip. ACER’ın iyi işleyen bir ortak enerji pazarı oluşturmadaki istekli tavrı da Direktör Pototschning tarafından 2016 Çalışma Programının önsözünde açıkça vurgulanmış fakat bir şartla: Kendilerine düşen görevi yerine getirmek için yeterli kaynakların kendilerine tahsis edilmiş olması.

Her sene ACER’ın Direktörü bir sonraki yıl için bir taslak çalışma programı hazırlıyor ve hayata geçirilmesi için bunu yönetim kuruluna sunuyor fakat ACER 2016 Çalışma Programı, 2016-2018 yıllarını kapsayan bir program. Bu yıl Çalışma Programı’nın taslağı öncelikle kamuoyuna sunuldu ve belirli bir zaman aralığı içinde paydaşlardan geri dönüş yapılması istendi, geri dönüşler doğrultusunda da programa katkı sağlandı. AB Komisyonu’nun Şubat ayında kamuoyuna sunduğu Enerji Birliği Paketi’nde belirlenen amaçlar doğrultusunda ACER bu üç yıl içerisinde bir takım faaliyetleri yerine getirmeyi planlıyor. Enerji Birliği Paketi’ne göre söz konusu birliğin hayata geçirilmesinin ortak enerji pazarının tamamlanması ve enerji arz güvenliğinin sağlanması şeklinde iki boyutu var. Bu iki boyut için, etkili pazar işleyişi ve enerji altyapısının güçlendirilmesi de büyük önem arz etmekte. Bu kapsamda, ACER yürüteceği faaliyetlere ilişkin yol haritasını beş temel başlıktan hareket ederek düzenlemiş. Bunlar;

  • iç pazarın kurulması,
  • enerji toptan satış pazarının bütünlüğünün ve şeffaflığının sağlanması,
  • altyapı sorunu,
  • uluslararası işbirliği,
  • gelecekteki sorunlar (yenilenebilir enerji kaynaklarının bütünleştirilmesi gibi).

Genel çerçevesini çizdiğimiz bu 2016 Çalışma Programı’na Türkiye açısından bakarsak; ülkemizde AB’nin elektrik ve doğalgaz alanında getirdiği bu düzenlemelere uyum kapsamında 2001 yılından bu yana önemli liberalleşme adımları atıldı. Bu çerçevede, piyasa giriş ve çıkışların serbest bırakıldığı, fiyatların arz ve talebe göre oluştuğu, bağımsız bir düzenlemenin oluşturulduğu, paralel olarak kamunun rolünün özelleştirmeler ile azaltıldığı ve özel sektörün payının giderek arttığı piyasa yapısı oluşmaya başlamıştır.

Birinci ve İkinci Enerji Paketleri’ne paralel olarak 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ve 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu çıkarıldı ve mevzuat güncellendi. Yine enerji piyasalarının en iyi şekilde işlemesi ve bunun için gerekli düzenlemelerin yapılmasını sağlamak üzere sektör spesifik, bağımsız, düzenleyici kurum olan EPDK kuruldu. Mevzuat açısından ve kurumsal olarak yapılan uyumlaştırmaların ötesinde ülkemizin elektrik sistemi ile Avrupa elektrik sisteminin senkronizasyonu sağlandı. Nisan 2015’te Türkiye adına TEİAŞ’ın imzaladığı anlaşma ile dünyanın elektrik alanındaki en büyük senkron bloğu olan Avrupa Elektrik İletim Sistemi İşletmecileri Ağı’na (ENTSO-E) Türkiye kalıcı olarak katıldı. Bu katılım ile birlikte TEİAŞ, Üçüncü Enerji Paketi’nin Türkiye’de uygulanmasını sağlama taahhüdü altına girmiş oldu.

Yararlanılan Kaynaklar:

  1. https://www.entsoe.eu/news-events/announcements/announcements-archive/Pages/News/Expanding-the-European-Electricity-Market-.aspx
  2. http://www.ab.gov.tr/files/SEPB/yayinlarveraporlar/enerjikitap.pdf

 

Reklamlar