Rekabet Kanunu’nda özel olarak düzenlenen ‘Yargı Yolu’ müessesesinin değişeceğini ve Rekabet Kurulu kararlarına karşı yargı yolunda reform niteliğinde düzenlemeler yapılacağını daha önce duyurmuştuk. Artık bu durum resmiyete erdi ve ben de bu değişikliği hemen paylaşıyorum.

Rekabet Kurulu kararlarının kontrolü artık Danıştay’dan alındı, artık söz sahibi: İdare Mahkemesi.

Yürürlüğe giren ilgili düzenlemeye göre*, “İdari yaptırım kararlarına karşı yetkili idare mahkemesinde dava açılabilir. Kurul kararlarına karşı açılan her türlü dava öncelikli işlerden sayılır” hükmüyle, yargı reformu kapsamında Danıştay’ın 13. Daire’deki işleri İdare Mahkemesi’ne devredildi. Böylelikle, Rekabet Kurulu kararlarına karşı açılacak davalar bundan sonra ilk derece mahkemesi sıfatı ile İdare Mahkemesi’nde görülecek. Yetki bakımından ise, İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 32. maddesi gereği dava konusu olan idari işlemi veya idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesi olması nedeni ile Ankara İdare Mahkemesi söz sahibi olacak.

Bu değişikliğin yalnızca ilk derece mahkemesi sıfatı bakımından geçerli olduğu, temyiz merci bakımından herhangi bir değişiklik olmadığı unutulmamalı. Dolayısıyla yetkili idare mahkemesinin vereceği kararın temyizi için Danıştay’a başvurulması halen mümkün.

Diğer bir nokta, Kanun değişikliğinin içeriği yalnızca Rekabet Kanunu ile sınırlı değil. Kapsama diğer düzenleyici kurumlar da dahil edilmiş durumda. Örnek vermek gerekirse; 3. Yargı Reformu bağlamında yapılan bu değişikliklerle, Kanun’un 63 ila 71. maddeleri gereği şu kanunların ilgili maddelerinde de değişiklik yapıldı:

  • 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 55.maddesi
  • 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun 12.maddesi
  • 4634 sayılı Şeker Kanunu’nun 11.maddesi
  • 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu’nun 10.maddesi
  • 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 21.maddesi
  • 5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 18.maddesi
  • 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 105.maddesi
  • 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 62.maddesi
  • 660 sayılı Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 30.maddesi

*5 Temmuz 2012 tarih ve 28344 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun (63.md)

Rekabet Kurulu Kararlarına İtiraz Merci Değişti” için 2 yorum

  1. Ben bu haberinizi atlamışım, o yüzden 3 ay gecikmeli yorum yapıyorum. Bence bu değişiklik Türk rekabet hukukunu olumsuz yönde etkileyecektir. Şöyle ki, halihazırda Danıştay 13. Dairesi’nde az da olsa bir bilgi birikimi sağlanmışken, eskiye göre daha esasa yönelik içtihatlar verilmeye başlanmış iken bunun alınıp idare mahkemelerine verilmesi, bundan sonra Türk rekabet hukukunda içtihatların aslen RK tarafından oluşturulmasına neden olacaktır. AB uygulamasında, Komisyon’un kararları son derece yetkin Genel Mahkeme ve Adalet Divanı’nından geçerek zengin bir içtihat oluşmaktadır. Türkiye’de ise malesef bu durum RK’nın kendi çabalarıyla ve dinamikleriyle oluşmaktadır. Rekabet hukuku adeta RK’nın tekeline bırakılmıştır. Danıştay’ın iş yükünü hafifletmek için yapılsa da bence temyiz mercii herhalükarda Danıştay olduğundan dosya eninde sonunda Danıştay’ın önüne gelecektir. Bu da bir RK kararına karşı belki 4-5 yıl sonra son sözün söyleneceği anlamına gelir. Mevcut uygulamada dahi uzun süren Danıştay’ın bozması üzerine yeniden alınan RK kararları artık daha da karmaşık hal alacaktır. Ayrıca hiçbir uzmanlık olmadan idare mahkemelerinin farklı dairelerine gelecek rekabet dosyalarında, iktisadi analizi dayalı rekabet incelemeleri yerini, Danıştay’ın ilk kararlarında olduğu gibi klasik hukuk teorilerine dayalı kamu yararı kavramına bırakabilecektir. Hakimler arasında ister istemez rekabet hukukunu daha iyi bilen hakimlerden görüş alma durumu doğabilecek bu da hem kararların verilmesini geciktirebilecek hem de, daha da kötüsü, söz konusu hakimine bağlı olarak tek yanlı görüşlerin ağırlık kazanmasına yol açacaktır. Bu durum özellikle 6. madde açısından sakıncalı sonuçlar doğurabilecektir. Diğer meslektaşlarım nasıl değerlendirir bilemiyorum ama bence bu değişiklik Türk rekabet hukukunun gelişimi ve içtihat zenginliği açısından talihsiz olmuştur. Zira rekabet hukuku, Kara Avrupası temelli ülkemizde Anglo Sakson hukuku tarzı olay hukukunun belki de en başarılı uygulaması olmuştu bugüne kadar.

Bence olay şöyle:

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.