AB’ye giremedik ama Gümrük Birliği’ni güncelledik!

Türkiye’nin AB ile olan ilişkileri malum, üyelik yolunda ilerlemeye devam. Ancak AB ile Türkiye arasındaki Gümrük Birliği anlaşması gereği AB, birliğe tam üye olmamasına rağmen Türkiye ile gümrüksüz ticaret yapmaya başlamış ve bu ilişkiden birçok ekonomik fayda elde etmişti. Diğer yandan Türkiye açısından Gümrük Birliğinin sonuçlarından en önemlisi uluslararası ticarette AB’nin politikasını izlemesi gerektiği ve Türkiye’nin AB’nin onayı olmadan AB ile herhangi bir tercihli ticaret düzenlemesi bulunmayan üçüncü bir ülkeyle serbest ticaret anlaşması imzalayamayacak olması.

BayraklarBunun gibi zamanla Gümrük Birliği’nin Türkiye ekonomisini olumsuz yönde etkilediği, özellikle rekabet gücü, istihdam, dış ticaret dengesinin bozulması gibi Türk ekonomisinde birtakım olumsuzluklara neden olmaya başladığı görüldü. Özellikle Türkiye’nin rekabete açık olmayan sektörlerini olumsuz yönde etkilediği hususu birçok uzmanın çalışmasında inceleme konusu olarak yer aldı. Diğer yandan Türkiye, anlaşmanın imzalanmasıyla birlikte AB’nin üçüncü ülkelere tanıdığı tavizleri tanımak zorunda olduğu için gümrük geliri kayıplarına uğradığı gibi çoğu zamana da daha önce taviz verdiği ülkelere AB’nin onay vermemesi ya da ikili anlaşma ile AB’nin taviz kapsamına girmemesi halinde söz konusu ülkelerin misillemelerine maruz kaldı.

Yakın zamana kadar Türkiye yaşanan bu olumsuzlukları birçok platformda AB’ye duyurmuş ve anlaşmanın revize edilmesine yönelik müzakerelere başlamıştı. Öte yandan, Gümrük Birliği anlaşmasının mevcut haliyle hizmetleri, kamu alımlarını, bazı tarım ürünlerini ve yatırımları kapsamıyor olması karşısında Türkiye’nin bu güncelleme girişimi AB açısından bir fırsat olarak değerlendirildi ve sonunda Gümrük Birliği’nin getirdiği dezavantajları ortadan kaldırmak adına taraflar ilk adımı dün Brüksel’de attı (12 Mayıs 2015). Yaklaşık bir buçuk yıldır devam eden güncelleme görüşmeleri sonucunda Türkiye ile AB arasında Gümrük Birliği anlaşmasının güncellenmesine başlanmak üzere mutabakat zaptı imzalandı.

Güncelleme ile hedeflenen değişiklikler arasında öncelikle AB’nin üçüncü ülkelerle imzaladığı ve imzalayacağı Serbest Ticaret Anlaşmalarına Türkiye’nin de otomatik olarak taraf olmasının ve bu sayede kota avantajları elde etmesinin sağlanması, Türkiye’nin karar alma mekanizmalarında yer almasının sağlanması (AB’ye üye olmadığı için mevcut düzende Türkiye karar alma mekanizmasında yer almıyor), Türk mallarının taşınmasıyla ilgili tam bir serbestinin sağlanması ve bu amaçla karayolu taşımacılığındaki kotaların ortadan kaldırılması geliyor.

Öte yandan Gümrük Birliği anlaşmasındaki bu güncelleme çalışmalarının AB ve ABD arasındaki Transatlantik Serbest Ticaret Anlaşması’na (TTIP) taraf olma sürecine katkısı olacağı ve bu konuda AB’nin desteğinin alınması da bekleniyor. Nitekim, mevcut haliyle TTIP anlaşmasının hayata geçmesi halinde Türkiye’ye normal şartlarda gümrükle giren ABD mallarının AB’nin TTIP’yi imzalanmasıyla gümrüksüz şekilde Türkiye’ye girmesi söz konusu olacak ve bu da Türkiye için ciddi boyutta bir gelir kaybı anlamına gelecek. Bu nedenle TTIP’ye taraf olunması Türkiye açısından çok önemli bir ve Türkiye de bu konuda çok ısrarcı. Öyle ki, TTIP anlaşması uygulamaya geçtiğinde Türkiye’nin bu anlaşmaya taraf olmaması halinde Gümrük Birliği anlaşmasının feshedilmesi ihtimalinin çok yüksek olduğu Türkiye Ekonomi Bakanı tarafından birçok konuşmada dile getirilmişti.

Gümrük Birliği anlaşmasının güncellenmesine yönelik çalışmaların 2016 yılının Ocak ayında başlaması hedefleniyor…

Reklamlar