Mahkeme’den banyo karteli cezasında indirim

Avrupa’daki banyo karteli soruşturmasında, rekabet cezası alan her şirketin dileyeceği bir gelişme yaşandı. Kararın geçmişine bakarsak, Avrupa Komisyonu “devam eden uzlaşma” kapsamında bazı banyo malzemesi üreticilerine toplamda 622 Milyon Euro’yu aşan para cezasına hükmetmişti. 2010 yılında alınan kararı Pazarlardan Haberler’e de yazmıştık. Başı yanan şirketlerden bazıları, kararı iptal etmek amacıyla İlk Derece Mahkemesi’ne götürdü. Mahkeme’nin aldığı karar ise birçok şirketi memnun etti: Her şirket için ayrı ayrı cezada indirim.

Gerekçe ise, ihlal süresinin Komisyon tarafından yanlış değerlendirilmesine dayanıyordu. Cezasında indirim yapılan şirketler, ihlalin yalnızca bazı kısımlarına ve farklı sürelerle dahil olmuştu.  Bu şirketleri “şanslı” olarak nitelendirmek doğru olmaz. Bu tespit zaten olması gereken, yani mevzuat gereği soruşturmanın en başından takdir edilmesi gereken bir indirim. Türkiye’deki rekabet hukuku uygulamasında da elbette paralel mevzuat ve uygulama bulunuyor. Kimi zaman Rekabet Kurulu karar alırken ihlalin süresi ve kapsamına dair takdirinden hareketle ceza miktarını daha düşük olarak belirleyebilir, kimi zaman da iptal davası açmak için yetkili merci olan Danıştay (yeni değişiklikle birlikte İdare Mahkemesi) cezanın hatalı belirlendiğine hükmedebilir.

Photoxpress_49658-520x245

Bu değerlendirmenin dayanağı ise, Rekabet Kurumu’nun Ceza Yönetmeliği’nde bulunuyor. Ancak dikkat edilecek nokta,
belirlenen miktarın bir ağırlaştırıcı veya hafifletici sebep olmadığı. Yönetmelik gereği, bir yıldan uzun süren ihlallerde temel para cezası daha yüksek belirlenebiliyor. Dolayısıyla ihlalin süresinin bir yıldan kısa olması bir hafifletici sebep olarak ileri sürülemiyor. Bu süre, yalnızca temel para cezasının daha düşük belirlenmesine yönelik bir gerekçe teşkil edebiliyor. Rekabet Kurulu kararlarını iptal edebilme imkanı şirketler için elbette bir umut ışığı. Ancak iptal/temyiz süreçlerinde cezada indirim yapılması ihtimali veya cezanın ağırlaştırılması, yalnızca Rekabet Kurulu’nun işin esasında hataya düşmesi, diğer bir deyişle örneğin ceza miktarının yanlış tespit edilmesi ihtimalinde söz konusu olabilir. Aksi ihtimal, yani “Kurul bu şirkete az ceza vermiş, daha fazla vermeliydi” şeklinde bir değerlendirme, aleyhle bozma (reformatio in peius) yasağı kapsamına girer ki, bu da, aleyhe sonuç riskine karşı kararların iptal edilme hakkını imkansız kılar. Böylece kanun yoluna başvuracaklar bakımından, bu başvuru sonunda herhangi bir aleyhe sonuçla karşılaşmayacağı güvencesi verilmiş olur.
.

Reklamlar