Demiryolları Özelleştirmesi – 2

Geçtiğimiz haftalarda, TCDD serbestleştirme hazırlıklarından yola çıkarak demiryolları serbestleştirme/özelleştirmelerinin “özel” konumuna ilişkin bir gözden geçirmede bulunmuştuk. Demiryolları kamuoyunda oluşturduğu yankıların niteliği ve işletme teknikleri bakımından diğer ulaştırma hizmetlerinden ayrılıyor. Bu nedenle, demiryollarındaki bir yapısal dönüşüm alışılmışın dışında bir yaklaşım ve süreçler gerektiriyor. TCDD için serbestleştirme çalışmalarının hız kazandığı bu günlerde dünyadaki önem arz eden demiryolları serbestleştirme/özelleştirme süreçlerine göz atılmasının faydalı olacağını düşünüyoruz. İngiliz Demiryolları Özelleştirmesi’nin ardından, bu hafta Amerikan Demiryolları Serbestleştirmesi’nden bahsedeceğiz.

2 – Amerikan Demiryolları Serbestleşmesi

Amerikan demiryolu endüstrisinin gelişmeye başladığı 1800’lerin başlarında ülkede hüküm süren anti-federalist siyasi akımın da etkisiyle devlet iştiraklerine karşı bir önyargı söz konusuydu.  Bu nedenle Avrupa’daki demiryolları ağının ortaya çıkış yapısına ters bir şekilde ABD’de, demiryolları altyapısı tamamen özel sermaye yatırımlarıyla şekillenmişti. Devlet müdahalesi ise 1887’de uygulanmaya başlanan iktisadi regülasyonlara kadar sadece finansman kolaylıkları sağlanması ve arazi tahsisi gibi dolaylı yollardan sağlanmaktaydı.

Özellikle tarım sektörüyle ilgilenen kesimin demiryolu şirketleri tarafından sömürülmesini engelleme amacıyla yürürlüğe konulan iktisadi regülasyonlar, Birinci Dünya Savaşı’nın başlamasına kadar geçen süre zarfında yoğunlaşarak devam etti. 1917 yılında ise demiryolu sektörü tamamen devletleştirilerek bir kamu hizmeti halini aldı. Demiryolu sektöründeki direkt devlet kontrolü 1920’de sona erse de iktisadi regülasyonlar yoluyla sektör denetim altında tutulmaya devam edildi. Bu dönemde yapılan önemli boyuttaki kamu yatırımlarına rağmen istenilen verimlilik düzeyine asla ulaşılamadı. İkinci Dünya Savaşı’nı takiben alternatif ulaşım teknolojilerinin de gelişmesiyle birlikte demiryolları endüstrisinin kan kaybı devam etti. 1970’lere gelindiğinde demiryolu endüstrisinin yüzde 22’si batmanın eşiğindeyken geri kalanının durumu da pek iç açıçı değildi.

ASTRO (America’s Sound Transportation Review Organization)’nun 1970 yılında yayınladığı raporda demiryolu endüstrisinin kurtarılabilmesi için: 1) fiyatlandırmanın iktisadi ve rekabetçi gerçekliğe uygun olarak yapılması, 2) yeterli kullanım oranına sahip olmayan hatların kapatılması, 3) demiryolu sektöründeki birleşme ve devralmalara ilişkin kontrolün hafifletilmesinin gerektiğini belirtiyordu. Bahsi geçen fikirlerin uygulanması yoluyla Amerikan Demiryolları büyük bir değişim süreci içine girdi. Bu değişimin en önemli faktörü şüphesiz küçük demiryolu segmentinin ortaya çıkışıydı.

1970’li ve 80’li yıllarda kamu politikasındaki bahsedilen değişimlerin etkisiyle, kullanım dışı bırakılması gerektiği düşünülen hatların en az üçte birlik kısmının küçük demiryolu işletmelerine dönüştürülmesi başarıyla tamamlanmıştır. Bölgesel yapılanmalar ve bölge halkının ihtiyaçları doğrultusundaki gelişmelerin sağlanmasıyla küçük demiryolu işletmeleri demiryolu sektöründeki hizmet kalitesinin yükseltilmesinde önemli bir pay sahibi olmuşlardır. Faaliyet bölgeleri hakkında daha geniş ve tutarlı bilgi sahibi olmaları sebebiyle faaliyet masrafları büyük ölçekli işletmelere göre oldukça düşük bir düzeyde seyreden küçük demiryolu işletmeleri bu sayede özellikle 90’lı yılların başında karşılaşılan birçok kriz ortamından sağ çıkmayı başarmışlardır. Buna ek olarak büyük ölçekli işletmelerle yapılan işbirliği anlaşmaları yoluyla da masraflarda önemli ölçüde tasarruf sağlanmıştır.

Bugün, Amerikan Demiryolları’nın başarılı ve verimli bir örgütlenme olarak yorumlanmasının arkasında yatan en önemli unsurlar: 1) geri alınamayacak bir kayıp yaşanmadan ivedilikle tamamlanan serbestleşmeler sayesinde piyasaya giriş çıkışların mümkün hale getirilmesi, 2)  birleşme ve devralma takibinin etkinleştirilmesiyle gerekli devir işlemlerinin hızlı bir şekilde tamamlanabilmesi ve 3) yeni kurulan işletmelere uzun vadeli, hesaplı devlet desteklerinin sağlanmış olmasıdır.

Reklamlar