In-House Avukatlara Belçika’dan Destek Geldi

Avukat olmadan önce, yani ilk okula başladığımız günden beri sarf edilen çabanın bir sonuca ulaştığı o ruhsat töreninden de önce, uykulu gözlerle ama hırsla dinlediğimiz ümitli hocaların sıkça hatırlattığı haklar vardır: Avukatlık mesleğine ilişkin hukuki dokunulmazlık ve gizlilik. Lafı uzatmadan rekabete bağlayayım. Konumuz, şafak baskınları. Sanırım bu yazıyı okuyacak In-House avukatların çoğu Kurum Uzmanlarının gerçekleştirdiği yerinde incelemeleri tecrübe etmiştir (etmediyse de hazırlıklı olmak lazım, Kurum’un bu ay verdiği cezalar tüm geçmişindeki ceza toplamını bile aşıyor). Bu incelemelerde alınan belgelerin hukuki dokunulmazlık ve avukat yazışmaları gizliliğinden faydalanıp faydalanmadığı konusunda, rekabetin kalbinin attığı yer Belçika’da alınan bir karar önceki uygulamayı tamamen bir kenara itiyor.

Uygulama nasıldı? Ne oldu?

BOS001926

Konuya ilişkin en çok ses getiren karar Akzo Nobel hakkındaydı. İncelemelerde el konulan belgelerin avukat-müvekkil gizliliği kapsamında olduğu savunması üzerine Avrupa Birliği Komisyonu, avukatın herhangi bir meslek birliğine bağlı olması veya profesyonel etik yükümlülükleri bulunmasının onu serbest çalışan bir avukat kadar bağımsız kılmayacağına karar vermiş ve In-House avukatların ister istemez şirket yönlendirmesi altında olacağını söylemişti. Bu şekilde, hukuki dokunulmazlık ve gizliliğin yalnızca serbest çalışan avukatların müvekkilleri ile olan ilişkileriyle sınırlı kalacağını vurgulamıştı.

Türkiye’de ise konunun kapsamlı şekilde ele alındığı bir karara göre, legal privilege denen korumadan faydalanabilmek için iki koşul aranıyordu: 1) Avukatın bordrolu değil dışarıdan hizmet veriyor olması, 2) El konulmak istenen belgenin savunma hakkı ile ilgili olması.

Mart başında Brüksel Temyiz Mahkemesi tarafından alınan kararda ise, yerleşik uygulamadan tamamen ayrılarak In-House avukatların da korumadan faydalanabileceğinin altı çizildi. ADSL pazarındaki hakim durumun kötüye kullanıldığı iddiası üzerine başlatılan soruşturma kapsamında Rekabet Otoritesi’nin Belgacom’un ofisinde yaptığı yerinde inceleme hakkında alınan kararda, In-House avukatların taslak görüşlerinin, hazırlık çalışmalarının ve yazışmalarının el konulamayacak belgelerden olduğu belirtiliyor.

Karar her ne kadar Belçika’daki üye avukatlar bakımından uygulanabilir niteliğe sahip olsa da, bozulmadığı sürece bundan sonra Rekabet Otoritesi’nin tüm incelemelerinde şirket avukatlarının ileri sürebileceği savunmaları zenginleştirmiş durumda. Rekabet Otoritesi ise kararı Yüksek Mahkeme’ye taşıma hazırlığında olduğunu çoktan ilan etti.

Reklamlar