İdare Mahkemesi Kurul’un Aygaz kararını iptal etti

Rekabet Kurulu’nun Mart 2013’te Aygaz hakkında verdiği önaraştırma kararında, Aygaz’ın LPG ve otogaz pazarında faaliyet gösteren bayilerinin yeniden satış fiyatlarını belirlediği iddiası ele alınmıştı. Kararda, Aygaz’ın, bayilerinin yeniden satış fiyatlarını belirlediği konusunda emareler bulunduğu, bu bağlamda bayiler arası fiyat farkının 10 Kuruşu aşmamasının sağlanmaya çalışıldığı, bayilerin satış fiyatlarının  yakın takibe alındığı tespitlerinde bulunulmuştu. Buna rağmen Kurul, Aygaz’ın eylemlerinin “pazardaki uygulama alanının ve etkisinin sınırlı olduğuna” karar vermiş ve soruşturma açma yoluna gitmemişti. İşte Kurul’un o kararını Ankara 16. İdare Mahkemesi geçenlerde verdiği kararında iptal etti.

Kurul’un Aygaz kararı doyurucu gerekçelerden uzak olarak hatırlanmaktaydı. Öncelikle kararda ilgili pazar tanımlanmamıştı. Yeniden satış fiyatının LPG satışı yapan bayiler nezdinde belirlendiği iddiasını dikkate aldığımızda ilgili ürün pazarı hakkında çıkarımlarda bulunabilsek de ilgili coğrafi pazar hakkında çok kesin bir tespitte bulunmak zordu. Karara ilişkin çoğu hususu aslında karşı oy gerekçelerinden öğrenmekteydik. Karşı oy yazısında Aygaz’ın Orta Anadolu Bölge Müdürlüğü’nde yerinde incelemeler yapıldığı ve Ankara, Konya ve Kayseri illerindeki bazı Aygaz bayileriyle görüşüldüğü ifade edilmişti. İlgili coğrafi pazar böylece Orta Anadolu gibi görünse de kararda Aygaz’ın Türkiye çapında sahip olduğu piyasa gücü vurgulanmaktaydı. Dolayısıyla kararda yeterli inceleme yapılmamış veya yapılan inceleme sınırlı kalmıştı.

aKurul’un kararda vardığı sonucun aksine raportörler Aygaz’ın, bayilerinin satış fiyatını belirlediği yönünde “ciddi şüphelerin” bulunduğunu ifade ederek, Kurul’un soruşturma açması gerektiği yönünde görüş bildirmişlerdi. Karar metninde Aygaz’ın, bayilerinin satış fiyatını belirlemesi noktasında “ciddi  şüpheler” ibaresi yerine “emareler” ibaresi kullanılarak durum yumuşatılmaya çalışılmış ve eylemin etkisinin sınırlı olduğu gerekçe gösterilerek soruşturma açılmamıştı. Bu noktada kararın yine doyurucu gerekçelerden uzak olduğu görülmekteydi. İlgili pazarda %28’lik bir pazar payına sahip Aygaz’ın (ve kendisiyle aynı ekonomik bütünlük içerisinde yer alan Mogaz’ın) eylemlerinin etkisinin nasıl sınırlı olabileceği konusunda karar inandırıcı tespitler içermemekteydi. Örneğin hangi bölge veya bölgelerin söz konusu uygulamadan etkilendiği, fiyatları belirlenen bayilerin Aygaz’ın diğer bayilerine ve/veya ilgili pazardaki tüm bayilere oranının ne olduğu, uygulamanın ne kadar sürdüğü vs. kararda hiç tartışılmamıştı.

Böyle olunca Ankara 16. İdare Mahkemesi’nin kararının sürpriz olmadığı da kendiliğinden ortaya çıkmakta. Zaten bizzat karşı oy yazısında Kurul kararına katılmayan üç üyenin, karara karşı iptal davası açılması durumunda kararın iptal edilebileceği düşüncesini taşıdıklarını ifade ettiklerini görüyoruz. Mahkemenin iptal kararının gerekçelerini karşı oy yazında ileri sürülen sebepler oluşturmakta. Danıştay’ın son dönem kararlarında Kurul’un soruşturma açmamaya karar verebilmesi için önaraştırma kapsamında elde edilen bilgi ve belgelerin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak biçimde bir rekabet ihlalinin bulunmadığını göstermesi gerektiği pek çok kez ifade edilmekteydi. Bizzat karar metninde ifade edilen, rekabet ihlalinin olduğu yönünde “emarelerin” bulunduğu ibaresinin bu bağlamda kararın iptal edilmesindeki rolü büyük olmalı.

Ankara 16. İdare Mahkemesi’nin iptal kararından iki önemli sonuç çıkıyor.

  1. Birincisi, Kurul kararlarında doyurucu gerekçelerin bulunmaması, iddiaların etraflıca incelenmemesi, herhangi bir rekabet ihlalinin olmadığının açıkça ortaya konulmamış olması gibi durumlarda artık Kurul kararlarının idari yargıda iptal edilme olasılığının yüksek olduğu iyice anlaşıldı.
  2. İkinci ve daha da önemlisi ise raportörlerce hazırlanan ve Kurul kararlarına dayanak teşkil eden soruşturma raporlarının kamuoyu ile paylaşılması ihtiyacı belirgin hale geldi.

Raportörlerin soruşturma raporunda muhtemelen Aygaz’ın yeniden satış fiyatı belirlemeye yönelik eylemlerinin etkileri ve dosya kapsamındaki deliller ayrıntılı bir biçimde tartışıldı. Karar soruşturma açılmamasına yönelik olduğundan nihai karar metnine yansımayan bir hayli detayın olduğu kesin. Umarız Ankara 16. İdare Mahkemesi’nin iptal kararı bundan sonra karar metinlerine ek olarak soruşturma raporlarının da açıklanmasına vesile olur.

Reklamlar