3299460134_4ff6696eca_bAmerikan Barolar Birliği antitröst biriminin her sene üç defa çıkardığı “Antitrust” dergisi, 2012 güz sayısını gururlu ve duygusal bir başlıkla önümüze koydu. Holywood’un ünlü bilim kurgu üçlemesi “Back to the Future (Geleceğe Dönüş)” başlığı ile çıkan dergi 1986 güzünden beri sürdürdüğü 25 yıllık yayın ömrünü kutluyor. Bu nedenle oldukça keyifli  “nereden nereye” analizlerinin olduğu, rekabetin ABD piyasalarında nasıl şekillendiği, rekabet hukuku ve ekonomisi adına yaşanan değişiklikler hakkında bir dizi makale ve daha fazlası ile karşılıyor dergi okurunu. Biz de sizler için ekonomi hukukunun uygulayıcı ve teorisyenleri arasında tanınmış isimler tarafından yazılmış makaleler arasından bir seçki hazırladık.

William Kolasky, “Antitrust Litigation: What’s Changed in Twenty-Five Years?” isimli yazısında 1950’lerden günümüze kadar gelen rekabet davalarından istatistikî bir analiz yapıyor. Tarihin değişik süreçlerinde mahkemeler tarafından kabul edilen ekonomik ve hukuki eğilimlerin ve etkisi altında kalınan siyasi anlayışların rekabet davalarının niceliğinde ve niteliğinde oluşturduğu etkileri ve daha fazlasını inceliyor.

John Taladay, “Time for a Global ‘One-Stop Shop’ for Leniency Markers” isimli yazısında özellikle uluslararası kartel anlaşmaları bakımından, pişmanlık başvurusunun hangi ülkenin rekabet otoritesine (ya da federal sistemde hangi yargısal yetki alanına) yapılacağı sorunsalını, değişik rekabet otoritelerinin değişik pişmanlık ve bağışıklık usulleri izliyor olmalarını ve neticede bu sürecin hem otoriteler hem de şirketler açısından nasıl kafa karıştırıcı bir yarışa dönüştüğünü anlatıyor. Bunu önlemek içinse uluslararası, yalnızca başvuru zamanı bağlamında “marker” alacak olan kişi ya da şirketin belirlenmesi adına faaliyet gösterecek, bağışıklığın nasıl olacağı hakkında bir işlem yapmayacak, hâlihazırda zaten var olan (DOJ, EC) kurumların kullanılabileceği bir sistem oluşturulması önerisini ortaya koyuyor.

Elenor M. Fox, “Antitrust in No One’s World” isimli yazısında, dünyada batı hegemonyasının artık son bulmakta olduğu görüşüne değinerek batının yükselişi yavaşlarken boşalan yere popüler inanışın aksine uzak doğu veya Çin’in yükselişi değil global bir yükselişin oturacağını anlatıyor: artık birilerinin dünyası ile değil kimsenin (veya herkesin) dünyası ile karşı karşıyayız. Bu duruma rekabetin gelişiminde de rastlanıldığı gerçeğinin üzerinde durulup, artık ABD’nin rekabet anlayışının yerini dünyanın yükselen ekonomilerinin daha yakın bulduğu AB rekabet anlayışı ve kurallarının doldurmaya başladığına, bir nevi Amerika sonrası rekabet evresine girildiğine ve bu durumun nedenlerine değiniliyor.

Burada bahsedemediğimiz veya derinlemesine inceleyemediğimiz yazıların oldukça zengin bir içerik oluşturduğu Antitrust dergisinin 2012 güz sayısını ilgililerine tavsiye ederiz.

Bence olay şöyle:

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.