Tavanlı uçuşlar!

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım geçtiğimiz hafta yaptığı bir açıklamada, özellikle tatil dönemlerinde aşırı yükselen uçak bileti fiyatlarına karşı tavan fiyat uygulaması geldiğinin ‘sinyalini’ verdi. Uygulamanın detaylarının karar aşamasına gelinmesine rağmen  kamuya açıklanmaması ayrı bir konu olmakla beraber, söz konusu tavan fiyatın hangi kıstasa göre belirlendiği ya da kapsamı konusunda da net bir bilgi bulunmaması nedeniyle olası etkisi hakkında  kesin yorumlar yapmak güç. Bu nedenle şu ana kadarki açıklamaları göz önüne alarak olası bir ön değerlendirme yapmayı uygun gördük.

IgnoreFactsCartoonBilindiği gibi tavan fiyat uygulaması bir ürünün fiyatının belli bir seviyenin üzerine çıkmasını engeller. (Eğer bu seviye müdahalenin olmadığı durumda piyasada oluşacak fiyatının-denge fiyatı- altında seçilmiş ise). Daha düşük fiyatlar da biz tüketiciler için iyidir. Fakat tavan fiyatın etkisinin herkese ‘X ürünü ne kadar ucuz, birden refahım arttı’ şeklinde yansımadığı, tavan fiyatın firmaların ürünün arzını azaltmasına sebep olarak bir kısım tüketicinin ürüne ulaşımını engellenebileceği, bunun da kayıtdışı pazar oluşmasına sebep olabileceği ihtimallerini belirtmek gerek.

Havayolu ulaşımı gibi arzın istenildiği anda değiştirilemeyeceği ve farklı tüketicilere farklı fiyatlar sunulan sektörde tavan fiyatın etkileri daha karmaşık olabilir. Nedeni, koltuk sayısı sınırlı ve uçuşun sabit maliyetleri değişken maliyetlerine kıyasla daha yüksek olduğundan gelir yönetimi (yield management) adı verilen bir yöntemle fiyatların her gün güncel olarak belirlenmesidir. Bu sistem şirketin nakit akışının maliyetlere göre ayarlanması dışında erken rezervasyon yapan müşterilerle diğerler müşteriler arasında bir fiyat farklılaştırması yapılmasını da göz önüne alır. Bu nedenle tavan fiyatın bu pazardaki etkisi piyasanın tek bir fiyat oluşturduğu pazarlardaki etkisinden farklı olacağı söylenebilir.

Tavan fiyatının belirlenmesi konusu bu noktada önem taşımakta. Bakan tarafından yapılan açıklamada Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından geçen seneki ortalama fiyatların baz alındığının ifade edilmesi, ortalamanın ne gibi bir hesaplamayla bulunduğunun veya hangi dönemdeki (uçuş tarihinin kaç gün öncesi vs.) fiyatların esas alındığı konularında bir bilgi vermemekte. Bu konuda eksik bir çalışma piyasada etkide bulunmayıp düşük fiyatla uçan havayolu şirketlerinin fiyatları yükseltme eğilimini artıracak bir yüksek tavan fiyata ya da bu müdahalenin aşağıda açıklanan olumsuz etkilerini artıracak bir düşük tavan fiyatı belirlenmesine yol açabilir.

Olumsuz etkilerin ilki yukarıda da belirtilen arzın kısıtlanmasıdır. Özellikle tatil dönemlerinde fiyatların yüksek olmasının sebebinin bu dönemlerdeki esnek olmayan seyahat talebi olduğu göz önünde bulundurulursa, fiyatın regülasyonla belirlenip sefer sayısının havayolu şirketlerine bırakılması önemli bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Arzın talebi karşılamadığı bir durumda

BOS001903

hangi tüketici grubunun pazar dışına itileceği konusunda ise bir yorum yapmaya aslında gerek yok. Buna ek olarak tavan fiyat nedeniyle herhangi bir zamanda bilet fiyatlarını belirli bir seviyenin üzerine çıkaramayan bir havayolu şirketinin erken rezervasyondaki daha önce düşük olan fiyatlarını yükselterek ya da belirli tarihlerde satışa çıkardığı bilet sayısını kontrol altında tutarak aynı geliri elde edebileceği de bir diğer konu. Firmalardan tüketiciye bir transfer olmayacağı bu durumda aksine müdahalenin yarattığı toplumsal maliyet tüketiciye yansıyabilir. Tavan fiyat uygulamasının uçuş tarihinin 3 gün öncesine kadar geçerli olması hakkındaki açıklamalar da bu endişeyi destekleyici nitelikte.

Diğer bir olumsuz etki ihtimali ise uygulamanın fiyat farklılaştırılmasını kısıtlaması sebebiyle düşen refah ve tüketicilerin çok daha erken rezervasyon yapmaya itilmesidir. Kişisel tercihlerimizde erken rezervasyon genelde mantıklı bir seçenek gibi görünse de herhangi bir seyahatin 3-4 ay önce ayarlanmasının toplumsal etkinliği artırıcı olduğunu söylemek mümkün değil.

Son olarak tavan fiyatların bilet dışı fiyatlamaya etkisi de göz önünde tutulması gereken bir noktadır. Fiyatlar konusunda kısıtlanan bir şirket, uçuş dışı servisleri (yemek vs. gibi) biletin kapsamı dışına çıkararak zarardan kaçınabilir.

Sonuç olarak tüketici refahını artırmak için piyasaya müdahalede bulunmadan önce yüksek fiyatların yapısal nedenlerinin irdelenmesi gerekmekte. Türkiye gibi demiryolu ulaşımı gelişmemiş bir ülkede, hızlı ulaşım anlamında havayoluyla rekabet edecek alternatif eksikliği var. Ayrıca firma sayısı az olmasına rağmen rekabete açık pazar (contestable market) olarak nitelendiren havayolu endüstrisinin, Türkiye’de rekabetçi bir yapı sergilememesinin nedenlerini hedef almayan bir fiyat regülasyonu da, zaten sağlıklı işlemeyen bir piyasayı sekteye uğratabilir.  Atılan bu adımın etkilerini bayram sonrasında göreceğiz.

Reklamlar