Genişbant internette sahiplik ayrıştırmasının ayak sesleri

Alt pazarda faaliyet göstermenin, üst pazarda doğal tekel niteliğindeki dikey bütünleşik teşebbüse ait altyapıdan yararlanmayı zorunlu kıldığı durumlarda, alt pazar rekabetini sağlamanın ne kadar zor olduğu günümüzde tecrübeyle sabit hale geldi. Genişbant internet söz konusu pazar yapısının en önemli örneklerinden birisini teşkil etmekte.

Pek çok ülkede genişbant internet pazarında dikey bütünleşik yerleşik işletmecilerin varlığı söz konusu olduğundan, üst pazar ve alt pazar arasındaki ilişkinin düzenlenmesi ilgili pazarda rekabetin tesisi bakımından kilit rol oynuyor. Altyapı sahibi dikey bütünleşik işletmecinin, çeşitli uygulamalar yoluyla kendisiyle aynı ekonomik bütünlük içinde yer alan işletmeci lehine uygulamalarda bulunması ciddi bir risk olarak görülmekte. Söz konusu riskin ortadan kaldırılması noktasında 3 temel yöntemden söz edilebilir:

  • Dikey bütünleşik işletmecinin üst pazar ve alt pazar faaliyetlerini aynı tüzel kişilik altında yürütmesi ancak işletmeciye hesap ayrıştırması ve ayrım gözetmeme yükümlülükleri yüklenmesi
  • Dikey bütünleşik işletmecinin üst pazar ve alt pazar faaliyetleri bakımından tüzel kişiliklerin ayrıştırılması ve işletmecinin alt pazarda faaliyet gösteren kolu ile rakiplerine mutlak biçimde eşit muamele göstermek zorunda bırakılması
  • Toptan ve perakende faaliyetler için sahiplik ayrıştırmasına gidilmesi ve ayrımcılık yapma motivasyonun tamamen ortadan kaldırılması

Özellikle AB’de, genişbant internet bakımından 3. seçenek bu güne kadar fazlaca gündeme gelmemiş ve düzenleyici otoriteler altyapı sahibi dikey bütünleşik teşebbüsün kendi perakende kolu ve rakipleri arasında ayrımcılık yapmasını engelleyecek yöntemlere yoğunlaşmıştır. Ülkemizde de şu ana kadar 3. seçeneğin tartışma konusu yapılmadığını hatırlatmakta fayda var.

CaptureAyrımcılık konusunu en fazla irdeleyen ve bu konuda oldukça agresif adımlar atan düzenleyici kurumların başında OFCOM’un geldiğini söylesek yanlış olmaz. OFCOM’un, altyapı sahibi BT’nin kendi perakende kolu ve rakip işletmeciler karşısında mutlak eşitlik prensibi ile hareket etmesi yönündeki taleplerine cevap verebilmek için British Telecom (BT) bünyesinde “Openreach” adlı yeni bir departman kuruldu. Openreach’in ayrı bir tüzel kişiliği bulunmasa da, BT içinde diğer tüm departmanlardan “Çin Seddi” ile ayrılmış bir iş birimi olarak konumlandırılmış ve ayrı bir marka altında faaliyet göstermesi öngörülmüş. Openreach diğer tüm departmanlardan farklı olarak CEO’ya dahi raporlama yapmamakta, yalnızca Equal Access Board adlı bir kurul vasıtasıyla şirket yönetim kurulu ile muhatap olmakta.

İngiltere örneği İtalya için de belli ölçüde yol gösterici. İtalyan düzenleyici otoritesi AGCOM, TI’nın üst pazardaki bazı uygulamalarının ayrımcılığa yol açtığını ve alt pazardaki rekabete zarar verdiğini ileri sürdü. AGCOM’un endişelerinin giderilmesi adına Telecom Italia (TI), Openreach benzeri bir departman olarak Open Access Division’ı kurmuş ve bu departmanı diğer tüm birimlerden Çin Seddi ile ayırdı.

Ancak bugün gelinen noktada İtalya ve İngiltere’deki rekabet otoritelerinin ve düzenleyici kurumların söz konusu tedbirlerin yeterliliği hakkında şüpheleri olduğu görülüyor. Ayrıca TI ve BT’nin rakipleri, bir yandan daha müdahaleci adımlar atılması için düzenleyici kurumları sıkıştırmakta, diğer yandan da rekabet otoritelerine ayrımcılığa dayalı başvurularda bulunmakta.

OFCOM yakın zamanda sahiplik ayrıştırmasına işaret etmiş ve sorunların çözülememesi halinde bu alternatifin de masada yer alacağını çok açık bir dille ortaya koymuştu. İtalya’da ise TI’nın her an ayrımcılığa dayalı çok ciddi bir rekabet soruşturması ile karşı karşıya kalabileceği dile getirilmekte. TI’nın, özel hukuk tazminatları ile birlikte milyar Euro’ları aşabilecek yaptırımlarla karşılaşmamak adına, sahiplik ayrıştırmasını dahi değerlendirmesinin sürpriz olmayacağı ileri sürülüyor.

Enerji sektöründe çoğu ülkede temel kural olarak kabul edilen sahiplik ayrıştırması yavaş yavaş genişbant internet pazarında da önemli bir tartışma konusu olarak ortaya çıkıyor. Altyapı sahibi işletmecilerin sahiplik ayrıştırması karşısındaki temel argümanının yatırım yapma motivasyonunun ortadan kalkacağı olduğu dikkate alındığında, rekabet hukuku ve regülasyonun en temel paradoksu olarak nitelendirilebilecek “inovasyon vs. rekabet” konusunun bu alanda da alevlenmesinin muhtemel olduğu söylenebilir.

Reklamlar