Takip eden tazminat davalarında dosyalara erişim hakkı

Takip eden tazminat davaları, davacıların ilgili rekabet kurumunun kararlarına (ve cezalarına) dayanarak açtığı tazminat davalarını ifade eder. Bu davaları açabilmek için davacıların ilgili rekabet otoritesinin dosyalarına ulaşabilmeleri gerekmektedir. Almanya’daki uygulamada bu durum, FCO’nun nihai kararlarında yer alan ticari sır niteliğini taşıyan hususi bilgilerin çıkarılmasından sonra potansiyel davacıların ilgili kararı elde etmeleri anlamına gelmektedir.

compensationGenel uygulama böyle olmakla birlikte, belgelere ulaşım pişmanlık başvurularında pek mümkün değildir. Düsseldorf Temyiz Mahkemesi nezdinde görülen Metro v. Tchibo davası da bu uygulamayı teyit eder niteliktedir. Söz konusu davada kavrulmuş kahve kartelinin bir üyesi olan Tchibo, FCO dosyalarına asgari düzeyde erişim talebinde bulunmuştur. Zarar iddiasında bulunan Metro ise belgelere daha geniş ölçüde erişim hakkı istemiş, her iki taraf da davayı Federal Hukuk Mahkemesine götürmüştür. Mahkeme ise, Temyiz Mahkemesinin verdiği bu tarz kararlara karşı tekrar inceleme yetkisinin bulunmadığına karar vermiştir.

Bununla birlikte, Berlin Bölge Mahkemesinde derdest bir davada dosya erişimine ilişkin alışılmadık bir durum yaşanmıştır. İhaleye fesat karıştırdığı iddia edilen bir kartel hakkında Avrupa Komisyonu tarafından ciddi tutarda cezanın söz konusu olduğu bir soruşturmaya açılmış, aynı zamanda Düsseldorf savcısı tarafından ilgili kartel hakkında cezai kovuşturma da başlatılmıştır. Bu soruşturmalar bir süre sonra kapanmıştır. Ancak bir şekilde FCO nezdinde yapılan pişmanlık başvurusunun bir örneği ile Komisyon kararının gizli versiyonun bir bölümünün savcı dosyasında bulunduğu bilgisi alınmıştır.

Bunun üzerine Berlin davasında davacılar hakimden savcıdaki dosyaya erişimlerini talep etmişler, bunun üzerine hakim ilgili dosyanın Düsseldorf savcısından getirtilmesini istemiştir. Davalılar bu talebe itiraz etmişler ve, inter alia, savcının dosyaları vermesini önlemek için Hamm Temyiz Mahkemesine başvuruda bulunmuşlardır.

Hamm Temyiz Mahkemesi ve nihayetinde Federal Anayasa Mahkemesi dosyaların Berlin hakimine verilebileceğine karar verirken, kararlarında aynı zamanda Berlin hakiminin tarafların menfaatlerini dikkatli bir şekilde tatmaksızın davacıların erişimine imkan sağlayamayacağı hususunu da belirtmişlerdir.

Anayasa Mahkemesi ise, Berlin Bölge Mahkemesi’nin savcı dosyasındaki belgeleri, ancak davalıların anayasal hakları ile tarafların hakları ve menfaatlerinin özenli şekilde tartılması sonrasında kullanabileceğine hükmetmiştir. Hakim ayrıca kullanmak niyetinde olduğu kriterleri ve söz konusun kriterleri spesifik olarak nasıl uygulayacağını da belirlemelidir.

Görüldüğü üzere bu davalar, ihaleye fesat karıştırma davalarındaki antitrust icrası ile cezai icra dualitiesinin, FCO için pişmanlık başvurularını işletim sisteminde koruma altında tutmasını ne kadar zorlaştırdığını gösteriyor. Buna bağlı olarak da bir kartel üyesinin bir pişmanlık başvurusu ile öne çıkmayı çok tehlikeli bulduğu bir ortamda herhangi bir kamu icrası olmadığında, bu gibi takip davaları ve özel icranın da söz konusu olmayacağı sonucuna varılabilir. Nitekim pişmanlık başvurusu dosyalarına erişimin diğer davalar aracılığıyla mümkün kılınması ile birlikte pişmanlık başvurusu yapma niyetinde olan teşebbüslerin risk algısı yükseleceğinden, bu gibi vakaların çoğalması pişmanlık başvurusunda bulunma girişimlerini azaltacağı kuşkusuzdur.

 

Reklamlar