ABD kararını verdi: Bu kadar tarafsızlık fazla

İnternetin hayatımızdaki önemi arttıkça interneti kullanma oranımız da buna paralel olarak yükseliyor ve hem sabit hem de mobil şebeke altyapıları üzerindeki kapasite baskısı giderek çoğalıyor. Ancak yakın zamanda ortaya çıkan ve önemi giderek artan bu sorun karşısında nasıl bir tutum izleneceği henüz bir belirginlik kazanmış değil.
FCC resimAltyapı işletmecileri haliyle kontrolün tamamen kendilerine bırakılmasını ve trafik yönetimi uygulamalarına izin verilmesini istiyor. Böylece işletmeciler diledikleri içeriği engelleme, yavaşlatma veya ücret karşılığında hızlandırma ve kalitesini arttırma gibi çeşitli uygulamalar yapabilir hale gelecek.

Diğer tarafta ise işletmecilere bu kadar geniş bir serbesti tanınmasının İnternet’in açıklığı ile bağdaşmayacağını ve ifade özgürlüğüne de önemli darbe vuracağını, sorunun çözümünün daha fazla altyapı yatırımı yapmakta saklı olduğunu savunanlar bulunuyor.

İşte bu ikinci gruba girenlere göre işletmecilerin ne yapıp ne yapamayacağını belirlemek için şebeke tarafsızlığına ilişkin kurallar çıkarılması ve işletmecilerin trafiği yönetmesine izin verilmemesi gerekiyor. Henüz ülkemizde ve de AB’de düzenleyiciler bu büyük çıkar çatışmasında taraf seçmiş değiller ve şebeke tarafsızlığı hem işletmecilerin hem de düzenleyicilerin sürekli olarak aklını kurcalayan soyut bir kavram olmaktan öteye geçebilmiş değil.

Fakat bu fırtına öncesi sessizlik durumu ABD’de bundan yaklaşık 4 yıl kadar önce FCC tarafından bozulmuş ve FCC işletmecilerin bağrış çağırışları arasında “Açık İnternet Düzenlemesini” hayata geçirmiş ve son derece sıkı şebeke tarafsızlığı kuralları getirmişti. Doğal olarak süreç aynı hızla yargıya taşınmıştı. Geçtiğimiz günlerde yargı kararını açıkladı ve şebeke tarafsızlığı düzenlemelerini büyük ölçüde ortadan kaldırdı. Karara göre FCC’nin işletmecilerin trafiğe nasıl muamele etmesi gerektiğini belirlemesi yetkisi yok. Zira söz konusu işletmeciler ortak taşıyıcı sınıfına girmiyor ve tüm verileri altyapıları üzerinden geçirmek gibi bir yükümlülükleri de yok. Columbia Bölge Mahkemesi’ne göre FCC’nin tüm işletmecilerin trafik yönetimi uygulamalarını tamamen şeffaf hale getirmelerini talep etmesi ise mümkün. Yani işletmeciler trafik yönetimi uygulamalarında bulunabilecekler ama bunları mutlaka tüketicilere açık bir şekilde belirtmek zorunda olacaklar.

Karar işletmeciler tarafından olumlu karşılanırken tüketici organizasyonları bu çarpışmanın kaybedildiğini ancak savaşın devam edeceğini dile getiriyor. FCC yeni bir adım atana kadar dünyanın geri kalanında olduğu gibi ABD’de de şebeke tarafsızlığı sadece rekabet hukuku kuralları ile ve sınırlı bir ölçüde korunabilecek.

Bu kararın yerindeliği hakkında kesin bir değerlendirme yapmak şu an için mümkün değil, çünkü bunu ancak zaman gösterecektir, en azından kararı analiz ederken bir ilkenin hiçbir zaman akıldan çıkarılmaması gerekir: Regülasyon ancak rekabet hukukunun yeterli olmadığı zaman fayda sağlayacak bir katkı maddesidir. Adeta tuz gibidir yani. Gereğinden fazlası yarardan çok zarar verebilir.

Reklamlar