Gun-jumping cezaları

But first, nedir bu gun jumping?

En genel anlamıyla “gereken zamandan önce harekete geçmek” olarak nitelendirebileceğim “gun jumping”, örneğin sporda düdüğü duymadan yarışa başlamak, biraz daha romantik bir anlamda ise Aerosmith’in sözlerindeki “life is a journey, not a destination” algısına karşı bir tabir.

How-to-speed-up-the-certification-process_dnm_galleryBu terimin rekabet kuralları bakımından karşılığı ise birleşme ve devralma işlemlerinde karşımıza çıkıyor. Bu bakımdan izne tabi olan işlemin Rekabet Kurulu’na bildirilmeden gerçekleşmesi olarak tanımlayabileceğimiz gun jumping, klasik manada ise, bildirim yapılmakla birlikte henüz izin verilmeyen bir dönemde teşebbüslerin birleşme işlemlerine başlaması anlamına geliyor. Mantığı ise yoğunlaşma öncesindeki düzenin yeniden tesisinin güçlüğünden hareketle (scrambled eggs effect), işlem tüm yönüyle incelenip izin verilmeden evvel taraflardan bu konuda adım atmamalarının bekleniyor olması.

Geçtiğimiz aylarda, gun-jumping ihlallerinin örneklerine Brezilya Rekabet Otoritesi’nin konuyla ilgili attığı ilk adımlarında rastladık. Öyle ki, ilk kararında Otorite eski milyarder Eike Batista tarafından kontrol edilen OGX petrol şirketine 3 milyon reias (yaklaşık US$1,5 milyon) ceza verirken, yalnızca 1 yıl içerisinde 3 farklı gun-jumping cezasına daha imza attı. Tarafların petrol ve gaz üretiminin %0,01’den az olduğu işlemlerde kısıtlama yapmadan izin verilmiş olsa da, UTC isimli petrol şirketi ticari imtiyaz anlaşmalarından kaynaklı ödemeleri yapması, benzer şekilde Potioleo şirketi de izin alınmaksızın işlemi gerçekleştirmesi sebebiyle Otorite’den nasibini aldı. Diğer bir davada ise, Fiat tarafından Chrysler hisselerinin devralındığı işlem kapsamında her ne kadar Fiat Chrysler’ın kontrolünü sağlayan hisse sahibi olarak nitelendirilmişse de, taraflara para cezası verildi.

Pek çok hukuk düzeninde yasaklanan gun-jumping, esasen bizim mevzuatımızda doğrudan yer almasa da, uygulaması mümkün. Zira bu işlemleri düzenleyen Tebliğ’in 10. maddesinde belirtildiği üzere izne tabi birleşme veya devralmaların Kurul’a bildirilmeksizin gerçekleştirilmesi, Rekabet Kanunu’nun 11. maddesi gereği ilgililere idari para cezası verilmesini gerektiriyor. Gerek ABD, gerek AB ve Türkiye’de uygulama bulan gun-jumping cezalarının verilebilmesi için, tarafların izin kararı bulunmaksızın işlemi gerçekleştirmiş olmaları söz konusu. Ceza tutarının hesaplamasında da, tarafların büyüklüğü, kasten kötüye kullanma, kötü niyet ve işlemin neden olduğu potansiyel rekabete aykırı etkiler göz önünde bulunduruluyor. Bunun yanında, gerçekleştirilen işlemin hükümsüz kılınması da mümkün. “İşlemin gerçekleştirilmesi”nden kastımız ise, yalnızca söz konusu birleşme veya devralmayı düzenleyen sözleşmenin imzalanmasından ziyade, bu sözleşmenin icrasının da başlamış olması. Yani kriterin sözleşmenin imzalanmasının ardından söz konusu yoğunlaşma davranışının (örneğin kapanışın) da etkilerini göstermiş olmasında arandığını söyleyebiliriz.

Pek tabi gun-jumping’in bir diğer yansıması da birleşen teşebbüsler arasındaki koordinasyonda kendini gösterebilir. Daha açık bir ifadeyle, örneğin bir teşebbüsün rakibini devralması işlemine henüz izin verilmeden, rekabet bakımından hassas bilgilerin ya da pazarın paylaşılması gibi bir senaryoyla karşı karşıya kalınabilir. Bu durumda taraflar tek bir ekonomik bütünlükten ziyade halen birbirlerinin rakibi olarak addedildiklerinden, Kurul’un ağır para cezası yaptırımlarına da maruz kalınabilir.

Reklamlar