AYM’den elektrik piyasası mevzuatında değişiklik

Anayasa Mahkemesi, Elektrik Piyasası Kanunu’nun bazı maddelerini iptal etti. Konunun önemine binaen, öncelikle iptali istenen maddeleri aşağıda sıralayalım:

  • 4. maddesinin (3) numaralı fıkrasının son cümlesini,
  • 9. maddesinin (1) numaralı fıkrasının beşinci cümlesini, (7) numaralı fıkrasının birinci ve ikinci cümleleri, (9) numaralı fıkrasında yer alan “… ile mevcut sayaçların bir program dahilinde mülkiyetinin devralınması…” ibaresi,
  • 10. maddesinin (3) ve (7) numaralı fıkrasının birinci cümleleri,
  • 11. maddesinin (3) numaralı fıkrasının birinci cümlesi,
  • 15. maddesinin (3) numaralı fıkrası,
  • 16. maddesinin (6) numaralı fıkrası,
  • 22. maddesinin son cümlesi,
  • Geçici 8. maddesi,
  • Geçici 14. maddesinin birinci fıkrası.

AYM, geçici 8 ve 14. maddeler hariç olmak üzere, diğer madde, fıkra ve ibarelerin iptali istemini anayasaya aykırı olmadıkları gerekçesiyle reddetti. Bu madde, fıkra ve ibarelerin yürürlüklerinin durdurulması da reddedilirken, geçici 8. maddenin iptalinin 6 ay ertelenmesi nedeniyle ve geçici 14. maddenin ise koşullar oluşmadığı gerekçesiyle yürürlüklerinin durdurulması istemi reddedildi. Anayasaya aykırı bulunup iptal edilen geçici 8. madde şu şekilde:

“EÜAŞ veya bağlı ortaklık, iştirak, işletme ve işletme birimleri ile varlıklarına ve 4046 sayılı Kanun kapsamında oluşturulacak kamu üretim şirketlerine, bunların özelleştirilmeleri halinde de geçerli olmak üzere, çevre mevzuatına uyumuna yönelik yatırımların gerçekleştirilmesi ve çevre mevzuatı açısından gerekli izinlerin tamamlanması amacıyla 31/12/2018 tarihine kadar süre tanınır. Bu sürenin üç yıla kadar uzatılmasına Bakanlar Kurulu yetkilidir. Bu süre zarfında ve önceki dönemlere ilişkin olarak bu gerekçeyle, EÜAŞ veya bağlı ortaklık, iştirak, işletme ve işletme birimleri ile varlıklarında ve 4046 sayılı Kanun kapsamında oluşturulacak kamu üretim şirketlerinde, bunların özelleştirilmeleri halinde de geçerli olmak üzere, elektrik üretim faaliyeti durdurulamaz, idari para cezası uygulanmaz.”

elektrik-diregiBu maddenin iptali ile kamu ve özelleştirilen üretim santrallerine çevre mevzuatına uyum konusunda tanınan süre (2013 için 5 [+3] yıl) artık bulunmuyor, sadece kararın resmi gazetede yayımlanmasından 6 ay sonra yürürlüğe girmesi söz konusu. Yani yukarıda tanımlanan şirketler tesislerinin 6 ay içinde çevre mevzuatı ile uyumunu sağlayamazlarsa, iptal edilen madde ile korundukları yaptırımlar olarak idari para cezası ve üretim faaliyetinin durdurulması riski ile karşılaşabilirler.

Bu konuda bir iyi bir de kötü haber, ya da naçizane yorum desek daha doğru olur sanırım: İyisiyle başlayalım, devlet üretim tesislerinin ve bunların özelleştirilenlerinin, adeta devlet (ve hatta artı üç yıl da hükumet) eliyle pek çok hassas kişiyi üzebilecek şekilde çevre mevzuatına uyumlu olmamak gibi bir hakkı bulunmayacak artık. Elbette bu durumda, rahatça bahsedilebilecek şekilde, çevre düzenlemeleri açısından teşvik/ceza mekanizmalarının çalışmadığı bir ortamda negatif dışsallıkların yarattığı sosyal maliyetlerin farkında olmak gerekiyor. En basiti, fabrikasından gürül gürül duman çıkan, yeni özelleştirilmiş KömürKarası termik santralinin baca filtresinin takılması için devlet eliyle verilmiş dört yıllık bir ara artık olamayacak (yanlış anlaşılmasın, bu madde kapsamında olan üretim santralleri içinde kömür kullanan bir termik santral vardır ve bu santral yeni özelleştirilmiştir veya bu santralin halihazırda baca filtresi yoktur gibi bir mesaj vermeye çalışmıyorum). Tabi bunun bir de piyasa işleyişinde belirlilik, saydamlık gibi yatırımcının yatırım yapma kararını etkileyen etmenlerden olan hukuki belirlilik yanı bulunmakta. Hem de enerji özelleştirmeleri düşünüldüğünde, yatırımların boyutu oldukça çok yüksek ve bu mevzuat değişikliği gibi her marjinal maliyetin daha hassas bir etki yaratacağı durumlar için. Ancak her halükarda yatırımcıyı korumak, özelleştirilecek tesisleri daha cazip kılmak adına çevre ve insan sağlığını ikinci plana itmenin sosyal devlet ile yakından uzaktan bir ilgisi olmadığı gibi, üçüncü dünya ülkesi kapitalizminin de güzel bir örneğidir. Bu nedenle maddenin iptal edilmesinin yatırımcı üzerinde yarattığı belirsizlikten çok, yeni sayılabilecek bu kanunda en başından neden böyle bir maddenin eklenmesi gerekliliğinin hissedildiği tartışılmalıdır.

İkinci iptal ise geçici 14. maddenin ilk fıkrası ve ilk fıkranın iptaliyle ikinci ve üçüncü fıkralarında bir geçerliliği kalmadı. Bu fıkra şu şekilde:

“Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce geçerli bir üretim lisansına dayalı olarak santral inşaatına başlamış ancak lisansı herhangi bir sebeple iptal edilmiş veya durdurulmuş olan lisans sahiplerine; Bakanlıkça üretim tesisi yatırımının geri dönülemez bir noktaya geldiğinin tespit edilmesi ve kamu yararı görülmesi şartıyla, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde Kuruma başvurulması halinde Kurum tarafından lisans verilir. Bu fıkra hidroelektrik üretim tesislerini kapsamaz.”

Bu maddenin geçerliliği ise artık kalmamış bulunuyor. 30 Mart 2013’te Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6446 sayılı Kanun’un üzerinden bir yıl geçti ve bu madde kapsamında EPDK’ya artık başvuru yapılması söz konusu değil. Ayrıca AYM iptal kararlarının geriye yürümezliği ilkesi (Anayasa’nın 153. maddesi) neticesinde bir yıl içinde başvurusu yapılmış ve bu kanun kapsamında tekrar lisans almış projelerin etkilenmesi de söz konusu olmayacak.

Reklamlar