VW skandalı: “Çok başarılı” olacağınıza az insan olun!

ap-vw-seeks-new-ceo-to-help-it-recover-from-scandalŞirket nedir? Uzun kafa izni dönemimde en çok düşündüğüm sorulardan biri. Bir şirketin yöneticisi (bizde sahibi) hiç “Ya, bu günlük bize bu kadar yeter aslında. Hadi çocuklar şimdi evinize gidin ve sevdiklerinize sarılın.” diyebilir mi? 130 küsur yıllık bir soru bu ama sanki cevabı hiç verilmemiş gibi yaşamaya devam ediyoruz. Ve birileri odalara sığamayacağı için dijital olarak sahip oldukları paraları artırma uğruna dünyayı yok ediyor.

18 Eylül’de Volkswagen’in en büyük rekabetçi kozu olan dizel motorlu araçlarına emisyon rakamlarını –yani havayı ne kadar kirlettiklerine dair ölçüyü- olduğundan 35 kat daha az gösterecek şekilde yanıltıcı bir yazılım yükleyerek testlere soktuğunu öğrendik. Şirketin hilesi, -yıllardır yasak olduğunu bilmelerine rağmen- bir çalışanı ya da tedarikçisinin ihbarı üzerine değil, bağımsız bir kuruluşun araçları test etmesi sonucunda ortaya çıkarıldı.[1]  Ben lafı çok uzatmadan Pazarlardan Haberler’in alanına giren şirket-devlet ilişkileri bağlamında konuyu irdelemek istiyorum.

Başarısını hak yiyerek elde ettiği ortaya çıkan kibirlinin arkasından gülerek bakılır. Adalet yerini bulduğu için yaşanan bir sevinçtir bu. Ama bence bir nedeni daha var: Fazla başarının normal yollarla elde edilemeyeceğinin ortaya çıkmasına sevinilir. Özellikle işinde çoook başarılı olması için çabalamak insanı sadece sevdiklerinden değil, değerlerinden, inançlarından ve gitgide onu insan yapan her şeyden mahrum kılar. Yaşadığın dünyayı sevmeden yaptığın arabaları sevsen ne olur?!

İyi bir Pazarlardan Haberler okuyucusunun bu skandaldan çıkarması gereken hisseleri sıralayalım:

  • Şirketlerin Enron skandalından beri bağıra çağıra verdikleri kurumsallaşma, şeffaflaşma ve etik hareket etme sözlerinin ciddiye alınacak bir tarafı yoktur.[2]
  • Devletin, toplumu şirketlerin kar hırsı ile doğayı ve kamu düzenini yok etmesinden koruma rolü azalacak gibi durmuyor.
  • Devlete atfedilen bu rolün ne kadar yerine getirildiğinin de bağımsız kurumlar tarafından denetlenmesi gerekir. Devletin bütün yasalarına ve kurumlarına rağmen hiçbir “acı gerçek” kendiliğinden ortaya çıkmaz.
  • “Hocam, burası Türkiye, bütün bu “laflardan” bize ne?!”

Şirketlerin çalışma ilkesi kar etmek ve karı sürekli artırmak, yöneticilerininki de bu kardan olabilecek en yüksek payı almak olduğu bir düzende, şirketlerin faaliyetlerini toplum yararına sınırlamalarını kimse beklemiyor. Bunu yapacak olan şirketin faaliyet gösterdiği coğrafyadaki devlet ve onun hukuku.

Hukukun Enron’dan peşi kesilmeyen kurumsal skandalları “uzlaşarak” bitirme eğiliminde olduğunu görüyoruz. Sırf Almanya’dan çıkan örneklere bakalım: Bayer’in kolesterol ilacı Lipobay’in yan etkileri, Daimler’in ve Siemens’in verdiği rüşvetler hep devletlerle şirketlerin uzlaşması sonucunda yapılan ödemeler sonucunda kapatıldı. Skandal ortaya çıktığında hazır bir yapılacaklar listesi bile var: Üst yöneticileri tümden değiştir, şirket kültürünü değiştirme adına danışmanlara bir dünya para öde, uyum programları ile çalışanları rehabilite et ve sanki dünyanın en etik şirketiymiş gibi çanak çömlek patladıktan sonra bu yaptıklarını sağda solda anlat.

Ancak bu şekilde şirketler terbiye edilemiyor. Zira şirket, sanki aksi geçerliymiş gibi davranılsa da  terbiye alabilecek bir varlık değil. Hele ki, onu yöneten insanların daha fazla bonus için “terbiyesizce” davranma güdüsü varken. İşlenen suça ilişkin ödenen cezalar, tazminatlar, verilen danışmanlık ve avukatlık ücretleri suçun işlenmesine önayak olan yöneticiden değil şirketin kasasından çıkıyor. Ayrılan yöneticilerin yanlarında yüklü “paketlerini” almadan çıktığını daha görmedik. Hem şirketi batırıyorsun hem de bir dünya para ile işin içinden çıkıyorsun. Neden yasalara uygun davranacaksın ki?

Bu sefer durum biraz farklı olacak gibi. Herkesin soluduğu havayı kirleten, alternatif otomobil modlarının çıkmasını dolaylı olarak hileyle engelleyen VW yöneticilerine Amerika’da dava açılacak gibi gözüküyor.

Şirketlerin topluma karşı suç işleyip devletle “uzlaşmasının” sonu gelmiş olabilir.

Dipnotlar:

[1] “VW’nin dizel motorlara yerleştirdiği, çevreye ve sağlığa zararlı egzoz gazı değerlerini düşük gösteren aletin adı “Electronic Diesel Control 17”. Gizli bir bilgisayar yazılımı. VW’nin skandalı nasıl ortaya çıktı? ICCT adlı Uluslar arası çevre vakfında görevli Berlinli kimyager Peter Mock, Almanya’nın ABD için ürettiği otomobillerin Avrupa’dakinden çok daha temiz ve çevreye uygun olduğu görüşünden hareketle test yapmak istedi. ICCT, West Virginia Üniversitesi’ne 2014 Mart’ında görev verdi. Bir profesör, bir mühendis, iki öğrenci ve bir üniversite çalışanından oluşan 5 kişilik bir araştırma grubu kuruldu. Grup, elektrikli süpürgeye benzeyen, İki ölçüm aletinden oluşan, jeneratörlü ve hortumlu aleti aracın bağajına yerleştirerek, test için trafiğe çıktı. Araçlar 4 bin km trafikte kullanıldı. Egzoz gazının Avrupa’dakinden daha temiz olduğu düşüncesinden hareket eden araştırmacılar, tam tersi bir sonuç üzerine kendilerinin hata yaptığını sanarak, kim hata yaptı diye kavgaya tutuştu. İki ay sonra değerlerin doğru olduğu sonucuna varan araştırma grubu, Amerikan Çevre Ajansı’nı (EPA) alarma geçirdi. 2012 yapımı VW Jetta ve 2013 yapımı VW passat aracındaki egzoz gazı değerleri çok yüksek dedi. BMW X5 modelinin değerlerinin ise tuttuğunu belirtti. ABD Çevre Ajansı, 2014 Aralık ayında VW’ye bunun kaynağını sordu. VW değerlerin yüksek olmasına teknik bir sorunun neden olduğunu gösterdi ve Jetta, Golf, Beetle, Audi A3 model 482 bin aracı egzoz servisi adı altında tamire çağırdı. Ama araçlarda herhangi bir değişiklik yapılmadı. 3 Eylül 2015’te VW, Amerikan Çevre Ajansı’na dizel motorların yazılımında manipülasyon yaptığını itiraf etti.” http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/30173438.asp?_sgm_campaign=scn_a0046116293a0000&_sgm_source=30173438&_sgm_action=Click-Dynamic

[2] “The Volkswagen Group has always considered itself bound by more than just legal and internal regulations. We also see voluntary commitments and ethical principles as an integral component of our corporate culture, providing a frame of reference we can use to guide our decision-making.” http://www.volkswagenag.com/content/vwcorp/content/en/the_group/compliance.html

Reklamlar