2 Ocak sabahı güne büro olarak artık gelenekselleşen yeni yıl kahvaltımızı yaparak başladık (Aralık sonundaki çoluklu çocuklu eşli nişanlılı şirket yemeğimiz, tatile denk gelen yılbaşı akşamı ve şirket kahvaltımız mükemmel bir üçleme sundu bu sene…). Gelenekselleşen dedim ya; boşuna değil. Anasına muhammara ve humus yaptıran kazık kadar adamdan, anneannesiyle birlikte tiramisu yapan genç adama, nutellasını esnaf böreğini kapıp gelenine kadar herkes katkıda bulunuyor… Neyse. Konu bu değil. Baştan söyleyeyim konu sofrada da tartıştığımız yeni birleşme ve devralmalar eşiği de değil (Meraklısına görüşüm: en azından bir nebze daha kolay belirlenebilir eşiklere yaklaştık millet olarak. Malum, daha önce çeşitli vesilelerle ifade ettim, BD eşiği dediğin şeyi iş sahibi okuyunca anlamalı, muhasebecisine talimatla olayı 15 dakikada çözebilmeli… Etkilenen Pazar dediğin şey ise iş adamı için yağmurun kötü etkilediği bir pazar günü olmalı… en fazla… mesela… Ötesi başka bir iş… Hele Türkiye gibi özellikle B&D işlemlerinde hukuk yaratmayan, yaratılmış hukuku uygulayan ekonomiler için böyle deli dolu icatlarla uğraşmamak gerek. ICN, OECD, moECD filan ne diyorsa sıkı sıkı tutunmak lazım… Ucundan o yola girdik diyelim… Etkilenen pazar kriterinin ortadan kalkması iyi oldu. Şu anda sorun, belirlenen ciro rakamlarının RK’nın ana odağı olan iş yükünü azaltma hedefine uygun olup olmadığı. Bence değil… Hatta işlem sayısının artacağını düşünüyorum… Bence asıl sorun, gerçekten bu amaca uygun olursa ortaya çıkacak olan enerjinin nereye ne şekilde kullanılacağının muğlaklığında. Allah muhafaza bir de ‘de minimis’ çıkarsa ve SS taşıma kooperatifleri kapsam dışına çıkarsa ortaya çıkacak enerji fazlasını tahayyül edebiliyor musunuz?).

Neyse efendim kahvaltıdan sonra Göka’nın enerji gelişmeleri mailine bakarken ilk sırada ne göreyim?… ‘[Bir akü firması] rekabet ihlali suçlamasından aklandı’ diye bir haber. Tıkladım ve bir haber sitesinde kısa bir paragraf çıktı karşıma. ‘Allah Allah acaba akü kararında yargıda bir gelişme mi oldu?’ dedim… Kararı RK sitesinde buldum ve bir çırpıda okudum (fazla vaktimi almadı zira karar kısacıktı…). Ayrı bir ihlal iddiası ve bu iddiaya ilişkin yapılan önaraştırma sonucunda soruşturma açılmasına yer olmadığına ilişkin bir karar. Burada bir sorun yok. Karar’da anılan firmayla pozitif/negatif, doğrudan/dolaylı herhangi bir ilişkim de yok. İlk akü kararından bildiğim kadarıyla kağıt üzerinden, jenerikleşen markasıyla da hayatın içinden tanırım… Sorun ihlal iddiasının yersizliğine karar verilmesinin gerekçesi. ÇEVKO kararından beri geri dönüşüm ekonomileri ile yoğun bir şekilde ilgileniyorum. Fiilen de temsilci olarak bir geri dönüşüm/rekabet hukuku ilişkisi üzerine yoğun mesai harcıyorum. Görüşlerim de (bu karara kadar) RK’nın sahip olduğu bilgi birikimi ve kaleme aldığı politikalarla birebir örtüşüyor(du). Bunlar da zaten AB ve OECD politikalarının kabul edilmiş genel doğrularından ibaretti. Özetle ‘çevre amaçlı geri dönüşüm düzenlemeleri rekabet hukukundan ari düşünülemez’ genel kuralına dayanan yaklaşımın aksine, Karar’da konunun hiçbir derinliğine girmeden adeta kestirip atılarak ‘Çevre ve Şehircilik bakanlığının düzenlemeleri orada duruyorken bize laf söylemek düşmez’ sonucuna ulaşılmış. Keşke ihlal iddiası geri dönüşüme yönelik rekabet kuralları çerçevesinde ele alınsaydı, ve yine soruşturmaya yer olmadığına ilişkin karar ilk akü kararında olduğu gibi adeta referans değeri olan bir metin olarak kaleme alınsaydı. Keşke Türkiye bu yeni alandaki gelişmeleri takip edebilseydi ve rekabet hukuku zenginleşseydi. Keşke Karar Türkiye’nin sektörel olarak en kapsamlı geri dönüşüm hareketi olan ‘atık elektrikli ve elektronik eşyaların (AEEE) kontrolü’ne ilişkin düzenlemelere de ışık tutmayı akıl etseydi. Ki, anılan düzenleme özellikle 4054 sayılı Kanun’a gönderme yapmakta…

Şu anda gerek evsel AEEE gerekse de ticari amaçlı AEEE üreticisi firmalar rekabet kurallarına uyumlu sistemler kurmak için harıl harıl çalışıyorken işin felsefesinin DNA’sıyla oynayan bu kararın yaratacağı soru işaretleriyle uğraşmak da yine RK’ya düşecek. Bunun için de ekstra enerjiye ihtiyaç var… İşte sahip olacağın o enerji eşiklerindeki sihirli rakamlarda mevcut…

Diye düşünüyorum…

Toksoy

Çevremizi sevelim, yeşili koruyalım…” için bir yorum

  1. Sevgili Toksoy, safiyane bir görüş;
    Bu kararı ben de okudum ve söylediğiniz gibi ben de şaşkınlık geçirdim, ama ben Sizin konuya bakışınıza göre farklı bir koltukta başka bir yöne doğru oturuyorum ve RK nın be konuyu bu kararda böyle görmesinin toplam işimzde olumlu dalgalar yaratabileceğini düşünüyorum. Türkiye’nin toplan atık işini, atıkların ülkemize ve gelecek nesillere bırakacağı olumsuz etkileri ve daha neleri düşündükçe (rekabetin yaratacağı gelişmeleri de fazla üzmeden) toplum, ülke, insan ve yasa çıkarlarının zaman zaman öne çıkmasından pek şikayetçi olmayabilirim. Ama bitirişteki vecizevari cümleye bayıldım:)
    Bahadır Ünsal

Bence olay şöyle:

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.