Kılık Değiştirmiş Bir Devlet Müdahalesi

Türkiye’de posta hizmetlerinin “serbestleştirilmesi” esasen uzun zamandan beri gündemde olan bir konuydu ve nihayetinde 2013 yılı ortalarında çıkan bir Kanun ile konuya ilişkin somut bir adım atıldı: Serbestleşmeye ilişkin kriterleri belirleme ve piyasayı düzenleme görevleri BTK’ya verildi.

mektup-arkadaşlığıHer ne kadar BTK’ya verilen görev görünüşte piyasayı serbestleştirmekse de, aslında ülkemizde zaman içinde pazar “kendi kendini” serbestleştirmişti. Tamamen serbest piyasa koşulları altında faaliyet gösteren ve herhangi bir devlet düzenlemesine tabi olmayan kargo şirketleri pazarı son derece rekabetçi bir hale getirmişlerdi. Yani Türkiye’de posta hizmetleri bakımından var olan yasal tekel fiiliyatta zaten ortadan kalkmıştı.

Hal böyle olunca BTK’ya tam olarak nasıl bir görev yüklendiği sorusu önem kazanıyor. Nitekim çok basitçe ve biraz da safça düşünüldüğünde BTK’dan tek istenenin fiilen zaten rekabete açılmış bulunan bir piyasayı hukuken de serbestleştirmesi ve bu karışıklığa son vermesi olduğu düşünülebiliyor.

Ancak aslında çok daha farklı bir gerçek söz konusu ve BTK’nın işi göründüğünden çok daha zor.

Zira BTK’dan asıl beklenen fiilen rekabete açılan bir piyasayı yeniden düzenlemeye tabi kılması. Çünkü şu anda BTK’nın Kanunda öngörülen parametreler çerçevesinde PTT’nin yasal tekel sahipliğinin çerçevesini çizmesi ve halihazırda serbest olarak faaliyet gösteren kargo şirketlerini de düzenlemeye tabi tutması gerekiyor. Bir diğer deyişle BTK, mevcut durumda rekabetçi olan piyasadaki rekabeti azaltmak (kargo şirketlerinin faaliyet göstereceği alan ve ağırlık sınırlarını belirlemek) ve henüz var olmayan bir takım ilave giriş engelleri (ör: lisans ve izin prosedürleri getirmek) yaratmak zorunda.

Gerek kuruluş amacı, gerek çalışanlarının kafa yapısı dolayısıyla piyasaları mümkün olduğunca rekabetçi kılmayı amaçlayan ve teknolojik gelişme ihtiyaçları izin verdiği ölçüde rekabeti destekleyen bir kuruma bu şekilde bir görev yüklenmesi ise oldukça ironik.

Peki BTK’nın bu düzenlemeleri yaparken en çok zorlanacağı alanlar nedir?

Öncelikle çözülmesi gereken konu evrensel hizmet konusu. PTT’nin sahip olacağı yasal tekelin sınırları çizilirken mutlaka evrensel hizmet için gerekli kaynağın nasıl elde edileceği debelirlenmeli. Bunun için ise iki temel aracın kullanılması gerekiyor. Ağırlık limiti ve saklı tutulan alan. Ağırlık limiti olarak belirlenen limitin altındaki postaların kargo şirketlerince gönderilmesi mümkün olmayacak ve bu şirketler saklı tutulan alanlarda faaliyet gösteremeyecek. Böylece PTT’nin yasal tekelinin çerçevesi belirlenecek. Tabi bu alanlarda PTT’ye yönelik olarak (düzenleme ile fiilen de tekel sahibi olacağı için) bir de fiyat regülasyonu uygulanacak.

Şimdi de evrensel hizmet yükümlülüğünü ve bu yükümlülük ile yakından ilişkili olan ağırlık limiti ve saklı alan kavramlarını biraz açalım. Evrensel hizmet yükümlülüğü kanunda “belirlenmiş ilke ve kurallar çerçevesinde, bir posta hizmetinin coğrafi alan farkı gözetilmeksizin ülke sınırları içerisinde tüm kullanıcılar için karşılanabilir ücretlerle kesintisiz olarak sağlanmasını” ifade edecek şekilde tanımlanmış.

Evrensel hizmet yükümlülüğünün temel amacı hizmet götürmenin ekonomik açıdan karsız olduğu alanlara da posta hizmetinin, üstelik uygun ücretlerle, götürülmesini sağlamak. Bu alanlar ise tahmin edileceği üzere coğrafi açıdan ulaşımın zor olduğu ve nüfusun yoğun olmadığı alanlar olarak ortaya çıkıyor. Ancak tabi ki bu hizmetin gideceği yerlerin ve buralara ne sıklıkta gidileceğinin de bir sınırı olması gerekiyor. Zira örneğin yalnızca 20 kişinin yaşadığı bir köye haftanın her günü bir PTT memurunun posta toplamak ya da iletmek için gitmesi son derece anlamsız olacaktır. Ayrıca buralarda uğranılan zararı da çapraz sübvansiyon yoluyla aslen hizmet götürmenin ucuz olduğu bölgelerde yaşayan kullanıcılar karşılayacaktır.

İşte bu yüzden BTK’nın hem bu hizmetin götürülmesi gereken yerler bakımından nüfusa dayalı bir sınır belirlemesi ve hizmetin asgari olarak hangi sıklıkta götürülmesinin zorunlu tutulacağını tespit etmesi gerekiyor. Tabi bu sınırlar aşağı çekildikçe evrensel hizmetin finanse edilmesi için gereken miktar da artıyor.

İşte evrensel hizmet için gereken finansman ihtiyacının artması da PTT’ye tanınacak yasal tekelin çerçevesinin genişletilmesini zorunlu kılıyor. Gidilmesi gereken alanların nüfus sınırı düştükçe ve bu alanların asgari olarak ziyaret edilmesi gereken sıklık arttıkça saklı alanın genişletilmesi ve ağırlık limitinin arttırılması gerekiyor. Yani kargo şirketlerinin hizmet götürebileceği coğrafi bölgeler daralıyor ve bu şirketlerin taşımasına izin verilmeyen posta miktarı artıyor. Örneğin ağırlık limiti 20 gram ile sınırlı tutulduğunda dahi pazarın yarıya yakının kapanması söz konusu olabiliyor. Böylece özellikle şirket arası yazışmalar bakımından piyasaya giriş ciddi derecede engelleniyor. Dolayısıyla bu parametrelerin belirlenmesi esnasında son derece hassas davranılması gerekiyor.

Evrensel hizmet sorunu çözüldükten sonra bir de yetkilendirme rejimi oluşturması gerekiyor. BTK’nın burada sınırlı kaynak kullanımı ihtiva etmeyen elektronik haberleşme hizmetlerindekine benzer bir yaklaşım izleyerek bildirim esasını benimsemesi ise ne yazık ki mümkün değil. Zira Kanunda verilen yetkinin bir bedel karşılığında verileceği açıkça ortaya koyuluyor. Yani Kanun burada da bir piyasaya giriş engeli yaratılmasını adeta zorunu tutmuş durumda.

Bu yazıyı noktalamadan son olarak şu hususun da altını çizmek gerekir ki serbestleşme adı altında yapılan bu yeniden düzenlemenin altında aslında çok ciddi bir gerekçe yatıyor. PTT’nin sağladığı istihdamın korunabilmesi. Bu yüzden piyasadaki rekabetin mümkün olduğunca ortadan kalkmasını destekleyenlerin sayısı da azımsanamayacak kadar fazla.

BTK bir anda elinde bulduğu bu iki tarafı keskin bıçak ile ne yapsa yüksek ihtimalle ciddi eleştiri oklarına maruz kalacak. Ancak taban tabana zıt çıkarları olan ve her ikisi de oldukça kuvvetli sayılabilecek menfaat gruplarının ikisine de eşit mesafede durabilecek (ve dolayısıyla iki grubu da ciddi derecede kızdıracak) bir düzenleme yapabilirse BTK önemli bir başarı elde edecektir.

Reklamlar