Rekabet Cezası Riski Karşısında Uyum Programları: İki Önemli Gelişme

Çok yazdık, çizdik, ancak gerçekten de her geçen sene geçmişindeki cezaları katlayan ve hatta bu yılın başlarında rekoru da deviren rekabet cezalarıyla karşı karşıyayız. İşte kanıtı, kesin bilgi:

Untitled

Bu cezalara sebebiyet veren olayları ayrı ayrı incelemiş olsak da, genel olarak şunu söyleyebiliriz. “Bizler Rekabet Kurumu’ndan geliyoruz, genel müdürünüz ve çalışanlarınızın bilgisayarlarında denetim yapacağız” cümlesiyle başlayan süreçler, genellikle bir çalışanın e-postasındaki 1-2 kelimenin kelebek etkisi gibi şirkete ve çalışanlara uygulanan cezalarla sonuçlanıyor. Bir adım öncesine bakıldığında ise, delillerdeki o kelimelerin, çalışanlar ve hatta yöneticiler tarafından rekabet ihlali oluşturan karar ve yazışmalarla ticari hayatın gereği gibi görüldüğü anlaşılıyor.

Avrupa ve Amerika’da ise öyle önemli gelişmeler oldu ki, Türkiye’deki uygulamanın gidişatına ilişkin sinyalleri verebilmek için ben de yazmak istedim.

Avrupa: Şirketin tüm server bilgileri kopyalanabilecek!

Hepsinden önce, AB Komisyonu, şirketlere yapılan baskınlara yönelik yepyeni bir delil toplama sistemi üzerinde çalışıyordu. Türkçesi şu: Artık Rekabet Kurumu şirketinize baskına geldiğinde, ayrı ayrı çalışanların bilgisayarlarında inceleme yapmak yerine, tüm şirket belge ve kayıtlarının dijital kopyasını alabilecek ve sonra her bir belgeyi kodlayarak ihlallere ulaşmaya çalışacak.

Amerika: Hakim kararıyla rekabet uyum programı uygulanmakta!

Öyle ki, Federal Mahkeme, AUO adlı şirketin etkin bir rekabet uyum programı oluşturmasına ve bu programın tüm masrafları yine şirkete ait olacak şekilde 3 yıl boyunca bağımsız uzman tarafından denetlenmesine karar verdi; ayrıca şirkete verilen cezada indirim yapılarak iki şirketi yöneticisi hakkında talep edilen hapis cezasının süresi düşürüldü!

Geçtiğimiz günlerde bir konferansta söz alan Rekabet Birimi görevlisi avukat, AUO’nun kartel davasında olduğu gibi diğer davalara ilişkin olarak da rekabet uyum programı yürütülmesi yönünde kararlar alabileceklerini açıkladı. Bu kararın ve hatta Amerika’da bu kararla yönlenen uygulamanın Türkiye’ye de yansıdığı günlerde, bağımsız uzmanların şirket uyum programlarını denetlediklerini ve bu şekilde rekabet cezalarında indirime gidildiğini görebiliriz.

O halde çözüm nedir?

Bilmemek değil öğrenmemek ayıp deriz, doğru, ama bu durumda kanunu bilmemenin mazeret sayılmadığı ilkesini de öngörmek 5981052908_6bd5f6cc9bgerekiyor. Kanunu bilmenin en güvenli ve resmi yolunun da Rekabet Uyum Programları’ndan geçtiğini bizzat Rekabet Kurumu kabul ediyor. Nitekim Rekabet Kurumu Başkanı, Rekabet Uyum Raporu’nda sarf ettiği “Teşebbüs ve yöneticilerinin, uyum konusundaki çalışma ve gayretleri yalnızca rekabetçi düzenin kurumsallaşmasına katkı sağlamayacak, ağır idari yaptırımlarla karşı karşıya gelmelerini de önleyecektir.” cümlesiyle de bu düşüncemizi destekliyor. Hatta Kurul’un bir önaraştırma kararında, şirketin belli standartlarda uyum programı yürütüyor olmasının o şirkete soruşturma açılmasına gerek olmadığı yönündeki kararın şekillenmesindeki belirleyici unsurlardan biri olduğunu hatırlayacaksınızdır. Çünkü rekabete uyumun artık şirketlerin kurumsal sorumlulukları bakımından adeta temel bir yükümlülük haline gelmiş olması kadar, bu test sürüşünün Rekabet Kurumu’nun öngördüğü içeriğe sahip olması da önemli.

Reklamlar