Türk sivil havacılık sektörü ne kadar rekabetçi?

Elbette Türk sivil havacılık sektörünün ne kadar rekabetçi olduğunu bir blog yazısında tüm yönleriyle anlatmamız zor. Bu nedenle bu yazımızda pazara giriş engelleri noktasında yeni havayollarının karşılaştığı piyasaya giriş engellerinden bahsedeceğiz. Türk sivil havacılık sektörü denildiğinde akla ilk gelen unsurlardan birisi şüphesiz Türk Hava Yolları (THY). Eski bir kamu teşebbüsü ve bayrak taşıyıcı (national flag carrier) olması nedeniyle THY’nin sektörde ne derece büyük ve önemli bir oyuncu olduğunu söylememize gerek yok. Önemli olan THY ile rakip havayollarının ne denli rekabet edebildikleri.

Şüphesiz rekabetin ilk koşulu ilgili piyasaya giriş yapabilmek. Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün (SHGM) düzenlemesine tabi sivil havacılık sektöründe faaliyet gösterebilmek için SHGM’den onay almak, ardından da Devlet Hava Meydanları İşletmesi’nin (DHMİ) yetki ve sorumluluğundaki Slot Koordinasyon Merkezi’nden de slot almak şart.

1Türk sivil havacılık sektöründeki rekabet hukuku uygulamasında son birkaça yıla damgasına vuran en önemli gelişme Rekabet Kurulu’nun THY hakkında verdiği karar. Kararda kısaca THY’nin İstanbul merkezli yurt içi ve yurt dışı uçuşlarında yıkıcı fiyat uyguladığı ve SHGM’deki “bağlantıları” vasıtasıyla rakibi Pegasus’un yeni hatlar açmasına engel olduğu iddiaları incelenmişti. Konumuzla ilgili olan ikinci iddiaya ilişkin olarak herhangi bir ihlal tespiti yapılmamıştı. Bununla birlikte “ilgili pazarda sağlıklı bir rekabet ortamının tesisi bakımından… düzenleme ve denetleme yetkisine sahip kurum ve kuruluşlarda çalışan yetkili kişilerin eşzamanlı olarak THY’de görev yapmak üzere atanmaması” ve karar tarihinde DHMİ Genel Müdürü’nün, THY Denetleme Kurulu üyeliğinin sonlandırılmasına ilişkin olarak ilgili kuruluşlara görüş bildirilmesinin yerinde olacağı sonucuna varılmıştı. Kurul’un bu kararı Ankara 11. İdare Mahkemesi tarafından iptal edilmiş, bunun üzerine Rekabet Kurulu konuya ilişkin olarak geçen ay sonu yayımlanan yeni bir karar vermişti.

Yeni kararda bu iddianın neredeyse hiç üzerinde durulmadığı görülmekte. Öyle ki 78 sayfalık kararda sadece yarım sayfa bu iddiaya ayrılmış. Daha da ilginci dosyada, Roma ve Milano’ya birer hat açtırmak amacıyla Pegasus’un SHGM’ye başvuru yaptığına ve THY’nin de bu durumun kârlılığını olumsuz etkileyeceğini ifade ederek SHGM nezdinde “gerekli girişimlerin” yapılması gerektiğine yönelik delillerin bulunduğu da açıkça belirtilmiş. Yine de Kurul, Pegasus’un ilgili hatta faaliyete başlamasını gerekçe göstererek, THY’nin söz konusu davranışlarının “pazar gerçeğini yansıtmadığı” sonucuna ulaştı ve sonuç bölümünde konuyla ilgili “herhangi bilgi veya belgeye rastlanmadığına” karar verdi. Yani kararın değerlendirme bölümünde “evet delil var ama rekabet karşıtı etki yok” denilirken, sonuç bölümünde bu kez “ortada herhangi bir delil yok” sonucuna varılmış. Aslında karar kendi içerisinde çelişkili.

Şimdi benzer bir durum bu kez THY’nin bir alt markası olan Anadolu Jet için yaşanabilir. Türk sivil havacılık sektöründe faaliyet göstermek isteyen MyJet adlı Belçika menşeli bir havayolu şirketi 1geçen yıl 13 iç hat ve 15 dış hat olmak üzere Ankara merkezli 28 noktaya uçuş gerçekleştirmek için SHGM’ye başvuru yapmıştı. MyJet’in başvurusu henüz SHGM tarafından sonuçlandırılmadan, Anadolu Jet’in açıkladığı Ankara merkezli uçuşlarının büyük ölçüde (tam 10 hatta) MyJet ile örtüştüğü haberleri gelmeye başladı. Pegasus örneğinden sonra bu durum akıllara ister istemez THY’nin bir alt markası olan Anadolu Jet’in, SHGM’deki bağlantıları vasıtasıyla MyJet’in proje çalışmalarına ilişkin rekabet açısından hassas sayılabilecek bilgileri öğrenerek bu projeleri kendisinin hayata geçirmek üzere harekete geçip geçmediği sorusunu getiriyor. Rekabet Kurumu’na yapılmış bir başvuru var mı bilinmez, ancak henüz soruşturma açıldığına dair bir basın duyurusu veya soruşturma açılmamasına karar verilen bir önaraştırma kararı yok.

MyJet’in başvurusu devam ededursun, SHGM Ankara’dan yurtdışına doğrudan seferlerin teşvik edilmesine ilişkin 20 Mayıs’ta bir Genelge yayımladı. Bu Genelge’ye göre teşvik edilecek hatlara ilişkin olarak teşvik süresince ilgili hatta tarifeli seferler için başka bir yerli havayolu şirketine uçuş izni verilmeyecek. Teşvikten yararlanmak için ilgili havayolu şirketinin yaz döneminde haftada en az 3, kış döneminde de haftada en az 2 uçuş yapması gerekecek ve hattın kendisine verilmesinden itibaren en geç 3 ay içerisinde uçuşlarına başlamak zorunda olacak. 5 Haziran’da başvuru süresi bitecek bu teşvikten bakalım hangi havayolu şirketi yararlanacak. Her hâlükârda başkent Ankara’dan yurtdışına doğrudan uçak seferlerinin başlaması birçok insanın, bu arada Ankara’dan İngiltere’ye gitmek için her defasında İstanbul’da aktarma yapan ve sık sık rötarlara maruz kalan benim, işini kolaylaştıracak. Yeni açılacak hatlarda düşük fiyatların ve yüksek hizmet kalitesinin hakim olması dileğiyle diyelim…

Reklamlar