Çimento / Kartel / Rekabet hukuku / Rekabet Kurumu / Rekabet Politikası / Sektörel / Taşımacılık

Rekabet Kurumu’nun sektör tercihleri

Bugünlerde Rekabet Kurumu’nun Kanun’un 4. madde incelemelerindeki sert duruşunun aksine bazı sektörlerde görüş bildirme ile yetinmesi acaba incelemelerde bizim bilmediğimiz bazı kriterler mi var sorusunu akla getiriyor. Nitekim Kurul önaraştırma sonucunda Mersin-Ankara güzergahında faaliyet gösteren bazı otobüs firmalarının dernek çatısı altında fiyatları birlikte belirlediğine ilişkin emareler bulmasına rağmen soruşturma açmak yerine Kanun’un 9. maddesinin 3. fıkrası yolunu seçiyor[1]. Ele geçirilen delillerde teşebbüslerin ‘fiyat istikrarı’ için toplantı yaptığına yönelik yazışma ve otobüs fiyatlarının 40 TL’den 50 TL düzeyine çıktığını gösteren çok açık veriler bulmasına rağmen neden soruşturma açmadığı merak konusu.

BOS010786

Bununla birlikte 9/3 yaklaşımı yeni değil. Kısa bir süre önceki bir soruşturmada,  Aksaray’da faaliyet gösteren fırınların Aksaray Fırıncılar, Lokantacılar ve Pastacılar Odası bünyesinde fiyat tarifesi hazırladıklarını tespit etmesine rağmen bu ücretlerin azami sınırı gösterir nitelikte olduğuna ilişkin ibare eklemesi gerektiğine yönelik görüş yazısı göndermemin uygun olacağına karar vermişti.[2] Buradaki sorun, eğer bahsedilen soruşturmalarda konunun açıklığa kavuşturulması için yeterli inceleme yaptığında idari para cezası yağan çimento[3] ve sürücü kursları[4] soruşturmalarında elde ettiği gibi deliller bulunma ihtimali. Bu nedenle Danıştay’ın görüş bildirme yoluna sıcak bakmadığı iptal edilen Kurul kararlarına bakıldığında artık bilinmekte. Kurul üyelerinin hepsinin görüş bildirme yoluyla soruşturma açmama yoluna gitme kararında olmadığı da göze çarpıyor.

Aslında bakıldığında görüş bildirmek de idari ceza uygulaması gibi rekabetin korunması konusunda farklı ve kullanışlı bir yöntem olarak değerlendirilebilir. Fakat bu uygulamanın yaygın olarak kullanılmasının firmaları ne gibi davranışlara yönelteceği konusu bir yana, hangi durumlarda çimento ve sürücü kurslarında olduğu gibi soruşturma açılıp ek deliller neticesinde idari ceza vermek yoluna gidileceği, hangi koşullarda 9/3 ten görüş bildirileceği konusunda belirsizlik rekabet hukuku açısından bir sorun teşkil ediyor.

One thought on “Rekabet Kurumu’nun sektör tercihleri

  1. Yazıda da isabetle belirtildiği üzere 9(3) yeni bir enstrüman değil. Rekabet Kurulu, bu maddeyi küçük ve orta ölçekli teşebbüslere, hard-core rekabet ihlallerine bulaşmış olsalar dahi, ceza vermemek için bir araç olarak kullanmaktan, hakim durumun kötüye kullanılması kararlarında ilgili teşebbüsle gayri resmi olarak “taahhüt” mekanizması şeklinde kullanmaya kadar çok geniş bir uygulama alanı tanıdı. Gerçekten de bu durum hukuki belirsizliğe yol açar hale geldi; Danıştay’In soruşturma açılması yönündeki kararı da henüz tam anlamıyla Kurumca benimsenmedi. Bence burada Rekabet Kurulu’nun bir politika değişikliğine gitmesi gerekiyor: “küçük ihlallerin” rekabet savunuculuğu faaliyeti kapsamında bilgilendirme suretiyle giderileceğine dair yaklaşımın artık terkedilmesi, bunun yerine ihlalin ortaya konulduğu davalarda teşebbüslerin “küçük” olmasına bakılmaksızın cezalandırma politikasına geçilmesinin zamanının geldiğini düşünüyorum.

Bence olay şöyle:

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.