Nisan 11

Pilim bitti!

Dur bakayım, nereden başlayayım? Bir vakittir yazmıyorum, önce onu açıklamalıyım. Polisin sokakta çocuk öldürdüğü, Başbakan’ın da çocuğu terörist ilan ettiği yerde, çok affedersiniz, yemişim rekabeti! Sanki ortada herhangi bir konuda, herhangi bir alanda hukuktan bahsetmek mümkünmüş gibi burada öyleydi-böyleydi diye ahkam kesmek ya ahmaklıktır ya da artık üzerinde her gün kollektif olarak tepinilen insanlığın evrensel değerlerine ihanet. Gözümü açık tutabilmek için yazıyorum; benim gibi düşünenler varsa kendilerini daha az kötü hissetsinler diye, ben kendimi daha az kötü hissedeyim diye.

protesto-kinama

İkinci olarak, eğer Berkin’i toprağa vermeseydik, hala dalga geçip eğlenebildiğimiz vakitlerde olsaydık buraya yazacağım konuyu paylaşayım. Siz, bu sayfayı okuyanlar, bırakın üzerine konuştuğumuz piyasaları-firmaları, kendi hayatınız için rekabetin sınırlanmasının ne demek olduğunu farkına vardınız mı? Rekabet etme şansının elinizden alınması, rekabet edecek mecraların daha güçlü iradeler tarafından ortadan kaldırılmasından bahsediyorum… Okuyucuların çoğunluğunun hukukçu olduğunu varsayarak onlar üzerinden bir örnek vereyim: Daha yüksek bir maaş için başka bir firma ile görüşüyorsunuz. Firma devlete hizmet verecek bir piyasaya girmiş -malum sadece onlar büyüyor son iki yıldır- ve  sözleşme, kanun, kitap bilen, kamu ile ilişkilerini yürütecek birine ihtiyaçları var. Normalde en yetkin adayı almak, bunun için de diğer firmalardan daha fazla ücret teklif etmek istemeleri lazım, değil mi? Değil! Çünkü yetkin birine ihtiyaçları yok. Çünkü işleri için rekabet falan etmiyorlar.

Aynı konu hemen her sektörde, her meslek için geçerli. İşini eksik-yanlış yaptığı için hangi firma cezalandırılıyor? İşçiler öldüğünde, önlem almayanlardan ufacık bir hesap soruluyor mu? Ya da tren kaza yaptığında? Vapuru ehil olmayanlar işlettiği için ölen çocuğun yüzü hürmetine hangi anlı-şanlı firmanın, hangi yakışıklı patronu sorumlu tutuldu? Adları bile açıklanmıyor. Çünkü medyamız da yalnız şirketlerin basın bültenlerinden oluşuyor.

Kim kendi mesleğini yapabildiğini söyleyebilir? Kim hakkını verdiğini düşünüyor? Kim bu haldeyken yurtdışında rekabet edebilirlik vs geyikleri açacak?

De hadi gidin işinize! Kaldıysa eğer.

 

Reklamlar