Önce gaz ve toz vardı…

Dünya Bankası, OECD ve AB Komisyonu gibi uluslararası kuruluşların 90’lar ve 2000’lerde gelişmekte olan ülkelere sürekli vazettikleri bir konu vardı: uluslararası rekabet edebilirlik. Düzgün iş yapın ki mallarınız uluslararası pazarlarda alıcı bulsun. Tabi bu dış mihrakların, onlar daha çok tüketsin diye daha ucuz ürün üretmeyi bize salık vermelerinde şaşıracak bir şey yok. Herkes kendi işine bakarsa Dünya cennet gibi bir şey olur, dememiş miydi ulu bilge?

Bu uluslararası rekabet edebilirlik emek adına konuşanların dilinin kesildiği, çevre kaygılarının ezildiği, devletin sosyal amaçlarla da olsa hiçbir iktisadi işletmenin yönetimi ile uğraşmadığı bir ortamı gerektiriyor. Tabi bunlarla birlikte devlete düşen görevler arasında, sermayenin yatırıma yönelmesini kolaylaştırmak, uluslararası mal ve sermaye  hareketinin önündeki her türlü engeli kaldırmak ve iç piyasada tekel ve kartel oluşumlarını engellemek de bulunuyor. Hadi hepsini anladık da, bu sonuncusundan elin Faiz Lobisi’ne ne?

thy eski filo

Kartel ve tekellerin etkinsizlik yarattığını tartışmaya gerek duymuyorum. Ama neoliberalizm için rekabet politikasının asıl önemi, bizim gibi gelişmekte olan ülkelerin pazarlarına giren yabancı sermayeyi Vietkong’un tuzaklarından korumasıdır. İktidarla çok daha eski ve değişik ilişkiler içine girmiş olan yerli şirketler, başta girdi ve altyapı piyasalarındaki faaliyetleriyle yeni gelen yabancılara cehennemi yaşatabilirler. O yüzden yatırıma başlanacak ülkede etkin bir rekabet politikası sigortadır, candır.

E hadi ama THY’ye ne oldu?

Hikayeyi böyle başından alarak anlattığım için çoğu okuyucuyu yarı yolda kaybettim. Ama bu rekabet politikası ne işe yarar sorusuna değişik açılardan bakılabilmesine yardım ve yataklık etmek hoşuma gidiyor. Zira THY’ye iki yıl önce neden soruşturma açılmadı? Açılmalı mıydı? Bu Kurumun piyasada sağlamakla yükümlü olduğu rekabet nedir? Gibi sorular her kararından sonra davanın farklı taraflarınca tekrar tekrar soruluyor. Bu da normal bir şey.

THY 2010’da Pegasus tarafından şikayet edildi. Pegasus, eski ve devlet ortaklı rakibinin pazarı yüzüne kapattığını iddia etti. Bunun için de bazı yazışmaları delil gösterdi. Bunlar arasında Azerbaycan Havayolları’nın THY ile yaptığı münhasır anlaşma da vardı. THY, Pegasus’un girdiği yüksek kar marjlı Almanya ayaklı hatlarda indirime başlamış, diğer hatlarda fiyat değiştirmemişti. Rekabet Kurulu iddiayı ciddi buldu ve soruşturma açtı. Ancak soruşturma şikayetçinin iddiaları üzerinden değil ama yıkıcı fiyat gibi başka bir konu üzerinden ilerledi. Kurul üyeleri oybirliği ile yıkıcı fiyat iddiasını reddedip THY’ye ceza vermedi.

thy-hostes-kiyafetleri_391698

Ancak 3 üyenin farklı gerekçeleri vardı ve şöyle diyorlardı: “THY Pegasus’u fiyat dışı eylemlerle de dışlıyor olabilir.” Ankara İdare Mahkemesi, Rekabet Kurulu kararını hakim durum, yıkıcı fiyat ve ilgili pazar analizlerinin yeterince yapılmadığı gerekçesiyle bozdu. Rekabet Kurumu Mahkemenin kararını Danıştay’da temyiz etmek yerine yeniden soruşturma açtı. (Hep eleştirecek değilim ya; bu hareketi ile Kurum’un beni ters köşeye yatırıp kalbimi kazandığını söylemeliyim.)

İşte konu bu. Hakim durum soruşturmalarının ortak özelliğidir, verilen karar rekabet politikasının yine yeni yeniden tartışılmasına neden olur.  Yanıt aranılan soru ise: Rekabet Politikası, ne olursa olsun ucuz fiyatlar için midir? Yoksa piyasada serbestçe rekabet etmeyi temin etmek için mi?

THY’ye yeniden soruşturma” için 3 yorum

  1. Yorumlariniz için ben tesekkur ederim. Bilginin insana bazi sorumluluklar yüklediği görüşüne tabi ki katılıyorum. Bu blog da bunun sonucu zaten. Ancak ortada mağdur bir rakip varsa, tüketicilerden daha etkin bir bicimde davasini takip edeceği de ortada. Pegasus da bunu yapti ve davasında diretti. Asıl kalede kimsenin olmadığı ve idarenin taraf olduğu işlerde vatandaşlık hukukunu nasil calistiracagimizi düşünelim. Hakkini koruyabilmek icin her seferinde illa ki Tomalarin üzerine cikmak mi gerekecek?

  2. Teşekkürler Ali Bey. Ankara 11. İdare Mahkemesinin kararını, kötüye kullanma unsuru açısından yerinde buluyorum. Daha kapsamlı bir inceleme yapılması gerekiyordu. Raportörler ihlal var ceza verilmeli derken, nihai kararda bir de baktık yıkıcı fiyat yok (zaten kamuoyu ile paylaşılan karar metninde neredeyse hiçbir analiz de yok) ve fiyat dışı eylemle kötüye kullanma sayılabilecek devletin manipülasyonu ile de kötüye kullanma yok sonucuna ulaşıldı (THY’nin DHMİ ile organik ilişkisine bir çözüm bulmak gerekiyor gerçekten). 9/3 kararı ile mesele “halledilmiş”ti, ama mahkeme karar hesapları bozdu. Sorunuza da naçizane cevabım, bence seçici fiyatlandırmanın olduğu durumlarda rekabet politikası rekabet etmeyi temin etmeli, aksi taktirde seçici fiyatın mağduru olan rakibin dışlanması sonucunun doğması ve hakim durumdaki firmanın tekrar elini güçlendirmesi (seçici fiyat sadece bir süreliğine ucuz fiyat olacaktır) hiç de uzak olmayan bir ihtimal dahilinde…

  3. Ali selam,

    Makalei ve degindigin konu icin tesekkurler. Ben bu konu uzerine dusunmekteydim ve aslen THY hakkinda nicin yeni bir sorusturma olmadigini anlamaya calisiyordum. Yurtdisinda yasayan ve siklikla THY’yi hem yurtdisi hem yurtici seyahatlerimde kullanan/kullanmak zorunda kalan bir tuketici olarak THY nin fiyat politikasini ve pazardaki yerini rekabet kurallari icerisinde kullanmadigini dusunmekteyim. Hakim durum ve altyapi imkanlarinin stratejik olarak rekabetci bir ortam yaratmak /yaratmasa bile uyum saglamak icin degil aksine tuketiciyi magdur durumda birakacak derecede kotuye kullanildigini dusunuyorum. Bu kanitlamak icin de aslinda cok uzaga gitmeye gerek olmadigini; THY web sitesi satis rakamlari degisiklikleri ile diger firmalarinkinin kiyaslanmasini bu kiyaslamayi yaparken de ayni zamanda THY aginin pazardaki diger oyuncularin agi ile karsilastirilmasinin yeterli olacagi dusuncesindeyim .Oyle saniyorum ki bizler icin boyle bir sorusturma istemi hazirlamak zor olmayacaktir. Bu duruma bakisim ayni zamanda su yonde : Boyle bir analizi ve istemi biz yapmayacaksak kim yapacak?

    Konuyu gundeme getirdigin icin tekrar tesekkurler.

    Asli Yildiz , LLM
    Legal Counsel

Bence olay şöyle:

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.