Almunia’dan Merkel’e: Ne kadar ekmek o kadar köfte

AB Komisyonu’nun rekabet politikalarından sorumlu üyesi Almunia katıldığı bir toplantıda AB rekabet hukuku politikalarının geleceği le ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

Konuşmasında ilk olarak AB’de çok önemli bir eksiklik olarak görülen özel hukuk davalarına değinen Almunia, yeni direktif ile bu konuda önemli adımlar atıldığını ve bu davalardaki en önemli sorunlardan biri olan delile erişimin yerel mahkemelerin yetkilerinin artırılması suretiyle aşıldığını belirtti. Ayrıca Almunia bu noktada topluluk davalarına ilişkin daha elverişli bir yasal çerçeve üzerinde çalışıldığını da duyurdu. Bunun yanı sıra, Almunia AB birleşme ve devralma kontrolü uygulamalarında da dünyada yaşanan gelişmelere ayak uydurulacağını sinyalini vererek en yakın zamanda kontrol değişikliğine yol açmayan bazı azınlık haklarının devirlerinin denetimine ilişkin adımların atılacağını belirtti. Almunia, benimsenecek yeni kuralların iş hayatının akışına zarar vermemesinin de en önemli önceliklerden olduğunun altını çizdi. Ayrıca Google’a karşı yürütülen soruşturma ile hakim durumun kötüye kullanılmasına ilişkin vakıalarda taahhüt mekanizmasının ne denli faydalı ve etkin bir araç olduğunun anlaşıldığına da dikkat çekti.

integrationAncak Almunia’nın konuşmasındaki temel konu Merkel’in yakın zamanda dile getirdiği “AB rekabet hukuku kurallarının telekomünikasyon piyasalarında konsolidasyonun önünü açacak şekilde güncellenmesi” talebi oldu.

Almunia AB telekomünikasyon piyasalarındaki dağınık yapının sektörel gelişmeye zarar verdiğinin ve uluslararası rekabet gücünü olumsuz etkilediğinin yadsınamaz olduğunu ve bu bağlamda konsolidasyona duyulan ihtiyacın da açık olduğunu dile getirdi. Ancak Merkel’in önerisine de net biçimde karşı çıktı.

Almunia’ya göre AB’deki sorun uygulanan rekabet politikasından değil, AB menfaatleri ile üye ülke menfaatlerinin aynı hizaya getirilememesinden kaynaklanıyor. Zira ulusal arenada en güçlü konumda bulunan, Çin ve ABD’de faaliyet gösteren işletmeciler, tek ve bütünleşik bir pazara tamamen yeknesak hale getirilmiş yasal bir zeminde hizmet sunarken AB’nin farklı üye ülkelerinde faaliyet gösteren işletmeciler “tek pazarın” nimetlerinden yeterince faydalanamıyor ve bunun neticesinde de uluslararası alanda rakiplerinin gerisinde kalıyor.

Almunia, Çin ve ABD’de tek bir düzenleyici otorite olmasının ve bu otoritenin tüm pazarda ortak bir spektrum politikası izlemesinin bu pazarlarda faaliyet gösteren işletmecilerin uluslararası rekabet gücüne çok büyük katkı sağladığını belirtirken, AB’de devletlerin spektrum tahsisinden elde edilen milyarlarca dolardan vazgeçmesinin ve ortak bir politika benimsemesinin pazarın gelişimi için olmazsa olmaz olduğunun da altını çizdi. Almunia devletlerin AB genelinde tek bir pazar oluşması için gereken adımları attıktan sonra zaten artık Komisyon’un da üye ülke bazında ilgili coğrafi pazar tanımı yapamayacağını ve bunun doğal sonucu olarak da yoğunlaşma işlemlerinin analizinin AB geneli göz önünde tutularak yapılacağını hatırlattı. Dolayısıyla, AB’de sektörel kalkınmanın sağlanması için, mevcut rekabet politikalarının veya uygulanmakta olan kuralların değiştirilmesinden ziyade, ancak üye devletlerin kısa vadede bazı fedakarlıklar yaparak atabilecekleri adımların atılması gerekiyor.

Almunia’nın doğrudan verdiği “spektrum politikanızı ortak hale getirin” mesajı ve dolaylı yoldan ortaya koyduğu “AB için tek düzenleyici otoriteye izin verin” mesajı, aslında üye ülkelerin yöneticilerinin artık ellerini taşın altına koyma zamanının geldiğini gösteriyor. Ancak AB’nin belki de en büyük sorunlarından biri olan “kısa vadeli üye ülke menfaati ile uzun vadeli topluluk menfaati çatışmasının” çözülmesinin çok da kolay olmadığı pek çok örnekle sabit. Dolayısıyla bir süre daha Almunia’nın temennilerinin hayata geçmesi kolay olmayabilir.

Reklamlar