Komisyon’dan Taahhütlü Çözümler

Avrupa Komisyonu, Çek Cumhuriyeti’nde hakim durumda bulunan elektrik üreticisi ČEZ firmasına karşı başlattığı soruşturmayı sık rastlanan bir kapanışla bitirdi. Hakim durumun kötüye kullanılması iddiası ile başlatılan soruşturma, firmanın belli taahhütler vermesi ile sonlandırıldı.

BOS001972Soruşturma, şirketin iletim sisteminde ihtiyacı olmadığı halde kapasite rezervi yaparak piyasaya yeni girişlerin engellendiği iddiası ile açılmıştı. Ancak ČEZ sonucu beklemeden üretim kapasitesinin bir kısmını mevcut santralleri bazında bölme/ayrıştırma taahhüdünde bulundu. Avrupa Komisyonu’nun bu taahhütleri kabul etmesi ile birlikte, Çek elektrik üretimi piyasasında kayda değer bir üretim kapasitesinin diğer ya da yeni üreticiler tarafından devralınması durumu ortaya çıktı.

Aslında Komisyon’un bu tür çözümleri uygulamaya koyduğu ve bunu özellikle enerji piyasalarında gerçekleştirdiği durumlara bir yabancılığımız yok. Komisyon, soruşturma sonuçlanmadan ve olası cezalar kesinleşmeden, deregülasyon önlemleri ile tam olarak serbestleştirilememiş piyasalarda bu yola başvurmaktan çekinmiyor. Bu yaklaşımın arkasında sade ve önemli bir algı yatmaktadır. Bu algı, zaman içinde güçlü yasal tekellerin veya yasal tekellerden devralınmış ve piyasadaki rolü azalmamış olan özel şirketlerin, Avrupa rekabet/regülasyon tarihi boyunca süregelmiş piyasaların serbestleştirilmesi, düzenlenmesi gibi süreçlerden geçmesine rağmen arzu edilen rekabet seviyesinin yakalanamadığı pazarlarda ikinci bir şansın var olabileceğidir. Keza Avrupa enerji piyasalarında, Komisyon’un bu soruşturma dahil daha önce açtığı bazı soruşturmalarda da, rekabetin bir ya da birden fazla pazar katmanında artabileceğine dair bir sinyal görmesi ile birlikte şirketin taahhütlerini kabul etmesi buna işaret etmektedir.

Bunların yanında, Komisyon’un bu geleneğe sadık olması veya böyle bir gelenek yaratmış olması, bu durumun piyasa aktörlerinin stratejik hamlelerinin bir parçası haline gelme olasılığını düşündürmektedir. Teoride bir şirket bilinçli olarak rekabet ihlali yaparken o ihlal ile elde edeceği fayda ve bu ihlalin ortaya çıkarılma ve cezalandırılma ihtimali üzerinden bir hesaplama yapar. Kendisi açısından karlı olacak yani ihlal et ya da etme kararını beklenen faydaya bağlı olarak uygular. Önerilen taahhütler, belki de teşebbüsler açısından soruşturmanın başladığı tarihten itibaren öngörülen bir önlem olarak düşünülür.

Şirketlerin stratejik davranışları, pazar koşullarına ve aynı zamanda düzenlemelere ve mevzuatın getirdiklerine karşı uyum sağlamayı da ifade eder. Bu uyumun bir sonraki adımda belki de düzenleme ve mevzuat üzerinde manipülatif çalışmalar ve “ayın karanlık yüzü” göndermesini gücendirmeyecek uygulamalar ile sonuçlanabileceği aklımızın bir köşesinde yer almalı.

Reklamlar