Avrupa Birliği’nden telekom piyasalarına müdahale

Avrupa’nın birçok ülkesinde mobil haberleşme piyasalarında ciddi bir elden çıkarma ve konsolidasyon dalgası yaşanıyor. Bu dalgaya kapılan pek çok işletmeci ya birleşme ve devralmalar ya da varlık satışları yoluyla zaten oldukça yoğunlaşmış olan piyasaların her geçen gün biraz daha yoğunlaşmasına sebep oluyor.

Piyasalardaki işletmeci sayısının azalması ve böylece yoğunlaşmanın artması ise Avrupa Komisyonu tarafından endişe ile karşılanıyor. Zira piyasadaki işletmeci sayısı düştükçe kalan işletmeciler arasında bilinçli paralelliğin gelişmesi ve böylece rekabetçi yapının zarar görmesi riski artıyor. Üstelik doğrudan piyasa yapısından kaynaklanan bilinçli paralelliğe rekabet hukukunun rekabeti kısıtlayıcı anlaşmaları yasaklayan kuralları ile sonradan müdahale edilemeyecek olması Komisyon’u daha da düşündürüyor.

6a00d834515bc269e20120a54e80c0970cŞu an için Komisyon’un elindeki en önemli araç bu yoğunlaşma işlemlerine en baştan müdahale ederek piyasadaki olumsuz yapısal değişiklikleri öncül müdahalelerle gidermek. Bunun için ise yoğunlaşma işlemlerini çok titiz bir biçimde analiz etmesi ve işlem sonucunda piyasadaki rekabetin zarar göreceğini ispatlayabilmesi gerekiyor.

Türkiye’nin aksine AB’de yoğunlaşma işlemleri “hakim durum testine” göre değil “etki testine” göre incelendiğinden, Komisyon bu işlemler neticesinde tek başına ya da birlikte hakim durum ortaya çıkacağını ispatlamak zorunda değil. Ancak yine de Komisyon’un sadece oligopol piyasa teorilerine dayanarak ve tamamen varsayımsal tehditleri sebep göstererek işlemlere izin vermemesi de mümkün değil.

Aslında Komisyon’un mobil haberleşme pazarında gerçekleşen yoğunlaşma işlemlerinde etki testini nasıl uygulayacağını gözlemlemek için halihazırda devam etmekte olan Telefonica’nın Almanya’da faaliyet gösteren E-Plus’ı devralma işlemine ilişkin kararı önemli bir fırsat teşkil ediyor. Söz konusu işlem sonucunda Almanya’daki işletmeci sayısı 4’ten 3’e düşecek ve piyasadaki yoğunlaşma oranı ciddi derecede artacak. Söz konusu işlem sonrasında ilgili pazarda tek başına veya birlikte hakim durum meydana gelme ihtimali son derece düşük ancak bilinçli paralellik riski için aynı tespiti yapmak mümkün değil.

Peki Komisyon’un etki testini uygularken hangi kriterleri dikkate alması bekleniyor?

Komisyon’un şu ana kadarki açıklamalarından özellikle devralınacak şirket konumundaki E-Plus’ın önceki faaliyetlerine odaklanacağı anlaşılıyor. Komisyon E-Plus’ın düşük pazar payına rağmen piyasada “maverick” olarak faaliyet gösterip göstermediğini inceleyecek ve rakipler üzerinde rekabetçi baskı yaratarak daha fazla pazar payına sahip rakipler arası koordinasyonu zorlaştırıp zorlaştırmadığı sorusuna cevap arayacak. Bunun yanı sıra önerilen işlem sonrasında piyasada var olan rakiplerin nasıl bir strateji izlemesinin olası olduğu da inceleme konusu yapılacak.

Tüm bu incelemeler sonucunda, Komisyon’un işleme izin verilmesi halinde piyasadaki etkin rekabetin kısıtlanacağına dair bir kanaate varması halinde ne olacağı ise ayrı bir soru işareti. Böyle bir sonuca varılması halinde devralan teşebbüsün endişeleri gidermek için nasıl taahhütler sunabileceği ve Komisyon’un bu taahhütlere sıcak bakıp bakmayacağı ileride ülkemizde de benimsenebilecek etki testinin oligopol piyasalarda gerçekleşen yoğunlaşma işlemleri bakımından uygulanması noktasında hem Rekabet Kurulu’na hem de teşebbüslere yol gösterici olabilir.

Reklamlar