Geçmişte aynı şirketin farklı bir soruşturma ile yeniden rekabet cezası aldığını gördüğümüz gibi, eli sopalı Rekabet Kurumu ile tanışmayan şirketin kalmaz olduğu bu dönemde rekabet kurallarına ceza alarak merhaba diyenleri de gördük. Malum, önümüzdeki günlerde örneğin bankacılık soruşturmasının sonuçlanması bekleniyor. Hatırlarsak, rekabete uyum konusunda geciken bankalar önceki cezanın tesiri geçmeden yeni bir soruşturma ve muhtemel rekabet cezası ile karşı karşıya durumdalar.

Peki, (ceza almasa dahi) yeniden rekabet incelemesine taraf olan şirketler için risk artmıyor mu?

Rekabet Kurumu’nun adeta ‘ben söylemiştim…’ dediği durumlardan biri: İhlalin Tekerrürü. İsmi eski fakat uygulaması yeni diyebiliriz. Kurul kararlarından örnekler de verebiliriz. Ancak 2009 yılında yürürlüğe giren Ceza Yönetmeliği’nde kısaca ‘her bir tekrar eden ihlal için  temel para cezası yarısından bir katına kadar artırılır” dense de halen belirsizlikler bulunmakta. Tekerrürün unsurları nelerdir? Rekabet kurallarının ‘teşebbüs’ tanımından hareketle aynı ekonomik bütünlüğe bağlı teşebbüslerin farklı ihlallerden dolayı sorumluluğu doğar mı? 10 sene önce farklı yapının altında olan şirketimin ihlalinden sorumlu muyum? Pişmanlık başvurusunda bulunsam işime yarar mı?

Papers serimizin yeni sayısı, pek yazılıp çizilmemiş olan bu konuya yoğunlaşıyor. Dostumuz Başak Yılmaz’ın hazırladığı 7. Sayıyı resme tıklayarak hemen okuyabilirsiniz:

Actecon_papers7

Rekabet Soruşturması Geçiren Şirketler İçin” için 2 yorum

  1. Şirketlerin itibar yönetiminde ve uyum algılarında en önemli hususlardan birisi de rekabet hukuku olmaya başladı. Özellikle halka açık şirketlerde standartlara uygun bir uyum denetimine ve rekabet uyum politikasına sahip şirketlerin bunu salt ‘başımıza bir şey gelirse indirim alırız’ mantığıyla yapmadığını görmeye başlamak güzel. Ben şahsen bunu az da olsa şirketlerde görmeye başladım.

    İş performansıyla örgülendiği için yöneticiler tarafından bilerek veya bilmeyerek ilk feragat edilen ilkeler listesinde üst sıralarda olan rekabet ihlallerini bu listede aşşağılara çekmenin yolu yaptırım ve caydırıcılık mimarisini doğru kurgulayan rekabet kurumlarının uygulamalarıdır. Bunu günümüz dünyasında yönetici ve hissedar arasındaki ayrımı ortaya koyabilen otoriteler başarabiliyor. Zira rekabet ihlali bir şirketin veya bir endüstrinin üzerine etiket gibi yapışmamalı. İnsan faktörünü sorgulatan süreçlerin devreye sokulmasıdır doğru olan. Bu politikalara yardımcı olacak dengeleyici görüşleri de iş dünyası doğru organizasyonlarla desteklemeli. Bu ‘rekabet otoriteleri vs. iş dünyası’ zıtlığı veya çekişmesi değildir. Bir yöneticinin kurumsal yönetim ilkeleri, etik kurul, iç denetim, rekabet uyum politikası, uyum direktörlüğü vb vb gibi birçok asil/vekil dengesini sağlayıcı düzenek içerisinde kar etmek zorunda olma stresini anlamaya çalışmayan kurumlar ‘tekerrürü’ de sağlıklı konumlandıramaz. Kimseyi hoşgörüye davet etmiyorum. Aksine gerçek sorumluların sağlıklı bir biçimde tespitine yönelik araçların sağlıklı çalışması gerektiğinin altını çiziyorum. Bu dengeler sağlıklı olarak ortaya konamaz ise ortaya sağlıksız kurumsal linçler çıkar. Rekabet Kurumu 2 sene önce rekabet uyum yılı ilan etmişti; bu sene ise tüketiciyi etki alanına davet ediyor. Bunlar bence güzel girişimler.

    Sonuçta, kurumların da ‘rekabet ihlali nedir?’ sorusunun hukuki cevabındansa kurumsal cevabına odaklanma zamanı geldi bence. İş akitlerindeki sorumlulukları ayıklamadan, rekabet politikasını net bir biçimde ortaya koymadan, beyanları kamuyla paylaşmadan devam edemeyeceği açık şirketlerin.

    OFT’nin bir çalışması var. Sorulmuş yöneticilere yaptırımları en caydırıcısından aşağı doğru sıralayın diye. Sıralama şöyle: yöneticilere hapis, yöneticilere bir daha işgörememe cezası, itibar erozyonu, para cezaları, zarar tazminat davaları. Komik değil mi?

    Terazinin dengeleyenlerine baktığımızda ise hukuki belirsizliklerle dolu. Yöneticiyi davet etmeyen bir süreç var. İnsanları da koruyabilmeniz gerek. Ne yapacak şirket sorumlusu? Şirket avukatına mı gidecek ihlali ihbar etmek için? Ne tür koruma yöntemleri var (ceza almama bir koruma değildir)? Şirketlerin durumu nedir? Pişmanlıkta dosya gizliliğini güvence altına alacak kaç içtihat var ki kim ne yaptığını/yapacağını bilsin?

    Velhasıl, rekabet uyumuna yatırım yapmak testi kırılmadan icra edilmesi gereken bir kültür. Kültür diyorum zira göstermeliği hiçbir işe yaramaz. Sahtesi kolay anlaşılır…

    Söylediklerim global sorunlar. Türkiye için de geçerli. Özellikle bir ticari aktiviteyi işaret etmemektedir.

    Kolay gelsin,

    FT

Bence olay şöyle:

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.