AB ile Uyum Ekseninde Slot Tahsisleri

Dünyanın herhangi bir yerinde havacılık sektöründen bir uzmana, “Sektörün en karmaşık ve kritik sorunu nedir?” şeklinde bir soru yönelttiğinizde  alacağınız cevap “slot tahsisi” olacaktır.

Havayolu trafiğinin aksaksız bir şekilde yürütülmesi için uçakların iniş/kalkış saatlerinin önceden belirlenmiş olması ve belirlenen terminin kusursuz bir şekilde uygulanabiliyor olması önemlidir. Uçakların havalimanını iniş/kalkış için kullandıkları zaman periyodu slot olarak adlandırılır. Hava trafiğinin kusursuz bir şekilde işlemesi için slotların mevcut talebe en uygun şekilde dağıtılması işlemi ise “slot tahsisi” olarak belirtilir.

616017.TIFBu konudaki sıkıntıları çözmenin en uzun vadeli ve kesin çözümü havalimanı kapasitesinin artırılması olsa da yetkili kurumlar çoğu zaman maliyet unsurundan ötürü böyle bir çözüme yanaşmamakta. Dolayısıyla mevcut şartlarda piyasa etkinliğinin artırılması için en uygun çözüm slot tahsisinin optimal şekilde gerçekleştirilmesi için gayret gösterilmesi olarak duruyor.

AB’de slot tahsisinin optimizasyonu 95/93 sayılı Tüzük ile  güvence altına alınıyor. Tüzük’te dikkat çekilen noktalar slot tahsisiyle yetkilendirilmiş olan ulusal kuruluşun mali ve idari bağımsızlığının olması yönünde. Geçtiğimiz ay Avrupa Komisyonu’nun Portekiz’e yaptığı bildiri, bu noktaların Komisyon tarafından ne kadar ciddiye alındığını gösterir nitelikte. Komisyon, Portekiz’den iki ay içerisinde ulusal slot tahsisi mekanizmanın ilgili AB Tüzüğüne uyumuna dair bir garanti sunmasını talep etmiş durumda. Bu talebin yerine getirilmemesi durumunda ise Komisyon’un taleplerini süreli para cezası dahil çeşitli yaptırımlar aracılığıyla gerçekleştirme yoluna gitmesi bekleniyor.

Peki, Türkiye’de durum nasıl?

Slot tahsisi konusu, AB üyeliği hedefiyle çeşitli uyum programları yürüten Türkiye’nin el atması gereken öncelikli hususlardan biri olarak göze çarpıyor.

Türkiye’de slot tahsisleri DHMİ(Devlet Hava Meydanları İşletmesi) Genel Müdürlüğü Slot Uygulama Talimatı çerçevesinde yürütülüyor. Ancak mevzuat, mevcut haliyle AB Tüzüğü ile önemli uyumsuzluklar göstermekte. Bu uyumsuzlukların temelinde ise yetkili kurumun idari ve mali bağımsızlık konusunda gösterdiği zafiyet yatıyor. Mevcut durumda yetkili kurum olan DHMİ, yetkilerini Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’ne aktarmadığı ve bu kuruluşun Rekabet Kurumu, BTK gibi idari ve mali bağımsızlığa kavuşturulmadığı sürece bu sorunların önüne geçilmesi mümkün gözükmüyor.

DHMİ’nin bir kamu iktisadi kuruluşu niteliğinde olması ve Özelleştirme İdaresi Başkanlığı üzerinden havayolları piyasasındaki en büyük oyuncu olan THY ile bağının bulunması nedeniyle, AB ile uyum için slot tahsisi yetkisinin SHGM’ye aktarılması birincil şart olarak önümüze çıkıyor.

Reklamlar