Rekabet Kurumu İlaç Sektörü Hakkında Ne Dedi?

Kurum’un yayınladığı Rekabet Raporu hakkındaki yazıda bahsetmiştik; şemsiyenin en sivri ayaklarından biri beşeri ilaç endüstrisi. Bunu, soruşturmalar veya ilaç şirketlerine verilen cezalar bakımından söylemiyorum; esas değerlendirilen konular yapısal ve davranışlar sorunlar. Hatta önerilerin başında, mevzuat değişiklikleri geliyor…

Son durum nedir?

Rekabet ihlali cezaları: Rekabet Kurumu’nun toplam 172 soruşturma sonucunda 800 Milyon TL civarında idari para cezası kestiğini biliyoruz. Kurum’un 1999-2010 yılları arasında kimya-kimyasal ürünler ve beşeri ilaç tecrübesine baktığımızda ise, şirketlere 20.703.563 TL, şirket yöneticilerine ise 14.023 TL para cezası verildiğini görüyoruz (Örneğin TEB’in, boykot yoluyla sağlayıcı firmalar üzerinde baskı kurarak eczacıların alım koşullarını belirlediği tespit edilmişti.)

Görüş yazıları: TEB’in SGK ile yaptığı protokoller uyarınca yürütülen sıralı reçete sistemi uygulamasına ilişkin yazılan görüşlerin ardından, protokollerin sıralı dağıtıma imkan veren maddeleri çıkarıldı. Ancak Danıştay’ın almış olduğu kararla, Rekabet Kurumu’nun konuyla ilgili karar alma yetkisi olmadığı üzerinde duruldu. Her ne kadar İDDK tarafından söz konusu Danıştay kararı kaldırılsa da, nihai karar verilmediğinden Kurum’un yetki konusundaki hukuki durumu halen belirsizliğini koruyor.

Sektör Araştırması: Kurum’un 2009 yılında başlattığı sektör araştırması devam ediyor. Bu konuda atılan en son adım, ciro bazında en büyük elli ilaç firmasına gönderilen ve içeriğinde oldukça detaylı 24 soruya yer verilen formlardı. Bu araştırmanın, akaryakıt piyasasında yapılan sektör araştırması gibi düzenleyici kurumları harekete geçirip geçirmeyeceği, bu yönde örneğin Kurum’un endişe duyduğu bazı yapısal sorunların giderilmesi amacıyla mevzuat değişikliklerini önerip önermeyeceğini göreceğiz. (Avrupa Birliği’nde yürütülen sektör araştırması, firmalara yapılan baskınlarla başlamış ve regülasyonları değiştirme önerileri ile biterek soruşturma açılmamıştı. Kurum’un adımlarının belirsiz olduğunu tekrarlamak durumundayım, çünkü ilaç sektöründeki rekabet sorunları ile bunlara yönelik çözüm önerilerine de yer verilen Rapor’da, yürütülen bu sektör araştırmasına ilişkin hiçbir ifadeye yer verilmemiş.)

Endişeler neler?

Rekabete aykırı mevzuat: Rekabet Kurumu’na göre, ilaç sektörünü düzenleyen regülasyonların mevcut hallerinde, açık bir biçimde Rekabet Kanunu ile çelişen hükümler yer alıyor ve dolayısıyla sektör de Kanun’a aykırı hareket eder konuma geliyor (örneğin hastaların hizmet aldıkları eczaneyi serbestçe seçmesini engelleyen kurallar). Çözüm ise, bu kuralların rekabet ihlaline yol açmayacak şekilde yorumlanması (?), uygulamada bu mümkün değil ise, maddelerin yeniden kaleme alınması.

Perakende seviyede rekabet: İlaç sektöründe fiyat regülasyonu ve geri ödeme sistemi var, yani referans fiyat yöntemiyle sağlayıcı ilaç firmasının satış fiyatı belirleniyor ve belli bir miktar da SGK tarafından ödeniyor. Bu durumda en büyük rekabet sorunları, perakende seviyede. Eczaneler arasında tüketicilere yansıyacak fiyat rekabeti olmayınca, tüketici tercihleri ve ilaca erişim sınırlanıyor. Bunun çözümü ise, yeni bir sistem oluşturmak, böylelikle eczacıların eşdeğer ilaçlar arasında düşük fiyatlı ilacı tüketiciye önermelerini teşvik edebilmek.

İlaç sektörüne yönelik mevzuatta ve sistem değişiklik yapılmaması durumunda, sektörün iki seçeneği var gibi görünüyor: Sektörü düzenleyen regülasyonlara ve Sağlık Bakanlığı uygulamalarına, ya da Rekabet Kanunu’na aykırılık. Her iki durumda da cezai yaptırımın varlığını hatırladığımızda, (özellikle ‘Piyasanın işleyişine yönelik tespitlerde bulunulması ve rekabetin geliştirilmesine yönelik öneriler üretilmesi’ amacıyla yapıldığı belirtilen sektör araştırmasının tamamlanması umuduyla da) diğer sektörlerden oldukça farklı olarak ayrıntılı yasal düzenlemelere tabi tutulduğu Kurum tarafından da kabul edilen ilaç sektöründeki belirsizliği kaldırmak adına sistemde yapılacak değişiklikleri göreceğiz.

Reklamlar