İletişimde Önemli Adım: Geçiş Hakları Yönetmeliği

Ulaştırma Bakanlığı tarafından 2012’nin en son günlerinde çıkarılan Geçiş Hakları Yönetmeliği telekomünikasyon altyapılarının daha hızlı, kolay ve etkin bir şekilde geliştirilebilmesi için atılmış önemli bir adım. Yönetmelik ile hem sabit hem de mobil haberleşme altyapısı veya şebekelerinde kullanılan her türlü kablo ve benzeri ekipmanın taşınmazlardan geçirilmesiyle ilgili geçiş haklarına ilişkin düzenlemeler yer alıyor. Yönetmelik, geçiş hakkı sağlayıcıların (GHS) ve geçiş hakkından faydalanacak olan işletmecilerin hak ve yükümlülüklerine yer verdiği gibi, aynı zamanda, fiyat tavanı şeklinde düzenlenmiş fiyat regülasyonunu da bünyesinde barındırıyor.

Yönetmelikte, “geçiş hakkı” kavramı; işletmecilere, elektronik haberleşme hizmeti sunmak için gerekli şebeke ve altyapıyı kurmak, kaldırmak, bakım ve onarım yapmak gibi amaçlarla kamu ve özel mülkiyet alanlarının altından, üstünden ve üzerinden geçmeleri için tanınan hakları ifade edecek şekilde tanımlanmış.

Yönetmeliğin temel amacı, geçiş haklarına ilişkin düzenlemelerin ülke kaynaklarının etkin ve verimli kullanılmasına hizmet etmesinin sağlanması ve bu esnada etkin ve sürdürülebilir bir rekabet ortamının da korunması olarak özetlenebilir. Ancak işletmecilere tanınan geçiş hakları, anayasal güvence altında olan ve temel hakların en önemlilerinden birisi olarak kabul edilen mülkiyet hakkının belli ölçüde sınırlanması anlamına geldiğinden, bu hakların kullanılması esnasında hak sahiplerinin mümkün olduğunca az zarar görmesini güvence altına alacak hükümler de Yönetmelik içinde yer alıyor.

Yönetmelikte, tesis paylaşımı yoluyla, yeni bir geçiş hakkı tesisine ihtiyaç kalmadan sorunların çözülebildiği durumlarda mutlaka tesis paylaşımına öncelik verilmesi gerektiği ve ancak tesis paylaşımının imkansız olduğu durumlarda yeni geçiş hakkı tesisinin söz konusu olabileceği belirtiliyor. Ayrıca işletmecilerin gerek özel, gerekse de kamu mülkiyetine tabi taşınmazlar bakımından GHS’lerle anlaşma yapabilmeleri için öncelikle Bakanlıktan onay almaları da zorunlu tutuluyor.

Kamu mülkiyetine tabi taşınmazlarda, GHS işletmecinin yaptığı başvuruyu 60 günde cevaplandırmak zorunda. Ayrıca talebi reddetmesi halinde mutlaka objektif gerekçeler sunması da şart. Bunun yanı sıra kamu mülkiyetine tabi taşınmazlarda geçiş hakkı ücreti Yönetmelik ile belirlenen tavanı da aşamayacak.

Özel mülkiyete tabi taşınmazlar için ise geçiş hakkı ücretinin fiyat tavanının üzerinde belirlenmesi mümkün. Eğer geçiş hakkı tanınması durumunda taşınmaza kalıcı bir zarar verilmeyecekse ve bu taşınmaz üzerindeki hakların kullanımı sürekli biçimde aksatılmayacaksa, ekonomik açıdan makul olan geçiş hakkı taleplerinin kural olarak kabulü gerekiyor. Ret halinde ise GHS’nin mutlaka gerekçelerini sunması şart. Ayrıca ret durumunda işletmecinin Bakanlıpa başvurması ve Bakanlığın kendi bünyesinde bir değerlendirme yaparak sorunu çözmesi de mümkün.

Yönetmelik kapsamında belki de en önemli düzenlemelerden birisi de, işletmecilerin geçiş hakkı talep edilen güzergah üzerinde altyapı tesisinin kapasite planlamasını yaparken en az kendi ihtiyacını karşılayan altyapı kadar bir altyapıyı diğer işletmeciler için de kurmak zorunda olması. Bu düzenleme Bakanlığın tesis paylaşımına ne derece önem verdiğini gözler önüne seriyor. Ayrıca özellikle çalışma yapmanın zor olduğu alanlar bakımından, gerekli altyapının doğrudan tesis paylaşımına olanak sağlayacak şekilde yapılmasının öngörülmüş olması piyasadaki rekabet açısından oldukça faydalı gibi görünüyor. Yönetmelik çerçevesinde bir de EHABS adı verilen bir sistem kurulması ve işletmecilerin geçiş haklarına ilişkin elektronik haberleşme altyapı bilgilerini bu sisteme kaydetmeleri zorunlu tutuluyor.

Altyapı yatırımlarının, teknik gelişme ve dinamizm için son derece önemli ve bir o kadar da maliyetli olduğu telekomünikasyon sektöründe, geçiş haklarının yatırımlar önünde çok ciddi bir hukuki engel olarak durduğu uzun zamandır biliniyordu. Umarız Geçiş Hakları Yönetmeliği bu sorunun çözümünde faydalı olabilir ve teknolojik gelişmenin, piyasalardaki rekabete de zarar vermeden gerçekleşmesi mümkün olur.

Reklamlar