İDO ÖZELLEŞTİRMESİ ve DEMİRYOLU SERBESTLEŞME MODELLERİNE BAKIŞ

Serbestleşme sonrasında tüketicilerin çeşitli teşebbüsler arasından seçim yapması, ürün fiyatlarının rekabet nedeniyle vatandaşın erişebileceği seviyeye gelmesi, ürünün kalitesinin artması beklenir. Kitapta böyle yazıyor en azından.

Hatırlayalım. 2011 yılında İDO hisselerinin tamamı blok satış yöntemiyle özelleştirilmişti. “Özelleştirme” 80’li yıllardan beri önemli bir konu haline geldiği Türkiye’de, serbestleşmenin nasıl gerçekleşeceği sorusu önem kazanmakta.

Birbirine rakip olabilecek hatların ayrı ayrı teşebbüslere verilmesine ilişkin Kurul Görüşü’ne uyulmadı ve İDO blok olarak tek bir teşebbüse devredildi.

Sahi ya ilgili ürün pazarlarında İDO dışında faaliyet gösteren hiçbir teşebbüs yoktu ki devir sonucu yoğunlaşma artışı olsundu! Nihayet Rekabet Kurumu devralma işlemi sonucunda hakim durum yaratılmasının veya mevcut hakim durumun güçlendirilmesinin ve böylece rekabetin önemli ölçüde azaltılmasının söz konusu olmaması nedeniyle işleme izin verilmesinde sakınca olmadığına karar verdi.

Blok satış yöntemi sayesinde hisseler devredilirken yapı parçalanmadan değer kaybetmedi ve rekabetin korunması toplumsal refahın artırılması için bir araç. İkisi de kulağa hoş geliyor değil mi?

Haliyle bilet fiyatları da devralan teşebbüs tarafından serbestçe belirlenmekte. Seçeneklerden biri Godot’yu bekler gibi meşhur simit zincirleri sahibinin “görünmez el”ini belki bir gün bize ucuz bilet, kaliteli hizmet getirir diye bekleyedurmak!

Demiryolu serbestleşme modeline geçmeden blok satış sonrası İDO hakkında yazımıza vesile kamuoyundan; siyasi partilerden, meslek kuruluşundan, barodan, esnaftan gelen tepkilere bakalım.

Demiryolu taşımacılığının mevcut dikey bütünleşik yapısının ayrışacağını herhade öğrenmeyen kalmamıştır.

Demiryolu taşımacılığında blok satış yöntemiyle özelleştirme söz konusu değil. Dermiryolu taşımacılığı – THY’nin özelleştirilmesi bir kenara – sivil havacılıkta uygulanan model gibi özel sektöre açılacak. Üst piyasada, TCDD alt yapı yönetimi faaliyetini sürdürecek. Yolcu ve yük taşımacılığı faaliyetleri olan alt piyasada TCDD’nin yöneteceği altyapıyı hem özel sektör hem de kamu kullanacak. T.C. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı bünyesindeki Demiryolu Rekabetini Düzenleme Makamı, demiryolu altyapısına serbest erişim ve demiryolu altyapısının kullanımında adil rekabet sağlayacak düzenlemeleri yapacak ve uygulamaları denetleyecek.

TCDD’nin blok satış yöntemiyle özelleştirilmeden demiryolunun mevcut dikey bütünleşik yapısının ayrıştırılarak özel sektörden yeni teşebbüslerin demiryolu taşımacılığı olan alt pazara girişini mümkün kılan bu serbestleşme süreci, bakalım 2015 yılı için öngörülen yolcu trafiğine on yıl öncesinden ulaşılan havayolu taşımacılığını yakalayabilecek mi?

Reklamlar