Komisyon geçtiğimiz günlerde bir rekora imza atarak, aralarında Philips, LG gibi dünyaca ünlü şirketlerin bulunduğu 7 bilgisayar ve ekran tüpü üreticisine “katot ışın tüpü” fiyatlarını sabitledikleri gerekçesiyle toplamda 1.5 milyar Euro para cezası kesti.

Bu cezanın, Komisyon’un şimdiye kadar bir soruşturma sonucunda kestiği en yüksek para cezası olduğunu söylemekte yarar var.

Komisyon tarafından yapılan açıklamaya göre şirketler, 90’lı yılların sonundan 2006 yılına kadar bilgisayar ve ekran tüpü pazarlarında “katot ışın tüpü” fiyatlarını sabitlemekle kalmamış, pazar ve müşteri paylaşımı anlaşmaları da yapmış.

Race TrackDeğişen ve gelişen teknolojiler karşısında tüplü televizyon ve bilgisayarlara olan ilginin azalmasıyla birlikte şirketlerin işbirliği yoluna gitmeyi tercih ettiklerini belirten Komisyon, işbirliği sayesinde şirketlerin büyük kazanç sağladığını belirtti.

Soruşturma süresince yapılan incelemelerde kartel üyesi şirket yöneticilerinin ve çalışanlarının Avrupa’nın çeşitli şehirlerinde toplantılar düzenlediği anlaşılmış. Bu toplantıların notlarına da ulaştığını belirten Komisyon, toplantı notlarının aslında eskiyen teknolojik ürünlerden maksimum gelir elde etmek isteyen şirketlerin pazardaki fiyatları sabitlemek konusunda nasıl bir çaba içinde olduklarını kanıtlar nitelikte olduğunun altını çiziyor.

Bununla birlikte, kartel üyelerinin aslında rekabet kurallarını ihlal etmenin ne gibi sonuçlar doğurduğunun bilincinde olduğu da inceleme sırasında bulunan bir belgede yer alan şu ifadelerden anlaşılıyor: “Bunu herkes gizli tutmalı, çünkü bu tüketici ve Avrupa Komisyonu tarafından öğrenilirse ciddi zararlar doğabilir”.

Komisyon tarafından bu kadar ilgiyle karşılanan soruşturmanın sonuçlarına da değinmek lazım. Zira şirketlere kesilen cezalar dudak uçuklatacak oranlarda. Örneğin soruşturma kapsamında en yüksek cezayı alan şirket 391 milyon Euro ile Philips ve LG’nin bir araya gelerek kurduğu ortak girişim. Bununla birlikte Philips tek başına 313 milyon Euro ceza alırken LG 295 milyon Euro ceza almış.

Tayland’lı şirket Chunghwa ise ilk pişmanlık başvurusunda bulunan şirket sıfatıyla karteli ispiyonladığı için Komisyon tarafından mükâfatlandırılmış ve herhangi bir ceza almamış. Komisyon tarafından verilen cezalara ve indirim oranlarına bakıldığında, Chungwa dışında Samsung, Philips ve Technicolor’ın da pişmanlık başvurusunda bulunduğu ve çeşitli oranlarda indirim aldığını görüyoruz.

Soruşturma sonucunda Komisyon tarafından verilen cezalara ve indirim oranlarına baktığımızda aslında pişmanlık müessesesinin ne kadar önemli olduğunu ve şirketlere ne kadar büyük avantajlar sağladığını söylemek mümkün.

Komisyon’dan Rekor Ceza!” için 3 yorum

  1. Merhaba,

    Sozkonusu cezanin iki ayrı kartel icin -TV tubes ve computer monitor tubes- duzenlendigi dusunuldugunde, aslında teknik olarak simdiye kadarki en yuksek ceza gibi gorunmuyor. Car glass producers cartel cezasi, tek bir kartel karari kapsaminda verilmiş olmasi nedeniyle hala en agir ceza olma ozelligini koruyor gibi. Bir de firmalardan birinin “inability to pay” iddiasinin kabul edilerek cezasinin indirilmis olmasi da dikkat cekici…

    Diger taraftan, pismanlik müessesesi sadece sirketler acisindan degil, Komisyon acisindan da cok onemli. Soyle ki, geride kalan uc yil icinde ortaya cikarilan kartellerin tamaminin whistleblowers tarafindan ispiyonlandigini duymustum.

    Calismalarinizda kolayliklar,

  2. Merhaba,

    Pişman olduğunu bildiren şirket benzer bir suçu işlediği takdirde yaptırım ne oluyor? Bu konuda aydınlatabilirseniz sevinirim.

    1. Barış Bey Merhaba,

      Rekabet Otoriteleri nezdinde pişmanlık başvurusunda bulunan bir şirket, aslında kartelin tarafı olduğunu kabul etmekte ancak otorite ile işbirliği yapmak suretiyle para cezasından muaf olmak istemektedir. Bu kapsamda pişmanlık müessesesi, söz konusu şirketin rekabet ihlali içerisinde olmadığını kanıtlayan bir durum olmayıp yalnızca ceza almamasını sağlayan bir araçtır.

      Bu nedenle, pişmanlık başvurusunda bulunan şirketin ilerleyen yıllarda benzer bir rekabet ihlali içerisinde bulunması durumunda bu şirkete verilecek olan ceza tekerrür (ihlalin tekrarı) sebebiyle artırılabilecektir.(tekerrür koşullarının tamamının var olması halinde)

      Ancak şunu belirtmek isterim ki, gerek AB gerekse Türk Rekabet Hukuku mevzuatında pişmanlık başvurusunda bulunan bir şirketin sonradan rekabet ihlalinin tarafı olması halinde ne yapılması gerektiğine ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır.

      Yeri gelmişken, ben de Actecon Papers serisinin son makalesini bu konu üzerine yazmıştım. Söz konusu makale henüz basım aşamasında. Dilerseniz size de gönderebilirim.

Bence olay şöyle:

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.