2014 Rekabet Raporu

Rekabet Kurumu’nun 2011’den beri her sene yayınladığı Rekabet Raporu’nun 2014 temasını KOBİ’ler oluşturdu. Rekabet Kurumu’nun KOBİ’lere karşı bu seçici yaklaşımının altında yatan en önemli nedenler, KOBİ’lerin Türkiye ekonomisindeki yeri ve 17 yıllık geçmişinde Rekabet Kurumu’nun KOBİ’lerle az sayılamayacak etkileşimidir. Rekabet Kurumu bu etkileşimlerin bazılarında gelişme potansiyeline saygı duyduğu bu işletmelere büyümeleri konusunda idari para cezaları ile köstek olmamak gibi seçimlerde bulundu. Belki de 2013 içinde çokça göze çarpan Kanun’un 9/3. maddesinin uygulaması da aslında Kurum’un rekabet politikası tercihleri ve 2014 Raporu’nun ithaf olunan tarafının KOBİ’ler olacağı konusunda bize göz kırpıyordu.

small-business-actRapor’un ilk önemli özelliği KOBİ’lerin kurum, kurallar ve pazar uygulamaları özelinde karşılaştıkları sorunlarla ilgili yol göstermek. Bu anlamda KOBİ’lere sunulan 40 soruluk anket samimi bir amaca hizmet etmiş fakat anketi cevaplandıran KOBİ’lerin sayısı sınırlı olmuş görünüyor (yaklaşık 250). Bir yandan Rekabet Kurumu pazar oyuncularına hitap edip edemediğini sorup soruşturduğu kendi iç hesaplaşmasını, bir yandan da “geleceğin büyük pazar oyuncularının” rekabet kurallarından haberdar olup olmadığını, haberdarsa bu kurallardan ne anladıklarını ortaya koymakta. Bu anlamda Rekabet Kurumu’nun idari para cezası kesen otorite kimliğinden ziyade Rekabet Savunuculuğu kimliği ile görmüş bulunduk.

Rapor’un ikinci önemli özelliği ise, otoritenin doğasından kaynaklanan, piyasalardaki rekabeti koruma. Rekabet ihlallerinde KOBİ’ler hem mağdur hem de mağduriyete sebep olan rollerde bulunabiliyor, rekabet ihlali ile bir şekilde münasebeti olan her şirket gibi. Ancak küçük boyutlu ticaret birimleri olmaları nedeniyle herhangi büyük bir şirketin rekabet ihlallerinden etkilendiğinden daha fazla etkilenebiliyor da. Görünmez elin doğal seleksiyonuyla seçilip büyümesini beklediğimiz KOBİ’lerin büyümesine ihlaller ile vurulabilen ket de cabası. Öte yandan, mağduriyete sebep olan KOBİ’ler, Rekabet Kurumu’nun 17 yıllık deneyiminde Kurul’un ve uzmanların her karşısına çıktığında, belki de içlerini sızlatan, heyhat, yaptığının kanuna aykırı olduğunu bilmeden kafası karışmış işletmelerdir.

Bu noktada, hak ve yükümlülükleri bilmemenin bahane olmadığı ve bunları bilmenin yolunun çoğu zaman ancak danışman hukukçu müessesesi ile mümkün olabildiği günümüz sisteminde; Rekabet Kurumu’nun uzattığı bu yardım elini saygıyla karşılıyor, samimiyetine inanıyorum. Piyasaların önemli rekabet unsuru olan/olacak KOBİ’leri kendi faaliyet alanında yalnız bırakmayan Rekabet Kurumu’nun 2014 Rekabet Raporu’nun rekabet savunuculuğu kimliğine yakışan olumlu bir adım ve sağlıklı bir rekabet politikası olduğu açık.

Reklamlar