RK’dan ‘Kapsam Dışı Kararı’, Aziz Yıldırım’a Şikeden Ceza

Tüm Türkiye futbolda şike iddialarıyla ilgili mahkemenin vereceği kararı merakla bekliyordu. Nihayet dün karar açıklandı. Aziz Yıldırım dahil bazı sanıklara ceza verildi; fakat tutuklukta geçen süreler hesaba katılarak tahliye kararları da çıktı.

Rekabet Kurulu’nun “futbolda şike” iddialarına ilişkin gerekçeli kararı da yakın bir zamanda yayınlanmıştı. Başvuruda 2010-2011 yılı Türkiye Futbol Federasyonu Süper Ligi futbol karşılaşmalarına yönelik şike iddialarının, Rekabet Kanunu kapsamında olduğu söylenmiş ve tabiri caizse Kurum’un olaya el atması istenmişti.

Öncelikle kararın ilgi çekici olduğunu belirtmeden geçemeyeceğim, zira 4 sayfalık gerekçeli karara 13 sayfalık karşı oy yazısı yazılmış ve pek çok istatistiksel veri kullanılmış. Peki Kurul ne karar vermiş?

Kurul, futbolda şike iddialarının Kanun kapsamında olmadığını söylemiş ve başvuruyu reddetmiş. Kararında temel olarak futbol kulüplerinin Rekabet Kanunu kapsamında değerlendirilebilmek için birer “teşebbüs” olup olmadıklarını ve şike iddialarına yönelik faaliyetlerinin iktisadi bir faaliyet sayılıp sayılamayacağını tartışmış. Yayın ve sponsorluk haklarının pazarlanmasına ilişkin olarak verdiği Teleon, TFF&TRT kararlarıyla Galatasaray&Fenerbahçe&Beşiktaş kulüpleri ve Biletix kararlarına atıf yapan Kurul, bu kararlarda TFF ile futbol kulüplerinin birer teşebbüs olarak kabul edildiğini belirtmiş. Avrupa Komisyonu’nun da UEFA Şampiyonlar Ligi, Bundesliga ve FAPL kararlarında yayın haklarının pazarlanmasının rekabet hukuku çerçevesinde ele alındığı söylenerek “teşebbüs” sayılma savı desteklenmiş.

Buraya kadar her şey normal. Asıl olay, futbol kulüplerinin iddia konusu eylem bakımından “iktisadi faaliyette bulunup bulunmadıkları” noktasında ortaya çıkıyor.

Kurul “iktisadi faaliyette bulunma” ifadesinden mal veya hizmetin üretilmesi,satılması ya da pazarlanmasına ilişkin bir faaliyetin anlaşılması gerektiğini söylüyor. Kulüplerin bilet ve yayın haklarının satışı ile reklam ve sponsorluk haklarının satışı, futbolcu transferi gibi alanlardaki faaliyetlerinin iktisadi olduğunu belirtiyor ANCAK sportif performans¿ ile iktisadi performansın birbirinden ayırt edilmesi gerektiğini de ekliyor. Sportif müsabakaların bir takım kazanç beklentilerini içinde barındırsa da sportif başarıya bağlı olarak elde edildiğini, bu nedenle de sportif müsabakaların birer iktisadi faaliyet sayılamayacağını söyleyerek başvuruyu reddediyor.

Karşı oy yazısında ise büyüyen futbol endüstrisinden bahsedilmiş, aslen sportif başarının iktisadi başarıyı beraberinde getirdiği, futbolun varlık nedeninin müsabaka olduğu ve müsabaka olmadan ekonomik gelir elde edilemeyeceği temel fakat çarpıcı sorularla açıklanmaya çalışılmış:

Sportif faaliyet yokken maç bileti satılabilir mi, sponsor bulunabilir mi, naklen yayından para alınabilir mi, logolu ürünler satılabilir mi?

Özetle;
Kara Kartal Beşiktaş!
Sarı Kanarya Fenerbahçe!
UltraAslan Galatasaray! ve daha niceleri…

İkinci bir karara kadar, şike iddiasıyla karşılaşılırsa ne olur? Müdahale olmaz. En azından rekabet hukukunda.

Reklamlar